Küresel ekonomideki belirsizliklerin tırmandığı bu dönemde altını "en güvenli liman" olarak nitelendiren Memiş, gram altının sadece birkaç ay içerisinde hayal dahi edilemeyen seviyelere ulaşabileceği konusunda net uyarılarda bulundu. Yatırımcıların stratejilerini belirlemek adına her kelimesine odaklandığı uzman, özellikle ons altın tarafındaki teknik dirençlerin birer birer kırılmasının iç piyasaya yansımasının çok daha sert olacağını vurguluyor. 24 Ocak 2026 itibarıyla piyasalarda esen fırtınanın, yılın ikinci yarısında kasırgaya dönüşebileceği öngörüsü, altın sahiplerini ekran başına kilitledi.
Yaz aylarında büyük sıçrama: Gram altın 8 bin lirayı görecek mi?
İslam Memiş'in yatırımcı rehberi niteliğindeki açıklamalarında en dikkat çekici nokta, Haziran ayına kadar gram altının 8 bin lira seviyelerine yerleşeceği yönündeki tahmini oldu. Bu öngörü, mevcut seviyeler göz önüne alındığında altın yatırımcısı için devasa bir kazanç kapısı anlamına gelirken, henüz altına giriş yapmamış olanlar için "geç mi kaldık?" sorusunu beraberinde getirdi. Memiş, sadece Haziran ayı ile sınırlı kalmayıp, yıl sonuna doğru 10 bin lira sınırının test edilmesinin "sürpriz olmayacağını" ifade etti. Bu astronomik yükselişin temelinde ise küresel enflasyonun kontrol altına alınamaması, merkez bankalarının agresif para politikaları ve döviz kurlarındaki yukarı yönlü hareketliliğin birleşerek oluşturduğu sinerji yatıyor.
"Balon" uyarısı ve risk yönetimi: Küçük yatırımcı ne yapmalı?
Fiyatlardaki bu agresif yükseliş beklentisine rağmen İslam Memiş, madalyonun diğer yüzündeki risklere de dikkat çekmeyi ihmal etmiyor. Piyasadaki aşırı ısınmanın bir "balon" riski taşıyabileceğini belirten uzman, yatırımcıların kısa vadeli "al-sat" hamlelerinden kaçınması gerektiğinin altını çiziyor. Geçmiş yıllarda yaşanan sert düzeltme hareketlerini hatırlatan Memiş, panik alımlarının veya zirve noktadan yapılan girişlerin büyük kayıplara yol açabileceği konusunda ciddi bir uyarı yapıyor. Küçük yatırımcıya gümüş gibi daha oynak emtialar yerine altın odağında kalmayı önerirken, stratejinin "bekle ve gör" değil, "uzun vadeli koruma" üzerine kurulması gerektiğini savunan Memiş, piyasa manipülasyonlarına karşı da uyanık olunması çağrısında bulundu.





