Her insanın dünyaya baktığı penceresi farklıdır, fakat her insanda kendi penceresinden gördüğü güzellikleri ya da çirkinlikleri paylaşmakta özgürdür. Her insan yaradılış itibariyle birbirinden farklıdır, tıpa tıp aynı karakterde insanlarla karşılaşmak düşük bir olasılıktır.
Daha önceki yazılarımda da bahsettiğim gibi, herkes bakar ama kaç kişi görmeyi başarabilir?
Hiçbir canlı inançsız yaşayamaz, yaşamanın anlamını anlayamaz, Müslümanların hayat kaynağı Kuranı Kerim, Hiristiyanların İncil, Musevilerin Tevrattır. Hayatına inandığı şeye göre yön verir. Dini inancı yok ise bile başka bir şeye inanıyordur, paranın gücüne, beden gücüne, vs. ama illaki inanıyordur.
Ama insan körükörüne de inanmamalı, inandığı şeyi araştırmalı, asıl kaynağından başlayarak araştırmalı
Ziya Osman Sabanın bir şiiriyle yazıma son veriyorum.
Rabbim, nihayet sana itaat edeceğiz .
Artık ne kin, ne haset, ne de yaşamak hırsı,
Belki her sabah vakti, belki gece yarısı,
Artık nefes almayı bırakıp gideceğiz .
Ben artık korkmuyorum, her şeyde bir hikmet var
Gecenin sonu seher, kışın sonunda bahar.
Belki de bir bahçeyi müjdeliyor şu duvar,
Birer ağaç altında sevgilimiz, annemiz,
Gece değmemiş sema, dalga bilmeyen deniz,
En güzel, en bahtiyar, en aydınlık, en temiz,
Ümitler içindeyim, çok şükür öleceğiz
- - - - - - -