Tecrübesizlik = puan kaybı

Ispartaspor, genç ve tecrübesiz futbolculardan oluşmasından dolayı gençlerin önce gol atarak rakipleri karşısında öne geçmeleri, ardından da art arda gol yiyerek sahadan mağlubiyet veya beraberlikle ayrılarak puan kaybetmelerine neden oluyor.

Merhaba değerli sporseverler. İki hafta aradan sonra tekrar sizlerle birlikteyiz. 2 haftadır neden yazı yazmadın diye soracak olursanız, Ispartaspor’da olası olumlu gelişmeleri bekledim. Ancak, bu konudaki gelişmeler her an bekleniyor fakat şuana kadar somut bir gelişme yok.

Bu köşe yazımda ilk olarak Ispartaspor’un önceki gün kendi saha ve seyircisi önünde oynadığı Darıca Gençler Birliği maçını değerlendirmek istiyorum. Bu maçı öncesi Isparta’daki spor camiasında ‘Nasıl olsa bu maçta da kaybederiz. Zira, Ispartaspor daha iki hafta önce kendisinden altındaki Keçiören’e bile mağlup oldu, buna çoktan olur’ düşüncesi hakimdi. Sporseverler böyle düşünmekte ve böyle kaygılanmakta da oldukça haklılardı. Evet, Darıca Gençler Birliği takımı önceki gün Isparta’ya geldiğinde 20 puanla grubun ikinci sırasındaydı.

Ancak, rakip takım için bir anlamda ‘evdeki hesap çarşıya uymadı’ Çünkü, karşısında etkili bir futbol oynayan bir Ispartaspor buldu. Maçın ilk dakikalarında Ispartasporlu gençler isteksiz ve hırstan uzak bir futbol ortaya koydular. Bunun cezasını da daha maçın 4’üncü dakikasında kalelerinde gol görerek ödediler. Darıca Gençler Birliği takımı maçın ilk 20 dakikasında oyunu Ispartaspor yarı sahasına yıktı ve adeta tek kale oynadı. İşte bu dakikalarda kaleci Akın kalesinde adeta devleşti ve birbirinden mutlak golleri kurtararak farkın daha da büyümesini engelledi.

Yeşil – Pembeli gençler, maçın 26’ıncı dakikasında Refik’in attığı ve skoru 1 – 1’e getiren golle adeta silkinip kendilerine geldiler ve maçta olduklarını hatırlayarak rakip kaleye doğru hücuma geçtiler. İşte bu dakikadan sonra Ispartaspor atak yiyen değil, atak yaratan takım haline geldi ve Ömer ile Refik’le gol pozisyonlarına girdi. Ancak, ilk yarıda başka gol atmaya muvaffak olamayınca maçın ilk yarısı 1 – 1 sona erdi.

Ispartaspor ikinci yarıya son derece hızlı başladı. Öyle ki, Yeşil – Pembeli gençler ilk yarının son dakikalarında yakaladıkları tempoyu ikinci yarının başlarında da sürdürerek rakip kalede üst üste gol pozisyonlarına girerek iki pozisyonu da gole çevirip 1 – 1’lik skoru bir anda 3 – 1’e kadar yükselttiler. Bu durum taraftarlar arasında büyük bir sevinç ve rahatlama yaşanmasına neden oldu.

Takımın 3 – 1’lik skorunda iki isimden bahsetmeden geçemeyeceğim. Bunlar kaleci Akın ve forvet Ömer. Akın, rakibin ataklarının kalesinde yaptığı kurtarışlarla adeta eritirken, takımın 10 numaralı formasını giyen Ömer ise, kısa boylu yani fiziken küçük olmasına rağmen yaptığı kişisel becerileri ve çalımlarıyla adeta rakip defansı dağıttı. Ömer’in tamamen kişisel becerisi ile kaleci dahil üç kişiyi çalımlayıp topu ağlara bıraktığı ikinci gol ile 30 metreden atıp doksana taktığı üçüncü gol gerçekten görmeye ve takdire değer gollerdi.

Ancak, Ispartasporlu gençler Darıca Gençler Birliği maçında bir kez daha tecrübesizliğin kurbanı oldular. Zira, hiçbir takımın kolay kolay elde edemeyeceği 3 – 1’lik skora rağmen iki gol birden yiyerek gelecek olan ve mutlak ihtiyacı olduğu 3 puan yerine 1 puana razı olmak durumunda kaldılar.

Bu Ispartasporlu gençler için ilk değildi. Bunun örneği daha iki hafta önce Isparta’da bir kez daha yaşandı. Keçiören Sportif A.Ş. maçında ilk Yeşil – Pembeli gençler ilk yarıyı 2 – 0 önde kapatmalarına rağmen ikinci yarı üst üste yedikleri 4 golle sahadan 4 – 2 mağlup ayrılarak büyük bir üzüntü yaşatmışlardı.

Bu konuda Teknik Direktör Soner Büyükergün’e büyük görev ve sorumluluk düşüyor. Zira, bu sorununun çözümü için gerekli önlemleri alacak kişi o. Gol atan takımın ardından gol yememesi için gerekli her türlü tedbir bir an önce alınmalıdır. Bunu sadece ben değil, tüm Ispartaspor’a gönül vermiş taraftarlar da istemektedir.

Yazımın sonunda ise yönetim konusunda değinmek istiyorum. Evet, Isparta spor camiasının da yakından takip ettiği gibi Ispartaspor mevcut yönetimi aylar önce istifa etmesine rağmen hala görevini sürdürüyor. Sorduğumuz da ise ‘talipli yok ki kime bırakalım’ diyorlar. Belki kendileri bu konuda haklı olabilirler ancak, Ispartaspor’a sahip çıkacak bir isim üzerinde duruluyor. Aslen Yalvaç’lı olduğu ve İstanbul’da ticari faaliyetini sürdüren ve halen ismi gizli tutulan İşadamı bu konuda ikna edilmeye çalışılıyor.

Bu konuda Vali Ali Haydar Öner de devreye girmiş durumda. Eğer, bu işadamı ikna edilirse Ispartaspor kulübü başkanlığına getirilecek ve şuanda yaşanan sorunların en azından maddi kısımlarını çözebilecek. Zira, takım lisansa engel borç nedeniyle zaten devre arasına kadar gençlerle mücadele etmek zorunda. Burada ancak, gençlere gerekli ödemeler yapılarak moralleri yükseltilerek maçları kazanmaları sağlanabilir. Bugün – Yarın somutlaşmasını beklediğim bu yöndeki gelişmeleri bekleyip göreceğiz.

Saygılarımla…