Dün Ankarada DTP başkanlıklarından birinin binasına silahlı saldırıda bulunulduğunu öğrendik. Hiç kimse de şaşırmadı. Kimse de üzülmedi Niye diye düşünen oldu mu?
Hak ve Özgürlük kılıfı ile kimlere destek verdiklerini söylemleri ile açıkça belli eden DTPliler bardağı taşırdılar ki yine damarına basılan vatandaş suç teşkil eden hareketlerde bulunmaya başladı. Aydınlar bu milletin hassasiyetleri ile uğraşılmamalı diye uyardıkça, birisi çıkıyor teröriste kardeşim diyor, öteki başörtüsü ile uğraşıyor, beriki darbe çağrısı yapıyor. Neticede yumruk gibi olması gereken toplum şimdi darmadağın bir görüntü çiziyor.
DTPli VEKİL(!)lerin kendilerini ve dağdakileri normal birer Kürt vatandaş gibi gösterme çabası içerisinde olmakla birlikte İMRALIdan mesaj alır tavırlar sergilemeleri toplumu son derece tedirgin ediyor. Toplumun hassasiyetlerini kurcalamaya başlayan DTP en başından yanlış yapmıştır. Şimdi onlara sesleniyoruz; İmralıdaki bebek katiline terörist demezseniz, dağdaki eli kanlılara kardeşim demeye devam ederseniz her daim ilçe başkanlıklarınız da, il başkanlıklarınız da, sizler de, makam arabalarınız da, silahlı saldırı tehdidi altındadır. Daha açığı ölümle burun buruna yaşarsınız.
Çünkü bu ülke terörü barındırmak için değil toplumu arındırmak için teşekkül etmiş, ordusuyla polisiyle hükümet ve başkumandanıyla birlikte Teröre ve ona destek verenlere karşı koymak üzere yapılanmıştır. Sizler de açıkça bilinen ve dünyanın kabul ettiği PKK terörünü kabul etmek zorundasınız. Yoksa ortalık karışır siz zararlı çıkarsınız.
Onlara terörist diyemeyiz, onlar bizim amcaoğlumuz, teyzeoğlumuz, kardeşimizdir diyen DTP li vekiller!!!
Dinleyin; madem sizin kardeşiniz, madem bu dağdaki katiller Kürtlerin kardeşi ve hiçbir kürt vatandaş onlara terörist diyemez de daha iki gün önce içinde 14 tane Kürt vatandaşın bulunduğu minibüs neden bombalandı. Ben mi bombaladım oradaki kürt vatandaşları??? Yoksa sizin kardeşleriniz aynı zamanda Kardeş Katili mi???
Eğer öyleyse söylediğiniz gibi;
onlar sizin kardeşiniz bizim değil