Belgeselde, Antalya’nın Döşemealtı ilçesinde açık hava tarlalarında sergilenen el dokuması halı ve kilimlerin güneş, nem ve ısı farkıyla geçirdiği dönüşüm ile geleneksel halı dokumacılığının bölgedeki tarihsel önemi ele alındı.
HALILAR NEDEN GÜNEŞE SERİLİYOR?
Döşemealtı’nda yaz aylarında binlerce el dokuması halı ve kilim tarlalara seriliyor. Türkiye’nin farklı bölgelerinden getirilen halı ve kilimler burada yıkanıyor, temizleniyor, onarılıyor ve günlerce güneş altında bekletiliyor.
Belgeselde, özellikle kökboyalı el dokuması halı ve kilimlerin güneş ışığıyla renklerinin daha pastel tonlara kavuşması ve antik bir görünüm kazanması üzerinde duruluyor.
SDÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Genç, kontrollü güneşlendirmenin dokumalar açısından çeşitli etkileri bulunduğunu belirtiyor.
Genç, süreci şöyle anlatıyor:
“Kontrollü güneşlendirme, renklerin hafifçe solmasını, yumuşak ve antik bir görünüm kazanmasını sağlıyor. Çünkü buradaki güneşlenmenin, buradaki dengeli ve kontrollü soldurmanın birçok noktada dokumalara olumlu anlamda etkilerinin olduğunu görüyoruz. Birincisi renklerin oturması: yün halılarda özellikle gün ışığı renklerin daha dengeli bir görünüm sağlanmasına katkı sunuyor. İkincisi dokumalar üzerinde yıkama sonrasında oluşabilecek nem uzaklaştırılıyor: bu şekilde de küf oluşumu ve kötü koku engellenmiş oluyor. Yine üçüncü bir olumlu katkısı, mikroorganizmaların azaltılmasını sağlanıyor bu şekilde.”
ANADOLU’DA YÜZYILLARDIR SÜREN GELENEK
Prof. Dr. Mustafa Genç, güneşlendirme uygulamasının Anadolu dokuma kültüründe de yer aldığını belirterek, halı ve diğer el dokumalarının bahar dönemlerinde güneşlendirilip havalandırıldığını ifade ediyor.
Genç, özellikle vintage halılarda kontrollü güneşlendirmenin renklerin hafifçe solmasını ve daha yumuşak, antik bir görünüm oluşmasını sağladığını belirterek şöyle diyor:
“Özellikle vintage halılar (antika değeri taşıyan eski el dokuması) için kontrollü güneşlendirme, renklerin hafifçe solmasını, yumuşak ve antik bir görünüm kazanmasını sağlıyor. Aslında Anadolu dokuma geleneğinde de böyledir. Halılar ya da diğer el dokumaları iki baharda mutlaka güneşlendirilir ve havalandırılır. Bu uygulamada bununla benzer bir uygulamadır.”
DÖŞEMEALTI NEDEN TERCİH EDİLİYOR?
Belgeselde dikkat çekilen konulardan biri de halıların güneşlendirilmesi için Döşemealtı’nın tercih edilmesinin nedenleri oldu.
Prof. Dr. Mustafa Genç, bölgenin uzun güneşlenme süresi, düşük bağıl nemi, gece ve gündüz arasındaki ısı farkı ve geniş açık alanları nedeniyle uygun koşullara sahip olduğunu belirtiyor.
Genç, bu özelliklerin Isparta, Burdur, Denizli, Konya’nın bazı bölgeleri ve İç Ege’nin yüksek platolarında da bulunduğunu ifade ediyor.
Döşemealtı ve Antalya bölgesinin tercih edilmesinde ise bölgenin 1950’li yıllardan itibaren Antalya Limanı üzerinden Avrupa ve Amerika’ya halı ihracatının yapıldığı bir merkez olmasının etkili olduğu belirtiliyor.
GELENEKSEL DOKUMACILIĞIN İZLERİ SÜRÜLÜYOR
“Antalya’nın Halı Tarlaları” belgeselinde yalnızca güneş altında bekletilen halılar değil, Anadolu halılarının geçmişi ve geleneksel dokumacılığın günümüzdeki durumu da ele alınıyor.
Döşemealtı’nda bir dönem neredeyse her evde bulunan halı tezgâhlarının günümüzde neden azaldığı, geleneksel Türk halılarındaki motiflerin nasıl ortaya çıktığı ve geleneksel halı dokumacılığının karşı karşıya olduğu süreç belgeselin başlıkları arasında yer alıyor.
Prof. Dr. Mustafa Genç, Döşemealtı’nın ününün yalnızca güçlü güneşinden kaynaklanmadığını belirterek, doğal koşullar ile insan emeği ve ustalığının bir araya gelmesine dikkat çekiyor:
“Yüzyılların deneyimi ve bilimin kesiştiği çok özel bir hikâye aslında bu süreç... Yine Döşemealtı'nın ünü yalnızca güçlü güneşinden değil, doğanın sunduğu uygun koşullar ve insan emeğinin ve ustalığının bir arada çok doğru bir şekilde kullanılmasından kaynaklanır.”




