Ekonomi dünyasının deneyimli isimlerinden Faruk Erdem, küresel piyasalarda yaşanan sarsıntıyı ve enerji krizinin muhtemel acı reçetesini analiz etti. Petrol fiyatlarındaki %100’e yakın artışın ve sevkiyat hatlarındaki tıkanıklığın altını çizen Erdem, krizin derinleşmesi halinde ulaşım ve üretimin durma noktasına gelebileceği, eğitimin yeniden ekranlara taşınabileceği bir "kapanma" senaryosuna karşı dünyayı uyardı.
Küresel piyasalar, bayram arefesinde hem jeopolitik risklerin hem de ekonomik verilerin baskısı altında dalgalı bir seyir izliyor. A Haber ekranlarında değerlendirmelerde bulunan Faruk Erdem, özellikle petrol ve doğal gazda yaşanan tedarik sıkıntısının küresel bir enflasyon dalgasını tetiklediğini belirtti. Yıl başından bu yana iki katına çıkan petrol fiyatlarının sürdürülebilir olmadığını vurgulayan Erdem, bu durumun sadece araç sahiplerini değil, fabrikadaki çarklardan tarladaki traktöre kadar her noktayı etkileyen bir "maliyet felaketi" olduğunu ifade etti.
Altın ve Borsada "Kaos" Dengesi
Piyasaların nabzını tutan analizde, altının her zamanki "güvenli liman" özelliğinin bu kez yüksek faiz beklentileriyle baskılandığı görüldü. Erdem, altının kaosu sevdiğini ancak üretimin durma noktasına geldiği durgunluk dönemlerinden hoşlanmadığını belirterek, 4.800 dolar seviyelerine çekilen ons fiyatlarındaki bu hareketliliği yorumladı. Borsada ise 13.000 puan üzerindeki seyrin ardından gelen satış baskısı, yatırımcıdaki belirsizlik endişesini yansıttı.
Göç Riski ve Stratejik Darboğaz
Ekonomik verilerin ötesinde, bölgedeki çatışmaların insani boyutuna da dikkat çekildi. Lübnan üzerinden başlayabilecek yeni bir büyük göç dalgasının Türkiye dahil bölge ülkeleri üzerinde ciddi bir sosyoekonomik baskı oluşturabileceği hatırlatıldı. Dünyanın en kritik geçiş noktalarından biri olan boğazlardaki sevkiyatın durma noktasına gelmesi, küresel ticaretin nefes borusunun kesilmesi anlamına geliyor. Eğer bu stratejik darboğaz aşılamazsa, dünya ekonomisinin pandemide olduğu gibi zorunlu bir mola vermek zorunda kalabileceği en büyük korku senaryosu olarak masada duruyor.




