Daha önceleri de olduğu gibi, son günlerde  hatta son aylarda her dost meclisinin en popüler konu başlığı oldu bu cümle " ne olacak bu memleketin hali?”



 

Küresel mali kriz, mali kriz, pertol fiyatları, dolar atrışı derken gündem bir an olsun boş kalmıyor ki, biraz nefes alsın piyasalar,  insanlar rahatlasın.. Ama olmuyor gerginlik bir türlü düzelmiyor ve olan yine her zaman ki gibi kıt kanaat geçinmeye çalışan vatandaşa oluyor.



Adı konulmamış bir kriz yaşadığımız apaçık ortada iken ve bu kriz aylardır etkisini yitirmeden sürerken, ne bir önlem var ne de iyiye doğru gelişme!



Ticaretle uğraşan her kesimden esnaf ödemelerini yapamıyor, çekler – senetler  ödenmiyor, alacağına alamayan haliyle borcunu da ödeyemiyor. Kira, vergi ve masraflar her geçen gün artarken gelir aynı hızda düşüyor ve piyasa da nakit para dönmüyor.



Artık para mefhumu kalktı gibi , ticaret eski zamanlarda olduğu gibi nerdeyse takas yolu ile yapılacak hale geldi!



 



Memur ve çalışan kesim de aynı durumda, herkesin irili ufaklı borcu var.Bankalar da sıra hiç eksik olmuyor. Ödeme yapmaktan kimsenin cebinde özel ihtiyaçları için yada daha iyi yaşamak için harcayacak para kalmıyor. Parası olanlar da harcamak istemiyor. Durum aylardır böyle olunca zaten tıkalı olan piyasa tıkandıkça tıkanıyor.





Ülke olarak batıyoruz yada battık da, bizim haberimiz mi yok?



 

Vatandaş olarak zaten her türlü fedakarlık bizlerden beklenirken, yıllardır her türlü fedakarlığı bizler yaparken, bizi yönetenler neyi bekliyor?





Ülke olarak ne kadar daha batacağız, batmalıyız?



 

Neden hala bir düzlüğe çıkamadık?



Tünelin ucundaki ışık ne zaman görünecek?

 

Ne kadar daha kalacağız karanlıkta?



 

Ve  NE OLACAK BU MEMLEKETİN HALİ ?



 

- - - - - - -