Geçtiğimiz Cumartesi günü Bölge Hastanesi ile ilgili 2 önemli çekincemi bu köşeden dile getirdim. Bugün ise bazı konularda açıklık getirmemiz icap ediyor. Bunlardan bir tanesi, ‘hastaneyi dışarıdan gelecek özel bir şirket yapacak’ dediğimizde, bize, ‘Ispartalılar da bir konsorsiyum kursun, onlar yapsınlar’ diyenlerle ilgili.

     Sağlık Bakanlığı daha önce 7 ilde uyguladığı kamu-özel sektör işbirliği ile yapılan hastanelerin hepsinde de, iş verdiği şirketlerden, ‘daha önce bu işi yapmış olma’ şartı arıyor. Peki ilimizde bu şarta uyan herhangi bir firma var mı? Tabi ki yok. Dolayısıyla, ‘Ispartalılar da bir konsorsiyum kursun, onlar yapsınlar’ diyenler boş konuşuyorlar.

SAĞLIK MÜDÜRÜNÜN AÇIKLAMALARI ÇELİŞKİLİ

     Bölge Hastanesi konusunda, en hızlı AKP’liden daha hızlı davranan Sağlık İl Müdürü Süleyman Önal’ın demeçleri zaman zaman gerçeği yansıtmıyor, zaman zaman da uygulamada çelişkiler doğuruyor.

     BİR: Sağlık İl Müdürü Süleyman Önal, Bölge Hastanesi’nin yapılmasıyla birlikte özellikle alet alımında devletin milyonlarca dolar kar elde edeceğini söylüyor. Ancak yaptığım araştırmalarda ilginç bir bilgiye ulaştım. Edindiğim bilgilere göre, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, özellikle son 10 yıldır hastanelere alet almıyor. Uyguladığı sistem ise şu; hastane yönetimi bir yıl boyunca kullanması ön görülen miktarda röntgen filmi alımı için ihale açıyor. X firması ihaleyi kazandığında röntgen makinesini de hastaneye koyuyor. Yani hastane, o firmanın filmlerini kullanmak şartıyla röntgen cihazını da kullanmış oluyor.

     İKİ: Sağlık İl Müdürü, özellikle Isparta Devlet Hastanesi’nin depreme dayanıksız olduğunu, hastanelerin dağınık olmasından dolayı verimli iş gücü sağlayamadıklarını defalarca kez söyledi. Ancak, Isparta Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın, mevcut hastanelerin arsalarına kesinlikle bina yapımına izin vermeyeceğini, o hastaneler yıkılsa bile imara açmayacağını söyledikten sonra farklı bir tablo ortaya çıktı. Sağlık Bakanlığı’ndan gelen yetkililerle birlikte Isparta Belediyesi’nde yapılan toplantıda, Bakanlıktan gelen Daire Başkanı, mevcut hastanelerin ‘İstasyon Hastane’ haline dönüştürüleceğini söyledi.

Şimdi bu noktada sorular ortaya çıkıyor:

     - Mevcut hastaneler depreme dayanıksız ise nasıl ‘İstasyon Hastane’ yapacaksınız?

     - Hastaneler dağınık ve verimsiz olduğu için bir çatı altında toplanmak isteniyor ise, ‘İstasyon Hastane’ yapınca bu tablo değişmeyeceğine göre o zaman neden Bölge Hastanesi yapıyorsunuz?

     Soruları çoğaltmamız mümkün.

BU İŞİN ÜZERİNE NEDEN BU KADAR ÇOK DÜŞÜYORSUNUZ?

     Türkiye Cumhuriyeti’nin rutin olarak yaptığı herhangi bir hastane projesinden hiçbir farkı olmayan bu projenin neden bu kadar çok üzerine düşüldüğünü de anlamadım. Sütçüler ve Gelendost’a yapılan Devlet Hastaneleri yapıldı. Bugüne kadar siz bu hastanelerle ilgili herhangi bir gazetede bir tek satır haber gördünüz mü? Hiç yapılmadı. Ancak, Isparta’da yapılacak Bölge Hastanesi’nde her ne varsa (!) olay oldu. Yaklaşık 1 yıldır Isparta bu hastane projesi ile yatıp kalkıyor. Sağlık Bakanlığı’ndan bir Daire Başkanı Belediye Meclis üyelerini ikna etmek için kalkıp Isparta’ya geliyor. Bu kadar ilgi alaka bana hiç normal gelmiyor.

YATAK SAYISINI MUHAKKAK ARTIRIN

     Geçen Cumartesi günü bu köşeden hem AKP’li hem de MHP’li ilgililere seslenmiştim, tekrar edelim;

     Isparta’nın hastanelerinde şu anda 835 yatak kapasitesi var. Ancak yapılacak olan Bölge Hastanesi’nin yatak kapasitesi 400. Bu konuda siyaset bir kenara bırakılmalı ve hastane için verilecek imar iznine, hastanenin en az 800 yataklı yapılması şartı konulmalı ve müzakereler yapılmalı.

     Bu konuda Isparta Belediyesi’nde meclis üyesi olan 31 kişinin büyük vebali var. Bütün şüphelerimize rağmen, bir fabrikanın kapatılarak yerine hastane yapılmasına rağmen, neyin ne olacağını bilmememize rağmen hastane projesine vize verin ancak yatak kapasitesini artırın. Şimdi, Sağlık Bakanlığı’ndan ne alınabilirse, alınır. Şimdi bu projedeki yatak sayısı artırılmazsa bir daha asla artırılamaz.

     Bakalım ne olacak?