Türkiye'nin en çok fotoğraflanan sahili muhtemelen Ölüdeniz'dir; o turkuaz lagün, kartpostallardan tanıdığınız haliyle gerçekten karşınızda duruyor. Ama Ölüdeniz sadece bir plajdan ibaret değil. Arkasındaki Babadağ'dan atlayan yamaç paraşütçüleri, tekneyle ulaşılan gizli bir vadi ve dağlara tırmanan antik bir patika, hepsi aynı küçük beldenin çevresine sığmış durumda. Çoğu ziyaretçi buraya Dalaman'a inerek geliyor.

İşler daha uçaktan inmeden başlıyor.



Havalimanından Ölüdeniz'e ulaşım

Dalaman Havalimanı ile Ölüdeniz arası yaklaşık bir saat, çoğunlukla Fethiye üzerinden geçen dağ yollarıyla. Özellikle akşam ya da gece uçuşuyla geliyorsanız, önceden ayarlanmış bir Dalaman havalimanı transferi sizi doğrudan otelinize götürüyor; fiyat baştan belli, şoför kapıda bekliyor, gece yarısı taksi pazarlığı yok. Uzun bir yolculuğun ardından bu, ilk gecenizi kurtaran küçük bir ayrıntı.

Toplu taşımayı düşünüyorsanız önce Fethiye'ye, oradan da dolmuşla Ölüdeniz'e geçmeniz gerekiyor. Gündüz kolay, ama akşam seferler seyrekleşiyor.

Mavi Lagün

Ölüdeniz'in kalbi, bir doğa koruma alanı olan Mavi Lagün. Rüzgardan korunan bu sakin, sığ su, açık denizin dalgalarından uzak durduğu için rengini ve durgunluğunu koruyor. Girişte küçük bir ücret alınıyor, içeride şezlong ve gölge bulmak mümkün. Sabah erken gidin. Öğleden sonra hem kalabalık hem de sıcak katlanılmaz olabiliyor.

Lagünün dışındaki Belcekız plajı ise ücretsiz ve daha hareketli; kafeleri ve su sporlarıyla günün geri kalanını geçirmek için yeterince keyifli. Biraz daha sakin bir kum arıyorsanız, çam ağaçlarının gölgelediği Kıdrak plajı birkaç dakika ötede ve genellikle çok daha tenha.

Babadağ ve yamaç paraşütü

Ölüdeniz'i asıl ünlü yapan, tepesindeki Babadağ'dan yapılan yamaç paraşütü. Yaklaşık 1.900 metre yükseklikteki kalkış noktalarından bırakılan yüzlerce renkli kanat, gün boyu lagünün üzerinde süzülüyor. Tandem uçuşlarda deneyimli bir pilotla uçtuğunuz için önceden bir bilginiz olması gerekmiyor, tek yapmanız gereken birkaç adım koşup gerisini manzaraya bırakmak.

Uçmasanız bile Babadağ'a çıkmaya değer. Yeni teleferik sizi birkaç dakikada zirveye taşıyor ve yukarıdaki teraslardan Ölüdeniz'i kuş bakışı görmek başlı başına bir deneyim. Dağda farklı yüksekliklerde kalkış noktaları var; pilotlar rüzgara ve o günkü koşullara göre hangisini kullanacaklarına karar veriyor. En keyifli saatler genellikle sabahın erken ışığı ve günbatımına yakın olan zaman.

Kelebekler Vadisi

Ölüdeniz'in iskelesinden kalkan teknelerle ulaşılan Kelebekler Vadisi, dik kayalıkların arasına sıkışmış küçük bir cennet. Adını, yazın burada çoğalan kaplan desenli kelebeklerden alıyor. Vadinin içine doğru kısa bir yürüyüşle küçük bir şelaleye ulaşabilirsiniz, ama patika zaman zaman kaygan olduğu için sağlam ayakkabı şart.

Vadiye karadan iniş de mümkün, ancak yol oldukça dik ve iple tutunmayı gerektiren yerleri var, o yüzden çoğu ziyaretçi tekneyle gelmeyi tercih ediyor.

Kayaköy ve Likya Yolu

Ölüdeniz'in hemen arkasında, bambaşka bir atmosfer sunan Kayaköy uzanıyor. Yirminci yüzyıl başında terk edilmiş bu taş köy, yüzlerce boş evi ve iki kilisesiyle sessiz bir hayalet kasaba havasında. Fethiye ya da Ölüdeniz'den kısa bir yürüyüşle ulaşmak mümkün ve gün batımında ışık taş duvarlara vurduğunda bambaşka bir yer oluyor.

Isparta Halı Yıkama Hizmetlerinde Profesyonel Temizliğin Önemi
Isparta Halı Yıkama Hizmetlerinde Profesyonel Temizliğin Önemi
İçeriği Görüntüle

Daha uzun yürüyüş isteyenler için Likya Yolu tam buradan geçiyor. Türkiye'nin en ünlü uzun mesafe patikası, sahil boyunca antik kentleri ve koyları birbirine bağlıyor. Tamamını yürümek haftalar sürüyor ama Ölüdeniz çevresindeki kısa etaplar, yarım günlük bir tada bakmak için birebir. Bir gün daha ayırabilenler için, iç kesimdeki Saklıkent Kanyonu ve serin dağ pınarları, sahilin sıcağından kaçmak isteyenlere güzel bir alternatif sunuyor.

Ne zaman gitmeli ve birkaç not

İlkbahar ve sonbahar, yani Nisan-Haziran ile Eylül-Ekim, bu bölge için en ideal dönemler; hava yürüyüşe ve uçuşa elverişli, deniz ise yüzülebilir durumda. Yaz ortası çok sıcak ve kalabalık geçiyor, üstelik rüzgar sert olduğunda yamaç paraşütü uçuşları güvenlik nedeniyle iptal edilebiliyor. Kışın ise belde büyük ölçüde sakinleşiyor.

Yanınıza bol su, güneş kremi ve kaya plajlar için deniz ayakkabısı alın, biraz da nakit bulundurun. Ölüdeniz küçük ama dolu dolu; ulaşımı baştan çözüp bir üs seçtiğinizde, birkaç günde şaşırtıcı kadar çok şey görebiliyorsunuz.

Bu Bir İlandır