Bana verdiğiniz izinden sonra yeniden buluşmanın buruk sevincini yaşamaktayım. Allahın selamı üzerinize olsun.... Yeni bir haberle uyandık 21 Ekim sabahı...

İŞTE YENİ HABER-YENİ YARA

Şırnak’taki şehitlerin ardından Hakkari'nin Dağlıca bölgesinde, çıkan çatışmada şehit sayısının 15'e çıktığı belirtildi. Askeri birliğin geçişi sırasında köprü havaya uçuruldu. Çatışma sabaha kadar devam etti.

……   … …… … ……… ….... ...... ..  ... . ...... ..... ......... .. .... .... ....

Ne olacak şimdi???

Edebi bir yazı beklemeyin, hatta kimine göre ‘ağzımın salyaları’ ile yazacağım…

Her seferinde suçlu kim diye sormaktan gına geldi… Ne suçlusu çıkıyor, ne sorumlusu, Sınır ötesi operasyon yapacağız, ordumuz büyüktür diyoruz. Birliklerimiz birer birer gidiyor, Yahu nedir bu??? İki haftada 30 şehit verdik neredeyse, Bir tane bile eli kanlı Terörist vuramadık mı? Eğer vuramadıysak Kuzey Irak’ta n’olur bu ordu? Önceki yazımızda patlatın şu katilleri dedik, önce “gabar-cudi” patlatılmalı dedik. Biz, hiçbirşey bilmemekle suçlandık…

Peki tamam bilmiyoruz. Elbette bu ülkenin generalleri komutanlarının bizlerden kat kat fazla bilgisi var, Bunun için programlanmış yetişmiş insanlar…. Ama mübarekler, öyle seçim zamanında izin verin girelim bitirelim bu işi demeyle olmuyor işte, Al izin çıktı, ne orada bir faliyet var ne burada… Birçok ülkenin de arkamızda olduğunu açıklamasına rağmen hala giden canlar bizden…

Demek ki askeri strateji bilmek yetmiyor…

Örneğin Sayın Kara kuvvetleri komutanı İlker Başbuğ 2007 yılında sıcak bölgeye sadece 3 kere gittiğini açıkladı. Böyle mi olmalı??? Atalarımız bu toprakları kazanırken, komutanlar, padişahlar, devlet adamları, (hepsi) ordunun en önünde savaşmıştır. Al eline silahı çatış demiyoruz. Terör sorunu olan bir ülkede üstelik sürekli şehit verilen bir bölgen varsa ve sen buraya senede 3 kere gidiyorsan, ben mi gideceğim. Yetiştir beni gideyim,,, Başımla beraber... Ama sen de onun için yetiştin…

Ne olacak dedik ya ben söyleyeyim, Genel Kurmay  Web sitesini takip edin, birkaç güne kadar Hakkari Yüksekoca Dağlıca bölgesinde “TERÖRİSTLER ÇEMBERE ALINDI” duyurusu gelecek, sonra Allah Kerim… Çemberin akıbeti malum, daha önce iki kere çembere alınan teröristler gibi bunların da leşinin çıkarıldığını duyamayacağız büyük ihtimalle.

Asker çembere alıyor ne oluyor sonunda,???

Bilen yok…

“Allah sonumuzu hayretsin…”

Evet duamız bu ama, ya Tevekkül??? Gerekeni yapıp sonra Allah’tan dilemek lazım gelmez mi? Bizde gerekenin yapılmadığı aşikar… Ama kim yapmıyor görevini net bir bilgimiz yok. Artık yeter… Yüreklerimiz artık KANAMIYOR!!!

ZİRA KANAYA KANAYA NE YÜREK KALDI, NE TAKAT…

Giden benim askerim, giden benim askerim giden benim askerim…

Kınalı kuzular gidiyor… Ana kuzuları gidiyor…

Ömrünün baharlarını yaşayamadan gidiyorlar…

 

OLURMU BİLİNMEZ….

Evet kim yapar, kim onaylar bilmiyorum ama, Madem patlatmıyorsun bu itlerin bulunduğu dağları, Bir önerim daha var,

Bu kez isteğim Sayın Başbakandan;

Başbakanım!!! Geçin kameranın karşısına, TV’leri kilitleyin açıklamanıza. Ve deyin ki;

“Bu dakikadan itibaren BİR ASKERİM, BİR EVLADIM, BİR VATANDAŞIM DAHA ŞEHİD OLURSA, İMRALI’DAKİ “BEBEK KATİLİ” ni CANIM PAHASINA OLSA DA ASARIM”

Ondan sonra bir bakın bakalım bir bir askerimize daha dokunabiliyorlar mı? O ‘APO’ orada nasıl bir hayat yaşıyor bilmiyoruz ama, kamuoyundaki görüş serbestçe dağdakilerle iletişim kurabildiği ve çok rahat olduğu yönünde. Bence etkili bir çözüm....

 Ve Cumhurbaşkanına götürdüğünüz diğer tasarılar gibi idam cezasını da getirin. Ki söylediklerinizin lafta olmadığını anlasınlar…

Rabbim Yurduma sabır versin

Selam ve Dua ile

- - - - - - -