Ey Isparta, ey Ispartalı nerdesiniz? Birçok il profesyonel ligde takımı olmadığı için bunun hasretini çekerken, Isparta’nın böyle bir imkanı var iken adeta elinin tersiyle itiyor olması Isparta’da spor açısından büyük bir handikap.

Sanıyorum Ispartaspor’un değeri takım amatör kümeye düşünce anlaşılacak. Ama o zaman de iş işten geçmiş olacak.

Ispartaspor yönetim kurulu sezon öncesi büyük taktik hatası yaptı. Daha doğrusu ödemelerin gerisi gelmeyince bu hata bariz bir şekilde ortaya çıktı. Eğer, ödemeler devam etseydi böyle bir olumsuzluk olmayacaktı. Nasıl mı? Hemen anlatayım.

Normal şartlarda futbolcularla yapılan sözleşme sonrası her futbolcuya az da olsa, çok da olsa bir miktar peşinat verilir. Dönemin Kulüp Başkanı Remzi Erdoğan başkanlığındaki yönetim 20’nin üzerinde futbolcuya sözleşme imzalattı. Futbolcuların hemen hemen tamamıyla bir yılı opsiyonlu olmak üzere iki yıllık sözleşme imzalatıldı. Ancak, hiçbir futbolcuya peşinat verilmedi ve sadece söz verildi.

Dolayısıyla, futbolcular ilk günlerde yani sözleşme imzaladıktan sonra eşofmanlarını giyip çalışmalara başladı. Günler geçti söz verilen peşinatlar ödenmedi. Futbolcular yavaş yavaş seslerini çıkarmaya başladılar ve sonunda sorun son aşamaya geldi futbolcular kamp yaptıkları Davraz’ı ve şehri terk ettiler. Olaylar bu duruma gelene kadar olaya duyarsız kalan yönetim, o hafta hemen 200 bin TL’lik kaynağı bulup futbolcuları geri çağırdı ve peşinatlarını ödedi.

Peki şimdi soruyorum. Federasyona olan lisansa engel borç ödenmeden futbolculara peşinatlarını ödemek doğru muydu. Bu ödemeler yapıldıktan sonra yönetim federasyona da borcunu ödemiş olsaydı hiçbir sorun yoktu.

Ama ödemeyince veya ödeyemeyince bu defa futbolculara yapılan ödemenin hiçbir anlamı kalmadı. Neden mi? Çünkü, lisanları askıya alınan futbolcular sahaya çıkması engellendiği için futbolcular da bir hafta daha Isparta’da kalıp memleketlerine döndüler. Yani, bir anlamda futbolculara ödenen 200 bin TL tutarındaki para bir anlamda boşa gitmiş oldu. Çünkü, şuanda öyle yada böyle takım zaten devre arasına kadar sahaya gençlerle çıkacak.

Devre arasında yani ara transfer döneminde bu borcun ödenip ödenmeyeceği yine tam olarak belli değil. Eğer ödeme olmazsa takım sezon sonuna kadar gençlerle sahaya çıkacak ve Ispartaspor yönetiminin sezon başında yaptığı transferlerin hepsi de boşa gitmiş olacak. Eğer, borç ödenirse bu defa futbolcular memleketlerinden çağrılacak. Eylül ayından Aralık ayına kadar yani 3 ay boyunca futboldan uzak kalan futbolcudan ikinci yarıda ne derece verim alınabilir olayın başka bir boyutu. Çünkü futbolcular şuanda paralarını aldılar ve memleketlerinde duruyorlar.
 

Yani, burada yönetim kurulu taktik hatası yapmıştır. Asıl önemli borç ödenmeden önceliği ikinci sırada bulunan ödemeler yapılmıştır. Asıl borç ödenmediği için de netice bu durumlara kadar gelmiştir.
 

Ispartaspor şuana kadar oynadığı dört karşılaşmanın dördünü de kaybetti. Peki, bu durum nereye kadar gidecek. Takım, devre arasına kadar (gerçi ikinci yarı da takımın normale döneceği meçhul ya) böyle mağlubiyetlerle giderse bu suç kimin olacak? Şuanda Ispartaspor’un içinde bulunduğu durum Yeşil – Pembeli renklere gönül vermiş olan biz basın mensupları ve cefakar Ispartaspor taraftarlarını kahretmekten başka bir şey değildir.

