Son günlerde sosyal medyada yayılan bir iddia, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Paylaşımlarda, Z kuşağının modern kayıtların tutulmaya başlandığı 19. yüzyıldan bu yana ebeveynlerinden daha düşük IQ puanına sahip ilk nesil olduğu öne sürüldü. Bilimsel verilere dayandırıldığı iddia edilen bu paylaşımlar, gençlerin çalışma disiplini ve öğrenme motivasyonuna yönelik eleştirileri de beraberinde getirdi.

“Eğitim Var Ama Katılım Yok”

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Isparta Mimarlar Odası Başkanı Caner Ataseven, gençlerin yalnızca bilişsel veriler açısından değil, motivasyon eksikliği bakımından da zorluk yaşadığını ifade etti. Meslek odalarında düzenlenen eğitim ve seminer programlarına katılımın düşük olduğunu belirten Ataseven, işsiz genç meslektaşların dahi mesleki gelişim fırsatlarına yeterince ilgi göstermediğini söyledi.

Ataseven, bazı gençlerin zamanlarını kişisel gelişim yerine dijital platformlarda geçirmeyi tercih ettiğini belirterek, bunun uzun vadede mesleki donanımı olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti.

Tartışmanın Odağında Yetiştirilme Tarzı Var

Sosyal medyada yapılan yorumlarda, gençlerin tutumlarının arkasında ebeveyn yaklaşımlarının bulunduğu da öne sürüldü. Çocukların “aşırı korumacı” bir anlayışla büyütülmesinin, sorumluluk bilinci ve dayanıklılık üzerinde etkili olabileceği savunuluyor.

Uzmanlar ise bireysel gelişimin yalnızca akademik başarıyla ölçülemeyeceğini, sosyal çevre, mesleki deneyim ve iletişim becerilerinin de önemli olduğunu vurguluyor. Özellikle meslek içi eğitimler ve toplu etkinliklerin gençlerin kariyer yolculuğunda kritik rol oynadığı belirtiliyor.

Z Kuşağı Eleştirilere Katılmıyor

Isparta’da Sosyal Konut Heyecanı Ulusala Taşındı
Isparta’da Sosyal Konut Heyecanı Ulusala Taşındı
İçeriği Görüntüle

Öte yandan birçok genç, yapılan genellemelerin haksız olduğunu savunuyor. Teknoloji çağında büyüyen bu nesil, bilgiye erişim biçimlerinin değiştiğini ve zekânın yalnızca klasik testlerle ölçülemeyeceğini dile getiriyor. Geleneksel eğitim yöntemlerinin günümüz dünyasına tam anlamıyla uyum sağlamadığını ifade eden gençler, üretkenliğin ve yaratıcılığın farklı alanlarda ortaya çıktığını belirtiyor.

Z kuşağına yönelik tartışmalar sürerken, uzmanlar konunun tek boyutlu değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor. Sosyolojik, ekonomik ve teknolojik değişimlerin birlikte ele alınmasının daha sağlıklı sonuçlar doğuracağı ifade ediliyor.

Kaynak: Haber Merkezi