Haziran 2026 itibarıyla Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Uganda'da yüzlerce vaka tespit edilirken, çok sayıda kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Fatma Bozkurt, Ebola virüsünün bulaşma yolları, belirtileri ve korunma yöntemleri hakkında önemli bilgiler verdi.
Ölüm Oranı Yüzde 90'a Kadar Çıkabiliyor
Prof. Dr. Fatma Bozkurt, Ebola'nın insanlarda ve bazı primat türlerinde ciddi ve çoğu zaman ölümcül seyreden viral hemorajik ateşe neden olduğunu belirtti. İlk kez 1976 yılında Orta Afrika'da tespit edilen virüsün, tedavi edilmediği durumlarda ölüm oranının yüzde 50'nin üzerine çıkabildiğini, bazı salgınlarda ise yüzde 80-90 seviyelerine kadar ulaştığını ifade etti.
Vücut Sıvılarıyla Bulaşıyor
Uzmanlar, Ebola virüsünün enfekte kişinin vücut sıvılarıyla doğrudan temas sonucu bulaştığını vurguluyor. Virüs; kan, tükürük, kusmuk, idrar, dışkı, ter, gözyaşı, anne sütü ve meni aracılığıyla yayılabiliyor.
Ebola'nın doğal rezervuarının meyve yarasaları olduğu düşünülürken, enfekte yarasalar, maymunlar, goriller ve diğer vahşi hayvanlarla temas eden kişilerde de bulaş riski bulunuyor.
İlk Belirtiler Griple Karıştırılabiliyor
Ebola enfeksiyonunun kuluçka süresi 2 ila 21 gün arasında değişiyor. Bu süre boyunca kişide herhangi bir belirti görülmeyebiliyor.
Hastalığın ilk evresinde ortaya çıkan belirtiler arasında:
- Ani başlayan yüksek ateş
- Şiddetli halsizlik
- Baş ağrısı
- Kas ve eklem ağrıları
- Boğaz ağrısı
- Üşüme ve titreme
yer alıyor.
Hastalık ilerledikçe bulantı, kusma, ishal, karın ağrısı, iştahsızlık, cilt döküntüleri ve gözlerde kızarıklık görülebiliyor. Bazı vakalarda bilinç bulanıklığı, nöbet, kafa karışıklığı ve koma gibi nörolojik belirtiler de ortaya çıkabiliyor.
Ağır Vakalar Organ Yetmezliğine Yol Açabiliyor
Prof. Dr. Bozkurt, Ebola'nın ilerleyen aşamalarda iç ve dış kanamalara neden olabildiğini belirterek şu uyarıda bulundu:
"Hastalık ilerlediğinde diş eti kanamaları, cilt altı kanamalar, sindirim sistemi kanamaları ve iç organ kanamaları görülebilir. Virüs özellikle karaciğer, böbrekler, akciğerler ve dolaşım sistemini etkileyerek çoklu organ yetmezliğine neden olabilir."
Ağır vakalarda kan basıncının ciddi şekilde düşebileceği ve şok tablosunun gelişebileceği belirtiliyor.
Korunmada El Hijyeni ve Temastan Kaçınmak Önemli
Uzmanlar, Ebola'dan korunmanın en etkili yolunun enfekte kişilerle ve potansiyel taşıyıcı hayvanlarla temastan kaçınmak olduğunu ifade ediyor.
Korunma için şu önlemler öneriliyor:
- Hasta kişilerle doğrudan temastan kaçınmak
- Kan ve diğer vücut sıvılarıyla temasa girmemek
- Koruyucu ekipman kullanmak
- El hijyenine dikkat etmek
- Salgın bölgelerine seyahat edenlerin sağlık otoritelerinin uyarılarını takip etmesi
Tedavide Destekleyici Bakım Hayati Önem Taşıyor
Prof. Dr. Fatma Bozkurt, son yıllarda geliştirilen bazı antikor tedavileri ve destekleyici bakım yöntemlerinin hayatta kalma oranlarını artırdığını belirtti.
Tedavi sürecinde;
- Sıvı desteği,
- Elektrolit dengesinin sağlanması,
- Oksijen desteği,
- Kan basıncının kontrol altında tutulması,
- Organ fonksiyonlarının desteklenmesi
büyük önem taşıyor.
Cenaze Törenlerinde Bulaş Riski Devam Ediyor
Uzmanlar, Ebola nedeniyle hayatını kaybeden kişilerin bedenlerinde virüsün bir süre daha canlı kalabildiğine dikkat çekiyor. Bu nedenle cenaze sırasında yapılan temasların bulaş riskini artırdığı ve geleneksel cenaze uygulamalarının salgının yayılmasında etkili olabildiği belirtiliyor.
Yüksek ölüm oranı ve ciddi komplikasyonları nedeniyle Ebola virüsüne karşı sağlık otoritelerinin uyarılarının dikkatle takip edilmesi gerektiği vurgulanıyor.




