KONTRATAK
‘Mahalle Takımı’nın müthiş başarısı
Merhaba değerli sporseverler, bugünlerde büyük sevinç içindeyiz. Yazımın daha başındayken Emrespor’u yöneticisinden malzemecisine kadar hepsini kutluyorum.
Yazımın başlığına neden ‘Mahalle Takımı’ ibaresiyle başladığımı anlatarak yazıma başlıyorum. Uşak 1 Eylül Stadyumundaki maç daha yeni başladı. Kale arkasında diğer gazetecilerle birlikte maçı izliyoruz. Bu gazetecilerin içinde Uşak’ın yerel gazetecilerinin yanı sıra Isparta’dan gelen bizler ve Muğla’dan gelen gazeteciler var. Muğladan gelen gazeteci bana sordu; “Emrespor Isparta’nın takımı değil mi? Neden adı Ispartaspor değil de Emrespor?” Bende Emrespor isminin Isparta’nın ‘Emre’ isimli bir mahallesi olduğunu ve takımın da bu mahalleden çıkıp buralara kadar geldiğini söyledim. Muğlalı Gazeteci bu açıklamamın üzerine ‘Yapma ya, Emrespor mahalle takımı demek’ diye küçümser bir tavır içine girdi. Tabi bende hemen devam ettim; Muğlaspor’u kastederek “Kendisi mahalle takımı ama oynadığı futbol il takımından daha iyi, sanıyorum görüyorsun değil mi” dedim. Bunun üzerine Muğlalı gazeteci arkadaş (!) bir söz daha söyleyemedi ve öylece kaldı. Zaten maçın sonunda da Emrespor, gazeteci arkadaşımıza en iyi cevabı Muğlaspor’u yenerek verdi. Gazeteci arkadaş da rakibini küçümsemenin bedelini Muğla’ya mağlup olarak dönerek aldı.
Uşak’ta yaşadığım bu diyaloğu sizlerle paylaştıktan sonra gelelim Emrespor’un şampiyonluk serüvenine. Geçtiğimiz sezon Isparta Süper Amatör Küme’de büyük bir özveri ve gayret göstererek şampiyon olan Isparta’nın 44 Mahallesinden birisi olan Emre Mahallesinin futbol takımı Bölgesel Amatör Lig dediğimiz BAL Ligine yükseldi. Burada sezona Ispartaspor’dan geçen Teknik Direktör Sait Taş Hoca ile başlayan Kırmızı – Siyahlılar ilk haftalarda normal bir takım hüviyetinde göründü. Ancak, daha sonra aldığı başarılı sonuçlarla üstünlüğünü ortaya koydu.
Kendisi ile birlikte İl Özel İdarespor ve Ispartaspor olmak üzere Bölgesel Amatör Lig 7. Grupta Isparta’yı temsel eden üç takımdan birisi olan Emrespor, Ispartaspor’un da özellikle son haftalarda rakip takımlarını yenerek önünü açmasıyla liderlik koltuğuna oturdu ve ligi de 53 puanla lider olarak bitirerek Play – Off grubunda tek maç oynama imkanına sahip oldu. Emrespor’un uzun süre liderlik mücadelesi verdiği komşu il Afyonkarahisar’ın ilçe takımı olan Emirdağspor ise, ligi ikinci bitirerek iki play – off maçı oynama hakkı kazandı. Ancak, daha birincisinde mağlup olarak elendi.
İsmail Çalışkan Başkanlığındaki Emrespor futbol takımı, bir zamanlar üçüncü ligde Ispartaspor ile birlikte mücadele veren il takımı Muğlaspor ile eşleşti. Bu eşleşmeye fiziki açıdan baktığımızda Emrespor’un işinin son derece zor olduğu görülüyordu. Zira, Muğlaspor bir il takımı, Emrespor ise bir mahalle takımıydı. Ama Emrespor, il takımını yenerek tüm bu fiziki görüntüyü yerle bir etti.
Muğlaspor ile eşleşen Emrespor, kendisi için hayati önem taşıyan, bir anlamda koskoca bir sezon boyunca verdiği emeğin karşılığını alabileceği son 90 dakika için Antalya’da kampa girerek sıkı bir hazırlık içine girdi. ….Ve maç günü geldi çattı. Tarihler 29 Nisan Pazar’ı gösterdiğinde her iki takım da yani Emrespor ve Muğlaspor takımları Federasyonun belirlediği tarafsız saha olan Uşak 1 Eylül Stadyumunda sahaya çıktılar.
Tabi, maçın teknik ve taktik değerlendirmesine geçmeden önce taraftarların vefakar ve cefakarlıklarını anlatmak istiyorum. Başta Emre Mahallesi olmak üzere adeta tüm şehir Emrespor’un 3. Lige çıkacağına inanıyor ve güveniyordu. Bu nedenle şehrin üç noktasından kalkan toplam 22 otobüs tıklım tıklım oldu. Yaklaşık 1500 taraftar bu otobüslerle Uşak’a gelmişti. Bunlara özel araçlarıyla gelenler de eklenince Uşak 1 Eylül Stadyumundaki Emrespor taraftarlarının sayısı 2 bini buldu. Emrespor taraftarları için açık tribün tahsis edildi ve bu tribün tamamen oldu. Muğla’dan ise yaklaşık 300 dolayında bir taraftar grubu geldi. Onlar da kapalı tribünün sahaya bakan bölümüne göre sol taraftaki bölüme yerleştirildiler.
