Oldukça gergin bir ortamda başlayan bütçe görüşmeleri, nihayet TBMM Genel Kurulunda yapılan son görüşme neticesinde katılanların 118 red oyuna karşın, 315 oyla kabul edilmiştir. Anlaşma sonucunda ulaşılan rakamlara bakarsak, 2008 yılı bütçe büyüklüğü 222 milyar 553 milyon 600 bin YTL, gelirleri 204,6 milyar YTL, bütçe açığı ise 17 milyar 997 milyon YTL olarak belirtilmiştir. Bu rakamların yorumlanmasına geçmeden önce 2008 bütçesinin neleri kapsadığını daha detaylı olarak incelemek istiyorum.
Bu tasarı ile Kamu personeline yılın ilk yarısında uygulanacak aylık katsayı 0,49318, memuriyet taban aylığı göstergesine uygulanacak taban aylığı katsayısı 0,65061, yan ödeme katsayısı 0,015673; yılın ikinci yarısında ise bu oranlar aylık katsayı 0,05031, taban aylığı katsayısı 0,6636, yan ödeme katsayısı ise 0,015946 olarak belirtilmiştir. Sözleşmeli personel ücret tavanı yılın ilk döneminde 2,590 YTL, ikinci döneminde ise 2,641 YTL olarak uygulanacaktır. Ayrıca bu tasarı kapsamında, Hazine Müsteşarlığınca belirlenecek koşullar çerçevesinde ve elde edilecek kaynaklar Hazineye aktarılacak şekilde kamu kurum ve kuruluşlarınca ihraç edilecek sertifika, senet ve benzeri enstrümanlarınca sağlanacak garanti tutarı 2 milyar doları aşamayacaktır.
Tasarının diğer bir boyutu olan Kamu kurum ve kuruluşlarına ayrılan rakamlara bakarsak; memur ihtiyacını karşılayamayacak idare kurum ve kuruluşlar için ilave 23 bin atama izni verilecektir. Buna ek olarak Yükseköğretim kurumlarına da öğretim üyesi dışındaki boş öğretim elemanı kadroları için ilave 5 bin atama izni verilecektir. Kamunun işlettiği eğitim ve dinlenme tesisi, misafirhane, çocuk bakım evi, kreş, spor tesisi ve benzer sosyal tesislerin giderleri, bu tesislerin işletilmesinden elde edilen gelirle karşılanacaktır.
2008 bütçesi kapsamında daha fazla detaylara inmeden diğer başlıklara bakmak gerekirse; Ek ödemeler alanında yenilikler yapılmış, KÖYDES ve BELDES adında köylerin ve belediyelerin alt yapı ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla gerçekleştirilen projelere de destek verilmiştir.
Tasarının bu teknik verilerini inceledikten sonra, bu veriler ışığında 2008 yılında Türkiye ekonomisini neler beklediğinin üzerinde durmak istiyorum. Öncelikle 2008 bütçesinin belirlediği maliye politikasının ekonominin orta vadeli seyri üzerinde etkili olacağı kanaatindeyim. Yukarıdaki verilerden hareketle anlaşılıyor ki; 2008 bütçesi bizlere yarı sıkı bir maliye politikası vaat ediyor. İşte bu noktada bir eksiklik göze çarpmaktadır. Bizim için bu dönemde gerekli olan yarı sıkı bir maliye politikası değil, aksine sıkı bir maliye politikası uygulamak olacaktır. 2008 bütçe açığı, Merkez Bankasının faizi öngördüğünden daha fazla indirmesi için yeterince düşük değildir. Neticede para politikası mevcut sıklığını koruyacak, reel kur ise yüksek seyirde devam edecektir. Bu noktada ekonomik büyüme ve dış denge riskli bir konuma gelecektir.
Veriler kapsamında reel olarak giderlerde bir artış olmayacağı, gelirlerde ise yüzde 8,8 oranında bir artış olacağı öngörülmüştür. Büyümenin 2007ye kıyasla 0,5 daha yüksek olması yeterli ve tatmin edici bir sonuç olarak gözükmemektedir.
Tasarıyı incelediğimizde göze çarpan bir diğer husus ise, faiz dışı fazla hedefidir. Faiz dışı fazlanın GSMH ye oranı 2008 içinde yüzde 5,3 olarak konulmuştur. Fakat bu rakamın tutturulup tutturulamayacağı hususunda kafalarda birçok soru işaretleri vardır. Bunun altında yatan en önemli gerekçe ise, 2008 için bütçede yer alan rakamın daha önce belirlenip ilan edilen yüzde 6,5lik hedefin oldukça altında oluşmasıdır.
Yukarıdaki noktaları incelediğimizde karamsar bir tablo görüntüsü meydana gelmektedir. Bunlar tabi ki ileriye dönük bir öngörüdür. 2008 bütçesinde yapılan reformlar her ne kadar çeşitli toplumsal gruplara, farklı ölçülerde yükümlülükler getirmiş olsa da, reformların beklenen artıları ileride oluşacaktır. Bekleyip görmekten başka bir alternatifimiz yoktur.