Çiçekçi tezgâhında gün, ilk çiçek kutusunun kapağı kalktığında başlıyor ve son kovanın suyu tazelendiğinde bitiyor. Arada sap kesmekten bir workshop'un masalarını kurmaya, bir kart notunu dinlemekten kuryeye son paketi uzatmaya kadar onlarca küçük iş sığıyor. Ribbon Flowers'ın kurucu ortakları Buse Bayraktar Üçer ve Ömer Üçer, Etiler Bebeköy'deki tasarım evinde bir günün nasıl aktığını ekibin ve zanaatın penceresinden anlattı.
Etiler'deki mağazada bordo seramik karo tezgâhın karşısında, basamaklı raflara dizilmiş cam vazolarda orkide dalları ve krizantemler günün tasarımlarını bekliyor. Fotoğraf: Ribbon Flowers arşivi
Markanın hikâyesi, 2014 yazında Reşitpaşa'da her hafta kapılara taze çiçek bırakan bir üyelik servisiyle başladı. O ilk yıllardan kalan bir alışkanlık bugün de sürüyor: çiçek atölyeye girdiği andan kapıdan çıktığı ana kadar birkaç elden geçiyor ve her el başka bir ayrıntıyı denetliyor. Yurt dışındaki cam seralardan ilham alınarak tasarlanan camekânlı atölye sayesinde bu işin büyük kısmı mağazaya gelen ziyaretçinin gözü önünde yapılıyor.
Atölyede gün hangi işle açılıyor?
Buse Bayraktar Üçer: Günün ilk işi çiçeği karşılamak. Çiçeklerimiz hem yerli üreticilerden hem de yurt dışından geliyor; bazı türleri her gün, bazılarını haftalık olarak yeniliyoruz. Kutular açılınca ilk baktığımız şey başların sıkılığı ve yaprakların rengi oluyor. Fazla açılmış bir gül ya da ucu kararmış bir yaprak o günün tasarımına girmiyor. Ardından her demet kendi kovasına, temiz suya alınıyor.
Kabul sırasında bakılan noktalar, ekip içinde zamanla yazısız bir kontrol listesine dönüşmüş:
-
Baş ve tomurcuk: Çiçeğin açılma derecesi, teslim edileceği güne uygun mu?
-
Sap: Gövde dik ve sağlam mı, kesim yeri yumuşamış mı?
-
Yaprak: Lekeli ya da sararmış yapraklar suya girmeden ayıklanıyor.
-
Renk: Gelen ton, sitedeki fotoğrafta görülen tasarımla örtüşüyor mu?
Sap kesimi neden bu kadar önemseniyor?
Buse Bayraktar Üçer: Bir çiçeğin vazodaki ömrü büyük ölçüde atölyedeki ilk dakikalarda belirleniyor. Sapları keskin bir makasla çapraz kesiyoruz; böylece suyu çeken yüzey genişliyor. Suyun altında kalacak yaprakları temizliyoruz, çünkü suda çürüyen tek bir yaprak bütün kovayı bulandırabiliyor. Dışarıdan bakınca sıradan bir iş gibi görünür ama zanaatın en sessiz kısmı burasıdır. Gül, lale ya da anastasya fark etmez, her tür aynı sırayla hazırlanıyor.
Ekibin tezgâhta yaptığı bu hazırlığın evde de uygulanabilecek hâli, türlere göre ayrılmış biçimde sitedeki çiçek bakımı sayfasında yer alıyor. Çiçeği teslim alan kişi sap kesimini ve su değişimini birkaç günde bir tekrarladığında, atölyede başlayan özen evde de devam etmiş oluyor.
Bir tasarım tezgâhta nasıl şekilleniyor?
Buse Bayraktar Üçer: Her siparişin bir fotoğrafı var ve tezgâhtaki ilk referansımız o fotoğraf. Müşteri sitede hangi formu gördüyse kapısına o formun gitmesini istiyoruz. Ürün adına çiçeğin türünü ve dal sayısını yazıyoruz; adında elli şakayık geçiyorsa tezgâhta elli şakayık sayılıyor. Mevsim izin vermediğinde ya da tedarikte bir aksaklık çıktığında, tasarımdaki bir çiçeğin veya vazonun yerine başkasını koymamız gerekebiliyor; böyle bir durumda işe başlamadan önce göndericiye haber veriyoruz. Sürpriz alıcı için olmalı, gönderen için değil.
