Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan raporda; 2016 yılında gerçekleştirilen otopsiye ait fotoğraf ve video kayıtları, Adli Tıp Kurumu raporları, kriminal incelemeler, olay yeri kayıtları, tanık beyanları, fethi kabir tutanağı ve dosyada bulunan diğer adli tıbbi belgeler değerlendirildi.
Göğüs Bölgesindeki İzlere Dikkat Çekildi
Bilirkişi raporunda, Denizolgun’un otopsi fotoğraf ve video kayıtlarında göğüs bölgesinde dört ayrı ekimotik alan bulunduğu belirtildi.
Sağ meme alt kısmından göğüs ortasına doğru sıralanan bu alanların yaklaşık olarak 4x6 cm, 3x5 cm, 2x4 cm ve 1x2 cm boyutlarında olduğu aktarıldı.
Bu bölgelerdeki lezyonların altında bulunan dokularda da kanama görülmesinin, söz konusu yaralanmaların ölümden önce meydana geldiğini gösterdiği ifade edildi.
"Ağız ve Burnun Kapatılması İhtimali Dışlanamaz"
Raporda, göğüsteki lezyonların büyüklüğü ve yerleşimi dikkate alındığında, bir kişinin göğse diziyle basarken ağız ve burnun bir yastıkla kapatılması suretiyle nefessiz bırakılmasının mümkün olduğu değerlendirildi.
Mevcut bulgular ve otopsi tarihindeki ileri derecedeki çürüme durumu dikkate alınarak, Denizolgun’un ağız ve burnunun kapatılması suretiyle kasten öldürülmüş olma ihtimalinin bilimsel ve objektif olarak dışlanamayacağı belirtildi.
2016'daki Ölüm Değerlendirmesine Dikkat Çekildi
2016 yılında hazırlanan otopsi raporunda ölüm nedeni "beyin kanaması nedeniyle doğal ölüm" olarak değerlendirilmişti.
Yeni bilirkişi raporunda ise mevcut belgeler üzerinden travmatik olmayan beyin kanaması sonucuna ulaşılmasını sağlayacak yeterli objektif bulgunun ortaya konulmadığı ve bu açıdan adli tıbbi eksiklik bulunduğu ifade edildi.
Ağır Metal Bulguları da Raporda Yer Aldı
2016 yılındaki incelemelerde Denizolgun’un dokuları ve çürüme sıvılarında baryum, arsenik, kadmiyum, cıva ve nikel gibi ağır metaller tespit edildiği belirtildi.
Ancak raporda, bu maddelerin düzeylerinin belirtilmemesi nedeniyle ölüm üzerindeki etkilerinin mevcut verilerle objektif şekilde değerlendirilemediğine dikkat çekildi.
Yeni Analizler Yapılması Önerildi
Bilirkişi raporunda, ölüm nedeninin kesin olarak ortaya çıkarılabilmesi için Denizolgun’un tüm tıbbi geçmişinin değerlendirilmesi, 2016 yılındaki otopsiden kalan şahit numuneler ile fethi kabir işlemi sonrasında alınan numuneler üzerinde yeni analizler yapılması gerektiği belirtildi.
Raporda ayrıca yapılacak incelemelerin ardından dosyanın Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu ile 5. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından birlikte değerlendirilerek ölümün nedeni ve şeklinin net ve objektif biçimde ortaya konulması gerektiği ifade edildi.




