El Niño etkisiyle 2026-2027 kış döneminde kar yağışının azalabileceği, yağışların daha çok yağmur şeklinde görülebileceği ve 2027 yazında su sıkıntısı ile aşırı sıcaklık riskinin artabileceği öne sürülüyor. Eğirdir Gölü, Isparta’daki meyve üreticileri ve Davraz Kayak Merkezi açısından kış aylarında alınacak önlemler önem taşıyor.

Isparta, Eğirdir, Davraz ve Antalya’nın yüksek kesimlerinde önümüzdeki kış dönemine ilişkin iklim değerlendirmeleri dikkat çekiyor. Pasifik Okyanusu’nda etkili olan El Niño olayının küresel sıcaklıklar ve yağış düzenleri üzerindeki etkileri, bölgedeki su kaynakları, tarımsal üretim ve kış turizmi açısından gündeme geliyor.

Uzman değerlendirmelerinde, kış boyunca sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi ve bazı yüksek kesimlerde kar örtüsünün daha kısa süre yerde kalması ihtimali üzerinde duruluyor. Bu durumun etkilerinin ise yalnızca kış aylarıyla sınırlı kalmayıp 2027 ilkbahar ve yaz döneminde daha belirgin hissedilebileceği ifade ediliyor.

EĞİRDİR GÖLÜ VE SU KAYNAKLARI İÇİN RİSK

Isparta ve Eğirdir çevresinde kış yağışlarının kar yerine yağmur şeklinde gerçekleşmesi, su kaynaklarının mevsimsel dağılımını etkileyebilir. Kar örtüsünün azalması durumunda ilkbahar aylarında gerçekleşen kar erimesiyle havzaya ulaşan su miktarı da düşebilir.

Bu durum, özellikle yaz aylarında tarımsal sulama ve içme suyu ihtiyacının arttığı dönemde su yönetimini daha önemli hale getirebilir. Eğirdir Gölü havzasında su seviyesinin, yeraltı suyu kullanımının ve sulama ihtiyaçlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.

ISPARTA’DA ELMA ÜRETİCİLERİNİ NE BEKLİYOR?

Isparta’daki 'Burdur' Hatası, Antalya'da Düzeltildi!
Isparta’daki 'Burdur' Hatası, Antalya'da Düzeltildi!
İçeriği Görüntüle

Isparta ve Eğirdir havzasında önemli bir yere sahip olan elma üretiminde, kış dönemindeki sıcaklıklar belirleyici unsurlar arasında bulunuyor.

Elma ve kiraz gibi meyve türlerinin kış dinlenmesini tamamlayabilmesi için belirli sürelerde düşük sıcaklıklara ihtiyaç duyuluyor. Yeterli soğuklama süresinin oluşmaması, bazı çeşitlerde ilkbaharda düzensiz tomurcuk uyanmasına, çiçeklenme döneminin uzamasına ve meyve tutumunda düşüşe neden olabiliyor.

Ilıman ve nemli koşulların bazı bitki hastalıklarının gelişimini de destekleyebilmesi nedeniyle üreticilerin sıcaklık, nem ve hastalık uyarılarını takip etmesi önem taşıyor. Ancak 2027 sezonunda oluşabilecek verim kayıplarının boyutu, gerçekleşecek hava koşullarına ve ürün çeşidine bağlı olacak.

Kaynak: Haber Merkezi