Buse Bayraktar Üçer: Bir buket çiçek hazırlarken elimizde dönen şey aslında bir spiral. Saplar aynı yöne çaprazlandığında buket kendi ağırlığını taşıyor ve vazoya konduğunda kendiliğinden açılıyor. Vazoda çiçek tasarımlarında iş tersine işliyor: önce vazonun ağzını ve boyunu okuyor, çiçeği ona göre yerleştiriyoruz.
Turuncu güllerin, turuncu lucasların ve en özel tropik çiçeklerinden proteanın biraraya geldiği Queen Protealı Turuncu Buket Limited Edition, elde küçük ama hacimli duran bir form. Fotoğraf: Ribbon Flowers arşivi
Ekim geldiğinde tezgâhın paleti de değişiyor. Bordo anastasya, koyu kırmızı antoryum ve turuncu tonlu güller, atölyenin bu aylar için hazırladığı sonbahar koleksiyonu tasarımlarında yan yana geliyor.
Bordo anastasyaların, antoryumların, kalaların ve cymbidium orkidenin aynalı küre vazoda buluştuğu Burgundy Steel aranjmanı, sonbaharın koyu tonlarını tek bir kompozisyonda topluyor. Fotoğraf: Ribbon Flowers arşivi
Ömer Bey, bu kadar el işinin aynı gün yetişmesi nasıl planlanıyor?
Ömer Üçer: Atölyenin saatini aslında teslimat kuralları kuruyor. Beşiktaş, Şişli, Sarıyer, Beyoğlu ve Kağıthane'ye 17.00'ye kadar, şehrin diğer 34 ilçesine 14.00'e kadar sipariş alabiliyoruz. Kargo kullanmıyoruz; tasarımları kendi kurye ekibimiz taşıyor. Bu yüzden tezgâhtaki ekip ile kuryeler gün boyu aynı listeye bakıyor ve hangi tasarımın hangi saat aralığına yetişeceği tezgâhtaki sırayı belirliyor. İleri tarihli siparişler önceden görünür olduğu için çiçek alımını da onlara göre yapıyoruz.
Merkezdeki beş ilçede teslimat için üç zaman dilimi (10.00-14.00, 14.00-17.00 ve 17.00-20.00), diğer ilçelerde ise iki dilim (10.00-16.00 ve 14.00-20.00) seçilebiliyor. Mahalle düzeyindeki kapsam gönderim bölgeleri sayfasında listeleniyor. Tasarım kapıya ulaştığında gönderene e-postayla haber veriliyor; alıcı adreste yoksa kurye önce alıcıyı, ardından göndereni arıyor ve verilen yönlendirmeye göre hareket ediyor.
Ömer Üçer: Benim için en kritik an, tasarımın tezgâhtan kuryeye geçtiği an. Orada son bir kontrol yapılıyor: kart notu doğru tasarıma mı iliştirildi, adres eksiksiz mi, kanvas çanta seçildiyse hazır mı? Finans geçmişinden gelen biri olarak süreçleri ölçmeyi severim ama bu işte ölçülemeyen bir şey de var: çiçeğin kapıda bıraktığı his.
Kurumsal işler ve workshop'lar atölyenin ritmini nasıl değiştiriyor?
Ömer Üçer: Kurumsal tarafta iki ayrı akış var. Birincisi düzenli çalışma: bir otel lobisinin, bir restoranın ya da bir ofisin çiçekleri her hafta yenileniyor. Bu, 2014'te bireysel üyelikle kurduğumuz modelin şirketlere uyarlanmış hâli. İkincisi etkinlikler: bir lansman, bir davet ya da bir workshop. Loewe ve The Grand Tarabya gibi birlikte çalıştığımız markaları kurumsal sayfamızda görebilirsiniz.
Loewe'ye özel Parfüm Çiçek Buketi Workshop'u öncesinde Buse Bayraktar Üçer, uzun ahşap masaların kurulduğu salonda bir buketin iskeletini havaya kaldırıp dengesini kontrol ediyor. Fotoğraf: Ribbon Flowers arşivi
Buse Bayraktar Üçer: Workshop günleri atölyenin en hareketli günleri. Loewe için hazırladığımız Parfüm Çiçek Buketi Workshop'unda, adından da anlaşılacağı gibi, çiçekle bir parfümün dünyasını yan yana düşündük. Böyle günlerde hazırlık, masaya konan ilk çiçekten çok önce başlıyor: çiçekleri ayıklıyor, makasları, kurdeleleri ve kovaları tek tek diziyoruz. Bir katılımcının elinde ilk kez bir buketin dengelendiğini görmek bana hâlâ çok keyif veriyor.
