Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında eğitim sisteminde önemli değişiklikler yapmaya devam ediyor. Yapılan düzenlemelerle birlikte sınavlarda ezbere ve test çözmeye dayalı anlayışın yerini, öğrencinin bilgi ve becerisini gerçek hayatta kullanabilmesini ölçen yeni bir sistem alacak.
Yeni modelle birlikte okullarda öğrencileri ezbere yönelten eğitim yaklaşımı ve sınav sistemi kademeli olarak değiştirilecek. Ölçme ve değerlendirme çalışmalarını sürdüren Bakanlık, öğrencilerin sınavlarda yalnızca bilgiyi değil, aynı zamanda bu bilgiyi nasıl yorumladığını ve günlük yaşamda nasıl uyguladığını da ortaya koymasını hedefliyor.
12 İlde Pilot Uygulama Yapıldı
Yeni sınav sisteminin sahadaki etkilerini görmek amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğü ile ÖSYM iş birliğinde 12 ilde geniş kapsamlı bir pilot uygulama gerçekleştirildi. Toplam 14 bin 556 öğrencinin katıldığı uygulamada elde edilen veriler ve öğrencilerle yapılan değerlendirmeler doğrultusunda kapsamlı bir kılavuz hazırlandı.
Hazırlanan kılavuzla birlikte soru yazarlarının ve öğretmenlerin Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında ölçme ve değerlendirme konusunda bilgi ve yetkinliklerinin artırılması hedefleniyor. Böylece eğitim kurumlarında ortak bir anlayış ve uygulama birliği oluşturulması amaçlanıyor.
Bakanlık, hazırlanan kılavuzun merkezi sınavlar, ortak sınavlar, okul genelindeki yazılılar, ders kitapları ve yardımcı eğitim materyallerinin hazırlanmasında temel kaynak olarak kullanılmasını zorunlu hale getirdi.
Bağlam Temelli Sorular Öne Çıkacak
Yeni sistemde “bağlam temelli” sorular ön plana çıkacak. Bu sorular, öğrencinin karşısına metin, veri seti, görsel, problem durumu veya senaryo gibi gerçek yaşamla bağlantılı içerikler çıkararak öğrenciden yorum yapmasını, karar vermesini ve çözüm üretmesini isteyecek.
Bağlam temelli sorular çoktan seçmeli, doğru-yanlış, eşleştirme, kısa cevaplı ya da uzun cevaplı biçimlerde hazırlanabilecek. Bu yöntemle öğrencilerin üst düzey düşünme becerileri, problem çözme yetenekleri ve bilgiyi farklı alanlara aktarabilme kabiliyeti ölçülecek.
Yeni uygulamayla birlikte eğitim sisteminde ezberci yaklaşımın yerini, analiz ve yorum becerilerini ön plana çıkaran bir ölçme anlayışının alması hedefleniyor




