17 Mart 2026 itibarıyla, işgal altındaki Doğu Kudüs'teki Mescid-i Aksa (Harem-i Şerif) kompleksi, İsrail makamları tarafından 17 gündür ibadete tamamen kapalı tutuluyor. Bu kapatma, 28 Şubat 2026'da ABD ve İsrail'in İran'a yönelik hava saldırılarının başlamasıyla eş zamanlı olarak ilan edildi ve Ramazan ayının tamamına (ve hatta ötesine) yayıldı. Müslümanlar, özellikle Ramazan'ın son 10 günü, Kadir Gecesi (27. gece) ve son Cuma namazı gibi en kutsal zamanlarda camiye giremedi; teravih, itikaf ve cuma namazları Eski Şehir surları dışında, sokaklarda veya Şam Kapısı civarında kılındı. Bu durum, 1967 işgalinden bu yana Ramazan ayında Mescid-i Aksa'da ibadetin tamamen engellendiği ilk vaka olarak tarihe geçti ve İslam dünyasında büyük tepki çekti.
Neden Kapalı Tutuluyor? İsrail'in Resmi Gerekçesi ve Arka Planı
İsrail yetkilileri (polis ve sivil idare), kapatma kararını "güvenlik önlemleri" ve "kamu güvenliği" gerekçesine dayandırıyor. ABD-İsrail-İran savaşının yayılması, İran füzeleri ve vekil güçlerin (Hizbullah vb.) olası misillemeleri nedeniyle Kudüs Eski Şehri'nde hava saldırısı riski, kalabalık toplanma tehlikesini artırdığı iddia ediliyor. Bu gerekçeyle:
- Mescid-i Aksa avlusu ve cami,
- Kubbet-üs Sahra,
- Batı Duvarı (Ağlama Duvarı),
- Kıyamet Kilisesi gibi tüm kutsal mekanlar ibadete ve ziyarete kapatıldı.
Sadece Kudüs İslami Vakıflar İdaresi'ne (Waqf) bağlı yaklaşık 25 personel vardiyalı olarak giriş yapabiliyor; Müslüman ibadetçiler, Filistinliler ve turistler tamamen engelleniyor. Eski Şehir'e girişler de büyük ölçüde kısıtlandı, Batı Şeria'dan gelenlere barikatlar kuruldu.
Ancak Filistinli yetkililer, Kudüs Valiliği ve Waqf yönetimi, bu gerekçeyi bahane olarak nitelendiriyor. Açıklamalarında:
- İsrail'in Mescid-i Aksa'yı açma/kapatma yetkisi olmadığı,
- Statükonun (status quo) yalnızca Waqf tarafından belirlendiği,
- Kararın uluslararası hukuku, tarihi statükoyu ve dini özgürlükleri ihlal ettiği vurgulanıyor.
Birçok yorumcu ve analist (Yeni Şafak, Middle East Eye, Al Jazeera, WAFA gibi kaynaklar), kapatma kararının:
- İran savaşıyla eş zamanlı olmasının tesadüf olmadığını,
- Statükoyu fiilen değiştirme ve Yahudi yerleşimci grupların baskınlarını kolaylaştırma amacını taşıdığını,
- Ramazan'da on binlerce Müslümanın toplanmasını engelleyerek Kudüs'teki demografik ve dini dengeyi bozmayı hedeflediğini belirtiyor.
1967'den beri benzer kısıtlamalar yaşansa da, Ramazan'ın tamamında tam kapatma ilk kez görülüyor. Bazı kaynaklar, İsrail'in "savaş bahanesini" kullanarak uzun vadeli bir kısıtlama rejimi kurmayı planladığını öne sürüyor.
Uluslararası Tepkiler ve Ortak Kınama
Kapatma kararı, İslam dünyasında büyük öfke yarattı. Türkiye, Mısır, Ürdün, Endonezya, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri dışişleri bakanları ortak açıklama yayımlayarak:
- Kararı uluslararası hukukun ve tarihi statükonun ihlali olarak kınadı,
- Mescid-i Aksa'nın derhal açılması, Kudüs Eski Şehri'ne erişim kısıtlamalarının kaldırılması ve Müslümanların ibadet özgürlüğünün sağlanması çağrısında bulundu.
BM ve çeşitli insan hakları örgütleri de konuyu gündeme aldı, ancak somut bir yaptırım henüz yok. Filistinliler, kapatma süresince sokaklarda toplu namaz kılarak protesto etti; bu görüntüler dünya medyasında geniş yer buldu.
Mescid-i Aksa Ne Zaman Açılacak?
17 Mart 2026 itibarıyla resmi bir açılış tarihi açıklanmadı. Güvenilir kaynaklara (Middle East Eye exclusive haberi, WAFA, Al Jazeera) göre:
- İsrail, Mescid-i Aksa'yı Ramazan Bayramı (Eid al-Fitr) ve sonrasına kadar kapalı tutmayı planlıyor.
- Kapatma, savaşın seyrine bağlı olarak uzatılabilir; İran çatışması devam ettiği sürece "güvenlik önlemi" gerekçesiyle süreceği belirtiliyor.
- Bazı raporlar, bayram sonrası kısmi açılış (sınırlı sayıda Waqf personeli ve belirli yaş grupları) ihtimalini tartışsa da, tam erişim için savaşın bitmesi veya diplomatik baskı artması gerekiyor.
Şu anki tablo: 17 gün geçti, Ramazan'ın son günleri ve Kadir Gecesi dışarıda geçirildi. İslam ülkelerinden gelen kınamalar artsa da, İsrail kararını geri çekmedi. Kudüs İslami Vakıflar İdaresi ve Filistin yönetimi, "statükonun korunması" için uluslararası müdahale çağrısını sürdürüyor.
Bu kapatma, sadece dini bir kısıtlama değil; aynı zamanda Kudüs'ün statüsü, Filistin-İsrail çatışması ve bölgesel savaşın (İran-ABD-İsrail) dini mekanlara yansıması olarak görülüyor. Durum hızla değişebilir, ancak şu anki bilgiler ışığında bayram sonrası bile tam açılış garanti değil. Gelişmeleri takip etmek önemli; dua ve farkındalıkla destek olmak en büyük görevimiz. Allah Mescid-i Aksa'yı ve Müslümanları korusun.