Böyle giderse Ispartaspor 43 yıllık mazisinde ilk defa amatör kümeye düşecektir. Amatör kümeye düşmek çok kolaydır. Ya çıkması? İşte o çok zordur, hemde çok zor. Eğer, Ispartaspor bu sezon amatör kümeye düşerse şuandaki mevcut yönetim bu vebalin altından kalkamaz.
 

Yönetim kurulu sürekli olarak destek olunmamasından yakınıyor. Evet, belki bu konuda bir nebze haklı olabilirler. Ama Yönetim sponsorluk arayışında bulunmuyor. Ancak, firmalar kendileri gelip talepte bulunurlarsa kabul ediliyor.


Ispartaspor 200’li yılların başlarında 2. Ligde Altay’a, Karşıyaka’ya kök söktürüyordu. Şimdi ise geçmişinden eser yok. Bir olgu, unsur kaybedilmeyince değeri anlaşılmıyor. Böyle giderse Ispartaspor da öyle olacak. Şehir, profesyonel ligde oynamanın değerini bilmiyor. Ama takım amatöre düşerse profesyonelliğin tadını çok arayacak.
Yönetim üzerine düşeni yapıp lisansa engel borçları ödedi, takım sahada mükemmel mücadele ediyor, galibiyetler üst üste geliyor da buna rağmen basın sizi yerden yere mi vuruyor. Hayır. Böyle bir şey asla yok. Görünen köy kılavuz istemez. Yaşananlar da alınan sonuçlar da ortada.
 

Yaşanabilir en iyi iller arasında 3. sıradayız diye çok seviniyoruz. Ama bu yaşanabilirlik kriterleri içinde Isparta tiyatro’da 81 il arasında sondan ikinci yani 80’inci sırada yer alıyor. ama sporda aynı tiyatroda olduğu gibi son sıralardayız. Ben buna sporu da ekliyorum. Çünkü, göründüğüne göre Isparta halkı spora da son derece duyarsız. Sanıyorum bu yöndeki bir kriter değerlendirilmeye alınsaydı Isparta yine sondan ikinci sırada yer alacaktı.
 

Ispartaspor yönetim kurulu yaptığı açıklamalarda basının sürekli olumsuz yazdığını, kendilerini haksız yere eleştirdiğini söylüyor. Peki, durum böylesine kötü iken biz çıkıp ‘Ispartaspor’da havalar günlük güneşlik’ diye yazacak değiliz herhalde. Nasıl sorun çözülünce nasıl iyi yazıyorsak, çözülmediği ortaya çıkınca da o derece el
eleştiri haberi yazılır. Buna kimse karşı çıkamaz.
 

Gelelim olayın siyasi boyutuna. Çünkü işin bu kanadı da son derece önemli. Bilindiği gibi şuanda Ispartaspor yönetimi istifa da etmiş olsa kongreye kadar görevi götürecek olan yönetimin hemen hemen tamamı MHP’lilerden oluşuyor. Görevdeki Belediye MHP’li Belediye. İşte bu nedenle Ispartaspor’un yaşadığı tüm olumsuzluklar MHP’ye fatura olarak geri dönecektir.
 

Evet, şimdi ise Isparta’da ikamet eden, bu memleketin suyunu içip havasını teneffüs eden işadamlarına sesleniyorum. Neredesiniz? Çıkın artık ortaya. İlimizde yerli ve yabancı yani dışarıdan gelmiş bir çok Alışveriş Merkezi var. Neredeyse her köşede bir AVM var. Ama bunlardan Isparta’nın tek profesyonel takımına bir kuruş yardım yok. Böyle rezillik olmaz. Isparta’nın üzerinde kasalarınızı dolduruyorsanız bu şehrin takımına da elde ettiğiniz kazanca paralel olarak yardımcı olmalısınız. Hep bana hep bana diyorsanız bu nereye kadar?
 

Saygılarımla…