-''Mit'' yaratmak yerine öz kültürümüzü korumak ve gelecek nesillere doğru aktarmak hepimizin görev ve sorumluluğudur

''Mor Cepken Gerçeği: Yıllardır Anlatılan Büyük Yanılgı'' ana fikri ile bir kısa film yayımlayan SDÜ YORKAM Müdürü Prof. Dr. Mustafa Genç, ''güzel mirasımızı ''mit''lerle değil gerçek verilerle korumak ve gelecek nesillere doğru aktarmak hepimizin sorumluluğudur'' dedi.

82Af5Cd4 5Fc7 4739 957E 8Fe128A2F8Be

-Kültürümüzde kadın ''Devlet Ana''dır; ''Toprak Ana''dır, Cennet kadınların ayakları altındadır. Bizim anlatmamız gereken budur

''Mor Cepken giyen bir kadın boşanma hakkını kullanıyor, şiddete karşı duruşunu ilân ediyor ya da toplum içinde özel bir statü kazanıyor'' şeklindeki son yıllarda gündeme getirilen anlatının Osman Şahin'in aynı isimli kitabında edebi bir metin olarak geçtiğini kaydeden Prof. Dr. Genç, ''bu bir kurgudur. Edebi bir metindir. 1800 Yörük-Türkmen köyü inceledim. Böyle bir bilgiyle karşılaşmadım. Bu tür anlatıların günümüzde kadın dayanışmasını destekleyen bazı projelere tarihsel temel oluşturmak amacıyla iyi niyetle üretilmiş olabileceğini düşünmekteyiz. Ancak iyi niyetli olmak tarihsel gerçeklerin değiştirilmesini haklı çıkarmaz. Bizim geleneğimizde ve kültürümüzde kadının zaten çok özel bir yeri vardır. Çünkü kadın devlettir. ''Devlet Ana ''dır. Çünkü kadın topraktır. ''Toprak Ana''dır. Ve Cennet kadınların ayakları altındadır. O yüzden olmayan ''mit''lerle; olmayan bilgilerle; olmayan geleneklerle kadını yüceltme çabası yerine var olanlarla anlatmak çok daha doğru olacaktır.''

2A8Faa1A Da7D 4E23 Aaae D685B94579D3

-İşte o kısa film

SDÜ Rektörlüğü Yörük Kültürü Uygulama ve Araştırma Merkezi (YORKAM) Müdürü Prof. Dr. Mustafa Genç:

''Son yıllarda Yörük kültüründe ''Mor Cepken'' adı verilen bir geleneğin varlığından sıkça söz edilir oldu. Anlatılanlara göre mor cepken giyen bir kadın boşanma hakkını kullanıyor, şiddete karşı duruşunu ilân ediyor ya da toplum içinde özel bir statü kazanıyordu. Peki: gerçekten böyle bir gelenek var mıydı?

: Kayıtlar e-Devlet Üzerinden Açılıyor!
: Kayıtlar e-Devlet Üzerinden Açılıyor!
İçeriği Görüntüle

Şu âna kadar ki yaptığım Yörük-Türkmen geleneği araştırmalarında böyle bir durumla hiçbir şekilde karşılaşmadım.

Bunların nedenlerine bakarsak birincisi mor cepken hikâyesinin kaynağı halk kültürü ya da Yörük-Türkmen geleneği değil edebi bir kurgudur. Osman Şahin'in romanında geçen bu anlatı folklorik bir unsur gibi aktarılmaya başlanmıştır. Ancak bugüne kadar yapılan somut saha araştırmalarında geleneksel Yörük-Türkmen kültüründe bu anlama gelen özel bir giysiye rastlanmamıştır.

3D37Be0C 69A5 43Cf B21F 1943C09362D1

-Mor renk elde etmek çok zor ve maliyetlidir

İkincisi tarihsel ve teknik gerçekliktir: tarih boyunca mor renk elde edilmesi en zor ve maliyetli renklerden biri olmuştur. O nedenle konar-göçer yaşam şartlarında mor rengin yaygın bir statü simgesi olarak kullanılmış olması teknik açıdan da mümkün görünmemektedir. Hatta bir dönem Roma İmparatorluğunun rengi olan asaletin, zenginliğin ve statünün rengi olan mor purpur ya da murex adlı bir deniz salyangozundan elde edildiği için değerli bir boyarmadde kaynağıydı. Anadolu kültüründe, boya kültüründe kökboya bitkisinden elde edilse de murexten ya da purpurdan elde edildiği kadar çok canlı bir mor renk değildi.

