Ankara Ticaret Odası bir Rapor hazırlamış, adı SOSYAL GÜVENSİZLİK RAPORU. Bu raporda akıl ötesi yöntemler uygulanarak devletin nasıl dolandırıldığı açıklanıyor.
Türkiye de 73 milyon kişi yaşamasına rağmen, sosyal güvenlikten yararlanan kişi sayısına göre nüfusumuz 83 milyon. Devletin sosyal güvenlik şemsiyesi altında gerek sağlık ve gerekse maaş olarak sağladığı hizmetlerden faydalanabilmek için çarpıcı uygulamalar yapılmakta.
Şeytanın bile aklına gelmeyecek yöntemler nedense bizim halkımızın aklına geliyor. Bunların en yaygını eşinden anlaşmalı olarak boşanıp baba yada annesinin emekli maaşını alan, kayınpederinin emekli maaşını alabilmek için, fiilen oğluyla evli olmasına rağmen resmi olarak kayınpederiyle nikahlı gözüken gelinler var.
Bakıma muhtaç olup hasta olan dul ve emeklinin maaşına göz dikmiş cingözler de onlara bakmak şartıyla anlaşmalı olarak evlenip emekli maaşı alanlar,
Annesinden veya babasından kalan maaşı alabilmek için cinsiyetini değiştirecek kadar gözüdönmüş insanlar,
Annesi öldüğü halde bunu haber vermeden onun elbiselerini giyip bankadan maaş almaya giden insanlar ki bu medyaya malzeme olmuştu,
Birinci kocası emekli sandığından emekli olupda oradan dul maaşı alırken Bağ-Kur ya da SSKdan emekli biri ile evlenip o öldükten sonra onun emekli maaşını alan böylelikle çifte sosyal güvenlik şemsiyesi altında son derece güvence altına alınan insanlar,
Kız çocuklarına ödenen çeyiz parasını alabilmek için evlenip, parayı aldıktan sonra boşananlar
Annesinden ve babasından gelen maaş kesilmesin diye evlilik olayını imam nikahı ile sürdüren kadınlar,
Babası veya annesi öldüğü halde, daha önce düzenlenen vekaletname ile maaş almaya devam eden sahtekarlar,
Oğlunu veya kızını dedesinin velayetine geçirip, dededen kalan emekli maaşın çocuğa kalmasını sağlayanlar,
Herhangi bir işte çalıştığı halde bunun bildirmeyip yeşil kart hizmetlerinden faydalanan asalaklar,
Başkasının sağlık karnesini kullanarak sağlık hizmetlerinden faydalananlar,
Sahte bir şirket kurup burada işçi çalıştırdığını beyan edip bu işçileri sağlık hizmetlerinden faydalandıranıp, daha sonra ise sahte şirketi feshedip yeni bir sahte şirket daha kurarak aynı sahte işçilerin sağlık hizmetlerinden faydalanmasını, böylelikle de sahte işçilerin hiç para ödemeden sağlık hizmetlerinden faydalanmasını sağlayanlar,
sigortalı veya emekli bir kişinin geçmiş çalışma birikimlerini bir başkasının ödenmiş primleri gibi gösterip, hak etmeyen kişiyi emekli edenler,
SSK tarafından sevk edilmiş hastayı tedavi eden hastanenin tedavide kullandığından daha fazla malzemeyi faturada belirterek tedavi masraflarını çok göstermeleri ve buna benzer şekilde anlaşmalı özel sağlık merkezlerinin verilmeyen bir hizmeti verilmiş gibi göstermesi,
Tüm sayılanlardaki insanların bu haksız kazançları, sosyal güvenlik açıklarındaki deliğin büyümesine, sistemin iyice sıkıntıya girmesine ve netice itibarıyla hepimizin cebinden daha fazla para gitmesine neden olmaktadır. Duyarlı bir vatandaş isek bu tarz soygunlara dur diyelim. Başımız sıkıştığında nerde bu devlet dememek için devleti ayakta tutacak sistemlerin zarar görmemesi için çalışmak, vatandaş olarak boynumuzun borcudur.