Amerikan ekonomisinde yaşanan gelişmeler ve ilgili göstergeler hiç de parlak görünmüyor. Geçen yılın son aylarından itibaren bir resesyona girilmiş olduğu değerlendirilmesi genel kabul görmeye başlamış durumda. Bu yılın üçüncü çeyreğinde büyüme yüzde 0,5 oranında gerçekleşmiş ve Amerikan Merkez Bankası Fed, faizleri neredeyse yüzde 0 düzeyine kadar indirmiştir. Bunun yanında işten çıkarmalar yoğun bir şekilde devam ediyor. Yüzde 6,5 oranındaki işsizliğin önümüzdeki yıl yüzde 8i bulması bekleniyor.
Küresel ekonominin dinamik temel taşlarından biri olan Çinde de bir panik havası mevcut. Kasım ayı rakamlarına göre, ihracat yüzde 2,2, ithalat ise yüzde 17,9 gerilemiş durumda. Çinin son yıllarda yakaladığı yüzde 10un üzerindeki ortalama büyüme oranını 2008 yılında yakalaması mümkün görünmüyor. 2009 yılı beklentileri ise sadece yüzde 7,5lik bir büyüme temennisinden oluşuyor. Büyümedeki bu hızlı düşüş Çinin son otuz yıldır yaşadığı belki de en ağır ekonomik duruma işaret ediyor.
Esas tehlikenin gelişmekte olan piyasalardaki ekonomik koşullar olduğunu söyleyen Nouriel Roubini; Potansiyel bir mali krizin eşiğinde olan 12 ülke var. Avrupada Litvanya, Estonya, Letonya, Macaristan, Bulgaristan, Romanya, Türkiye, Ukrayna. Asyada Pakistan, Endonezya, Güney Kore, Latin Amerikada Arjantin ve Venezüella. Bu ülkelerden bazıları sıkıntı yaşayabilir ve bunun gelişmekte olan diğer piyasalara yönelik bulaşıcı etkisi olabilir diyor.
Kemal Dervişte Amerikada krize ilişkin düzenlenen bir panelde yaptığı konuşmasında, Nouriel Roubini gibi Kriz yüzünden gelişmiş ülkelerdeki yıllık ekonomik küçülmenin sanılandan daha kötü olacağını, gelişmekte olan piyasalarda ve özel sektörlerde çökmeler meydana gelebileceğini vurguluyor.
Ülkemizde ise durum dışarıdan pek farksız değil. Uluslararası piyasalarda yaşanan krizin ülkemize olan olumsuz etkileri yılın son çeyreğinden itibaren daha fazla hissedilmeye başlandı. Aslında yansımaları çok daha önce başlamış olan kriz nedeniyle kaynak girişi daha sınırlı hale gelmiş ve ekonomik faaliyetler yavaşlamaya başlamıştı. Ağustos ayından bu yana TLnin dolar karşısındaki değer kaybı ortalama yüzde 30a yükseldi. Nereden çıktı şimdi bu diyebilirsiniz ancak ekonomi de her şey bir zincirin halkası gibidir. Bir de şu açıdan bakmak gerekiyor; Dünyadaki yavaşlama ile Türkiyenin ihracat pazarı bir daralma eğilimine girecek. TLdeki değer kaybını fırsat bilen ve yatırım yapmak isteyen ihracatçı bu sefer de dünya genelindeki ciddi resesyonla karşılaşacak.
Türkiye aslında 2001 yılında da benzer bir kriz sürecinden geçmişti. Ancak bugünkü durum 2001 yılına göre bir takım farklılıklar arz ediyor. Bir önceki krizde Türkiyedeki şirketler sıkıntılıydı. Bankalarda açık pozisyonlar vardı. Ancak diğer ülkelerin ekonomileri canlıydı ve her an size likit oluşturabiliyorlardı. Bugüne gelindiğinde ise alıcı tarafın da zor durumda olduğu gözleniyor ve hem içeride hem de dışarıda aradığını bulamıyor.
Kabul görmüş iktisat doktrinlerinin tersine bu sefer gelişmekte olan ekonomilerde yağmur var, gelişmiş ekonomilerde ise durum sağanak. Ancak gelişmiş ekonomiler bu sıkıntılı durumu bir şekilde atlatabilirler. Esas sorun gelişmekte olan ekonomilerin bu süreci nasıl atlatabilecekleridir. Çünkü Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomiler de üretim yapıları oldukça kırılgan, işgücü birikimi ve hizmet süreçleri bir o kadar pasif, milli piyasaları yeterince canlı değil ve temel sektörleri olan tarım, turizm ve otomotiv gibi alanlarda ciddi problemler sözkonusudur.
Küreselleşme ile gelen yeni ekonomi anlayışı, gerçek değeri düşük, ancak bankalarca yüksek değerle kıymetlendirilmiş varlıklara dayalı işlemleri meşru kılmıştır.
Daimler Benz firmasının eski başkanı Edzard Reuter, küreselleşme üzerine verdiği bir konferansta, Sadece büyümeyi, sadece daha büyük kazancı hedef alan, her türlü değer yargısını bir yana iten, toplumsal ihtiyaçlara, ahlaki değerlere önem vermeyen, fakir ile zengin arasındaki uçurumun derinleşmesine yol açan küreselleşme nereye kadar gidecektir? diye soruyor.
Bugün herkes tarafından sorulan bu sorunun cevabını sizce kim vermeli?
- - - - - - -