-İyi niyetli olsa da tarihsel gerçeklik değiştirilemez

Üçüncü noktaya baktığımızda ise bu tür anlatıların günümüzde kadın dayanışmasını destekleyen bazı projelere tarihsel temel oluşturmak amacıyla iyi niyetle üretilmiş olabileceğini düşünmekteyiz. Ancak iyi niyetli olmak tarihsel gerçeklerin değiştirilmesini haklı çıkarmaz.

Güzel mirasımızı ''mit''lerle değil gerçek verilerle korumak ve gelecek nesillere doğru aktarmak hepimizin sorumluluğudur.

-Gelen tekliflerin tamamını reddettim

Bu konuyla ilgili son yıllarda tarafıma fazlasıyla televizyon programları, belgesel teklifleri gelmesine rağmen bu tür teklifleri hiçbir şekilde kabul etmedim. Çünkü 1800'ün üzerinde Yörük-Türkmen köyünde yaptığım araştırmalarda mor cepkenin böyle bir anlama geldiğiyle ilgili herhangi bir veriye rastlamadım. Özellikle yaşlı Yörük-Türkmen teyzelerimize, amcalarımıza, dedelerimize ve ninelerimize sorduğumda böyle bir gelenekten; böyle bir olayın varlığından hiçbir şekilde haberdar olmadıklarını belirttiler.

0B9Af3D9 Bac5 4Bad 8050 Ac97Ab955043

-Tarihsel kayıtlarda böyle bir bilgi ve belge bulunmamaktadır

Başbakanlık Osmanlı Arşivlerinde, Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivlerinde çalışan akademisyen arkadaşlarım ile bu konuyu paylaştığımda hiçbirinin böyle bir konudan haberlerinin olmadığını; arşivlerde ve tarihsel kayıtlarda böyle bir bilgi ve belgeye rastlamadıklarını ifade ettiler.

Yani mor cepken sadece bir romanda geçen edebi bir kurgudur diyebiliriz. Bizim geleneğimizde; Yörük-Türkmen geleneğinde böyle bir unsura şimdiye kadar rastlanılmamıştır.

Faaddfbb D040 40B4 Acc7 B12406E808De

-Bizim geleneğimizde kadın zaten Devlet Ana'dır, Toprak Ana'dır, Cennet ile bağ kurulmuştur

Bizim geleneğimizde ve kültürümüzde kadının zaten çok özel bir yeri vardır. Çünkü kadın devlettir. ''Devlet Ana ''dır. Çünkü kadın topraktır. ''Toprak Ana''dır. Ve Cennet kadınların ayakları altındadır. O yüzden olmayan ''mit''lerle; olmayan bilgilerle; olmayan geleneklerle kadını yüceltme çabası yerine var olanlarla anlatmak çok daha doğru olacaktır.''

-Kısa filmi izlemek isteyenler için:

https://www.instagram.com/stories/mstfgncart/3951106707950410773/

https://www.facebook.com/reel/1730422744529901

D2Eac547 7Ddf 4Bf0 B6B5 C00174Bc1Ac0E6C890F1 6B8F 4Fba 8Bd7 469437175022B2Acc496 75C9 4293 Bcc4 4Fdae6A67A97B3Dc0262 C56C 46Bf B8C1 56Debbabf79463765161 5591 4Fe4 B226 56Dab8595100088827De Feb8 4Fa5 Bacf 8B49F33Fdad9675F26Ba 48E4 4060 B682 Feef9A32E44836A40544 Be57 4083 Ae40 455B47A1Bc6B7C1143D1 3543 4Faf 8F7E 9781578C3Dab4C608Dca C4E7 4Ffa B68E B2A5B8C6B5D84C0Eb6Bb 8376 4815 Bedf 4E4B036Ae6Fa3Fa1763B 2D58 4268 B4Cd B7358E4452A2

Kaynak: Haber Merkezi