Yıllardır spor ve sporcuya önem veren ve spor haberlerinde ön sıralarda yer alan gazeteci olarak Uşak’a gidip Emrespor’u yerinde izlemek ve elde edilecek başarıyı Isparta kamuoyuna aktarmak adına bir düşünce geldi aklıma. Hemen yıllardır bu şehirde gazetecilik yapmış üstadım Sedat Cican abimi aradım ve durumu anlattım. Kendisi de gitmek istediğini belirterek bu konuda Emrespor Kulübü ile irtibata geçmem konusunda ricada bulundu. Bende hemen Kulüp Başkanı İsmail Çalışkan’ı arayıp durumu anlattım. Sayın Başkan olaya ‘öylesine’ yaklaşıp ‘Ben o işlere bakmıyorum, falanca bakıyor diye bana bir isim verdi ve telefonunu verdi. Başkanın verdiği telefonu arayıp bahse konu kişiyle görüştüğümde o Başkan İsmail Çalışkan’dan daha da duyarsız bir davranış göstererek; kendisine gazeteciler olarak Uşak’a gitmek istediğimizi belirttiğimde “Ne yapalım kardeşim gitmes istiyorsan kalkan otobüslerle gelirsin’ şeklinde bir açıklamada bulundu. Bende bunun üzerine durumu Sedat abime ilettim ve kendisi ‘Onlar araç tahsis etmezse bizde kendi aracımızla gideriz Yunus sen merak etme’ dedi ve Sedat üstadımın aracıyla Uşak’a gidip geldik. Kendisine buradan teşekkürlerimi sunuyorum. Burada şunu söylüyorum. Eğer, Emrespor Kulübü yöneticileri daha şimdiden ‘boşver basını, basın olsa ne olur, olmaza ne olur’ şeklinde bir düşünce içine girmişlerse bu yanlıştan bir an önce dönmelerini tavsiye ediyorum. Zira, basına karşı tavırları bu şekilde devam ederse kendileri adına iyi bir durum olmayacaktır. Çünkü, bizim görevimiz yapılan bir çalışmayı kamuoyuna aktarmaktır. Bu olumlu da olabilir, olumsuz da…
Gelelim maçın taktik ve teknik değerlendirmesine. Maça her iki takım da temkinli başladı ve ilk 15 dakika birbirini tartarak geçti. Ancak, daha sonra Muğlaspor takımı organize ataklarla Emrespor kalesini yoklamaya başladı. Emrespor da bu ataklara karşılık vererek atak üstüne atak geliştirmeye başladı. Öyle ki, Önderle başlayan organize ataklar ileride Emrah ve Mehmet’e kadar ulaşıyor ve takım Muğlaspor ceza sahasında etkili oluyordu. Maç boyunca bana Kaleci Emrah hariç tüm oyuncular güven verdi. Kaleci Emrah da yaptığı hareketlerle bazı zamanlarda büyük kurtarışlar yaparken, bazı zamanlarda ise yapılmayacak hatalara imza attı.
Sonuçta, özellikle ikinci yarıda rakip beklendiği gibi Emrespor sahasına akın etse de, Emrespor defansa çekilip gelen atakları kesmeyi yeğlese de atılan bir golle büyük başarı yani Emrespor’u 3. Lige taşıyacak galibiyet geldi. Tabi burada maçın İstanbul bölgesi hakemlerinin de hakkını yememek lazım. Zira, her üç hakem de çok güzel bir maç yönettiler.
Evet değerli sporseverler…. Uşak’ta taraftarıyla, yöneticisiyle, teknik yönetimiyle ve futbolcusuyla büyük bir destek yazıldı. Emrespor, bir il takımı olan Muğlaspor’u yenerek mutlu sona ulaştı. Ben, buradan tüm Emrespor camiasını içtenlikle kutluyor, formalarının hakkını veren tüm futbolcuları tebrik ediyorum. Yolunuz açık olsun.
Son sözlerim de şunu hatırlatmak istiyorum. ‘Zirvede kalmak, zirveye çıkmak kadar önemlidir’ sözü doğrultusunda Emrespor, çıktığı sezon 3. Ligden düşen bir asansör takım olmaması ve 3. Ligde kalıcı hatta orada da şampiyon olarak 2. Lige yükselerek daha üst liglere tırmanarak gidebilmek için gerekli çalışma ve tedbirleri şimdiden almak gerekmektedir. Bu hatırlatmayı da yaptıktan sonra yazıma son veriyor ve Emrespor’u bir kez daha kutluyor ve başarılarının devamını diliyorum….
Hoşçakalın…