30 yıldır Ispartada yaşıyorum. Bu otuz yıllık süre içerisinde askerlik ve üniversite okumak için belirli bir süre Isparta dışında bulundum. Ama hiçbir dönem Ispartanın bu kadar sahipsiz, bu kadar yalnız ve kaderine küsmüş durumu görmedim.
Ekonomik krizin hat safhada olduğu günlerde bile Ispartalı bu kadar suskun, bu kadar korkak olmadı. Şehrini ilgilendiren konularda bana neci olmadı. Neler oluyor anlamıyorum. Bu pısırıklık, bu ürkeklik ne zaman Ispartalının üzerine çöktü anlamıyorum. Bu şehrin insanına ne oldu anlamıyorum. Ya herkesin işi tıkırında, yada bu şehirde hiçbir eksiklik yok.
Durumun böyle olmadığını ben dahil her kesim biliyor ama
Durumun hiçte iyiye gitmediğini biliyorsunuz. Biliyorsunuz ama çıkıp ta ses çıkarmıyorsanız; kusura bakmayın ama kimse ağzını açıp eleştiri yapmasın.
2002 yılında iş başına gelen iktidar partisinden bir türlü nasibini alamayan bu şehir, çıkarılan teşvik yasası ile ellinde olanları da kaybetti. Şehirde büyük bir işsizliğin olduğu aşikar. Ama ne hikmetse bu insanlardan hiç ses yok.
Tek başına iktidarın ilk döneminde Isparta ne aldı soruyorum size? Avucunu yaladı. Hep birilerini suçladık. Seçilen insanların basiretsizliğini söyleyerek siyaset yaptık. Sonuç ne oldu, Ispartalı tek başına iktidar olan hükümetten çok büyük bir nimetler almış gibi son yapılan seçimlerde yine tercihini iktidardan yana kullandı. Kimseyi suçlamıyorum çünkü iktidarın alternatifi olmadı. Bunun için insanlarda kötünün iyisi seçmek zorunda bırakıldı.
Temmuz ayında yapılan seçimlerde de Ispartalı hizmet almak için üzerine düşeni yaptı ve iktidar partisi yine Ispartada büyük bir oy aldı. Beş milletvekilinin üçünü iktidara teslim etti. Teslim etti etmesinde Ispartada iktidar var mı yok mu bilmiyorum.
Geriye dönüp bakalım şöyle Türkiyede büyük değişimin olduğunu savunanlar Ispartada neyi değiştirdi? Cevabınızı duyar gibiyim. Evet hiçbir şey değişmedi, aksine durum gittikçe kötüye gitti. İnsanlar bezdirildi, ekonomik buhran içinde olan vatandaşın sesi iyiden iyiye kısıldı. Üç dört fabrika ile ölmemek için sürünen memleketin sürünecek takatini de bırakmadılar. Üniversite gençliğine mahkûm edildi Isparta.
Evet her şeyin başı ekonomi. Eğer ekonominiz iyi olursa kafanızı kaldırıp etrafınıza bakarsınız. Ne yazık ki ekonomi kötü olduğu için kimse kafasını kaldırıp etrafına bakamıyor, birlik olamıyor. Çünkü bu memleketin insanları hep tek başlarına oyun oynuyor. Bakın size Türkiyede ki oyun türlerini anlatacağım. Doğu ve güney doğu bölgesi insanlarının yöresel halk oyunu HALAY. Hem öyle bir halay ki insanların muzları birbirine yapışmış, dakikalarca elleri ellerine kilitli. Karadenize bakın. Karadenizde yöresel oyun HORON. Horon tepmeye başladılar mı hemen omuz omuza yanaşıveriyorlar. Bu bölgelerde birinin burnu kanadımı diğerinin başı yarılmış gibi tepki gösteriyorlar.
Geçelim batıya. Batıda durum tam tersi özellikle bizim bölgemizde. Bölgemizde ki insanlar da halay çekiyor ama birkaç dakika el ele omuz omuza. Sonra hemen bırakıyorlar ellerini ve tek tek oynamaya başlıyorlar saatlerce. Sadece örnek olsun diye anlattım ama sanırım yaşayış tarzımıza da en yakın örnek bu olsa gerek. Umarım bir gün birlik içerisinde saatlerce halay çeker, birimizin burnu kanadımı hepimizin başı yarılmış gibi tepki gösteririz.