Muğla'nın Milas ilçesi sınırları içerisinde yer alan İkizköy Mahallesi, Akbelen Ormanı ve çevresindeki geniş tarım arazilerini kapsayan acele kamulaştırma kararlarıyla birlikte uzun süredir kamuoyunun gündeminde yer almaya devam etmektedir. Bölgedeki linyit madeni sahasının genişletilmesi çalışmaları kapsamında alınan bu kararlar, yerel halk ve çevre hakları savunucuları tarafından mülkiyet hakları ve ekolojik dengenin korunması gerekçeleriyle çeşitli hukuki ve fiili itirazlara konu olmuştur. Bu toplumsal hareketliliğin odağında bulunan genç aktivistlerden biri olan Esra Işık, söz konusu kamulaştırma ve ağaç kesimi faaliyetlerine karşı düzenlenen protesto gösterileri sırasında yaşanan olaylar neticesinde kolluk kuvvetleri tarafından gözaltına alınmış ve ardından çıkarıldığı mahkemece 31 Mart 2026 tarihinde tutuklanarak cezaevine gönderilmiştir. Bu gelişme, bölgedeki protestoların seyri ve kamulaştırma sürecine dair tartışmaları yeniden alevlendirirken, hukuki sürecin detayları ve tutuklama gerekçeleri kamuoyunda geniş bir şekilde irdelenmeye başlanmıştır.
Esra Işık kimdir?
Esra Işık, Muğla'nın Milas ilçesine bağlı İkizköy Mahallesi'nde ikamet eden ve bölgedeki çevresel değişimlere karşı yürütülen toplumsal farkındalık çalışmalarında aktif rol alan genç bir aktivist olarak tanınmaktadır. Aynı zamanda 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde İkizköy Mahalle Muhtarlığına seçilen Nejla Işık'ın kızı olan Esra Işık, ailesi ve mahalle sakinleriyle birlikte Akbelen Ormanı'ndaki maden sahası genişletme çalışmalarına karşı kurulan nöbet alanlarında ve düzenlenen basın açıklamalarında sürekli olarak yer almıştır. Bölgedeki zeytinliklerin, su kaynaklarının ve tarım alanlarının maden faaliyetlerinden zarar göreceği teziyle hareket eden İkizköy Çevre Komitesi bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Işık, yerel topluluğun taleplerini dile getiren ve bölgedeki ekolojik koruma mücadelesini genç kuşaklar adına temsil eden isimlerden biri haline gelmiştir.
İkizköy muhtarı Nejla Işık’ın kızı Esra Işık’ın neden tutuklandı?
Milas ve çevresindeki enerji üretimi faaliyetleri çerçevesinde alınan acele kamulaştırma kararları, bölgedeki tarımsal üretimi ve mülkiyet yapısını doğrudan etkilemesi nedeniyle İkizköy sakinleri tarafından büyük bir tepkiyle karşılanmış ve bu süreç yargıya taşınmıştır. Kamulaştırma kararı verilen arazilerde gerçekleştirilen çalışmaların engellenmesi amacıyla düzenlenen protestolar sırasında, eylemciler ile güvenlik güçleri arasında zaman zaman gerginlikler yaşanmış ve bu durum kolluk kuvvetlerinin müdahalesiyle sonuçlanmıştır. Esra Işık’ın tutuklanmasına giden süreç, bu gösteriler esnasında kamu görevlilerinin yürüttüğü çalışmalara mani olunduğu ve güvenlik güçlerinin talimatlarına aykırı hareket edildiği iddiaları üzerine şekillenmiştir. Söz konusu eylemler sırasında meydana gelen olaylar, adli makamlar tarafından kamu düzenini bozucu ve resmi işlemlerin icrasını engelleyici faaliyetler olarak nitelendirilmiş ve bu doğrultuda soruşturma derinleştirilmiştir.
Gözaltı ve tutuklama
31 Mart 2026 tarihinde gerçekleştirilen operasyon kapsamında, protesto alanındaki eylemleri ve güvenlik güçleriyle yaşanan sürtüşmeler gerekçe gösterilerek Esra Işık gözaltına alınmıştır. Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından sevk edildiği sulh ceza hâkimliği, Işık hakkında tutuklama kararı tesis ederken gerekçe olarak resmi görevlilerin görevlerini yapmalarına engel olunması ve ilgili mevzuata aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşlerine katılım sağlanmasını göstermiştir. Mahkemece verilen bu kararın ardından Esra Işık, ilk etapta Muğla E Tipi Cezaevi’ne gönderilmiş, ancak burada yapılan idari değerlendirmeler sonucunda İzmir 2 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi’ne nakledilmiştir. Bu nakil işlemi ve tutukluluk kararı, hukuk çevreleri ve sivil toplum örgütleri tarafından ifade özgürlüğü ve toplantı hakkı bağlamında çeşitli değerlendirmelere tabi tutulmuştur.
Tutuklama sonrası gelişmeler
Esra Işık, cezaevinden avukatı aracılığıyla paylaştığı mesajlarda, bölgedeki çevre mücadelesine olan bağlılığının sürdüğünü ve demokratik hak arama yollarının önemini vurgulayarak toplumsal dayanışma çağrısında bulunmuştur. Bu mesajlar, bölgedeki diğer aktivistler ve İkizköy halkı arasında yankı bularak eylemlerin motivasyon kaynağı haline gelmiştir. Yaşanan bu adli süreç nedeniyle İkizköy halkı, daha önceden planlanan ve Anayasa Mahkemesi ile Danıştay önünde gerçekleştirilmesi öngörülen geniş çaplı protesto eylemlerini kısa bir süreliğine erteleme kararı almıştır. Ancak köylüler ve çevre örgütleri yaptıkları ortak açıklamalarda, hukuki haklarını aramaya devam edeceklerini ve bölgedeki kamulaştırma kararlarına karşı yürüttükleri mücadelenin Esra Işık'ın serbest bırakılması talebiyle birleşerek daha kararlı bir şekilde süreceğini kamuoyuna ilan etmişlerdir.




