Kamu çalışanları, 2026 yılının ilk maaş bordrolarını aldıklarında karşılaştıkları rakamlara sessiz kalmadı. Maaşların hesaplara yattığı gün, Türkiye genelinde meydanlar sloganlarla yankılandı. Maliye Bakanlığı önünde toplanan sendika temsilcileri ve kamu görevlileri, derinleşen ücret adaletsizliğine karşı bayrak açtı.
Meydanlarda okunan ortak bildiride, en büyük tepki kamu kurumlarındaki "ücret uçurumuna" gösterildi. Aynı işi yapan, aynı sorumluluğu paylaşan personel arasındaki maaş farklarının artık katlanılamaz bir boyuta ulaştığı vurgulanan eylemde; "Aynı odayı paylaşıp farklı ücret alan memurlar arasında çalışma barışı zedelenmiştir. Kurumlarımızdaki huzur, rakamların soğuk yüzüne kurban edilmiştir" denildi.
Toplu sözleşme sürecinde devreye giren Hakem Heyeti de eleştiri oklarının hedefindeydi. Sendika temsilcileri, heyetin adalet terazisini gözetmek yerine Maliye’nin kısıtlı bakış açısına teslim olduğunu savunarak, "Bütçe kısıtları" bahanesinin sahada yaşanan geçim derdini ve gelecek kaygısını örtbas edemeyeceğini ifade etti.
İşte Memurun 3 Maddelik "Kurtuluş Reçetesi"
Kamu görevlileri, taleplerini net bir şekilde sıralayarak hükümete çözüm yollarını sundu:
Köklü Ücret Reformu: Kamudaki bozulan maaş dengesinin acilen onarılması.
Emekliliğe Yansıyan Seyyanen Zam: Geçmiş kayıpları telafi edecek ve emekli olunca da kesilmeyecek bir ek zam.
4688 Sayılı Yasa’da Revizyon: Sorun üreten değil, masanın yükünü taşıyabilen ve çözüm odaklı yeni bir yasasının yürürlüğe girmesi.
"Güçlü Memur, Güçlü Türkiye"
Eylemlerin sonunda yapılan açıklamada mücadelenin dozunun artacağı sinyali verildi. "Emeğin hakkını, gelirin adaletini savunmaktan vazgeçmeyeceğiz" diyen temsilciler, refahın hakça paylaşıldığı bir düzen kurulana dek meydanları terk etmeyeceklerini vurguladı.