Haftalık kurumsal gönderimlerde atölye, uzun ömürlü ve az bakım isteyen seçenekleri öne çıkarıyor. Saksıda orkide ve yeşil bitkiler bu listenin başında geliyor; bu tür tasarımlar sitede ofis çiçekleri başlığında toplanmış durumda.
Altın tonlu küre vazoda iki dallı beyaz orkide: Luxe Gold Vazoda Orkide Beyaz gibi tasarımlar resepsiyon masalarında uzun süre formunu koruyor. Fotoğraf: Ribbon Flowers arşivi
Mağazaya gelen bir müşteriyle tezgâh başında neler konuşuluyor?
Buse Bayraktar Üçer: Kapıdan giren herkes bir çiçekle değil, bir hikâyeyle geliyor: bir doğum günü, bir özür, yeni bir iş. Önce onu dinliyoruz, sonra çiçeği öneriyoruz. Kart notu bu sohbetin en hassas kısmı; bazı müşteriler kendi cümlesini yazıyor, bazıları hazır notlardan ilham alıyor. Kararsız kalanlar için anlamlı çiçek notları üzerine hazırladığımız bir yazı da var.
Buse Bayraktar Üçer: Son yıllarda en sevdiğim soru şu: Çiçeğim kanvas çantada gidebilir mi? Üzerinde “Happiness delivered” yazan çantaları kâğıt ve plastik ambalajı azaltmak için tasarladık. Hande Ceramics ile birlikte ürettiğimiz el yapımı seramik vazolar ve dört farklı kokudaki soya mumlarımız da çoğu zaman bu sohbetin sonunda sepete giriyor. Bu eklerin bir kısmı sitede vazo ve çanta başlığında bir arada duruyor.
Kırmızı antoryumlar, bordo anastasyalar ve kırmızı meyveli dallarla kurulan Topkapı Bloom Stamp buketi, beyaz ambalajın üzerindeki pul detaylarıyla İstanbul'a selam veriyor. Fotoğraf: Ribbon Flowers arşivi
Gün kapanırken atölyede neler yapılıyor?
Buse Bayraktar Üçer: Son kurye yola çıktığında tezgâh bir kez daha baştan sona temizleniyor. Kovaların suyu değişiyor, ertesi güne kalacak çiçeklerin sapları yeniden açılıyor ve serin bir köşeye alınıyor. Makasları silmek bile küçük bir ritüel; ertesi sabah işe kirli bir aletle başlamak istemiyoruz. Ardından tarihli siparişlere bakıyoruz: hangi çiçekten kaç dal gerekecek, hangi vazo hazırlanacak? Gün bu listeyle kapanıyor.
“Çiçekçilik hızlı bir iş gibi görünür ama asıl zanaat, kimsenin görmediği sakin dakikalarda yapılır: bir sapı doğru açıyla kesmek, bir yaprağı zamanında ayıklamak.”
— Buse Bayraktar Üçer
Sizin için iyi geçmiş bir gün neye benziyor?
Ömer Üçer: Bütün tasarımların söz verdiğimiz saat aralığında kapıya ulaştığı ve hiçbir göndericinin bir değişiklikten son anda haberdar olmadığı gün. Google profilimizdeki 600'ü aşkın değerlendirmeyi okurken de en çok bunu arıyorum: zamanında ve fotoğraftaki gibi.
Buse Bayraktar Üçer: Benim için ise tezgâhtan çıkan son tasarıma ilk tasarımdaki heyecanla bakabildiğim gün. On iki yıldır bu işi yapıyoruz ve hâlâ her sabah kutuları açarken içinden ne çıkacağını merak ediyorum.
Etiler'deki mağaza haftanın her günü açık; tezgâha gelemeyenler aynı ekibin hazırladığı tasarımları siteden, iOS ve Android uygulamasından ya da WhatsApp üzerinden isteyebiliyor. Atölyenin bugünkü seçkisinden aynı gün çiçek göndermek için bulunduğunuz ilçenin son sipariş saatini kontrol etmeniz yeterli.
Ribbon Flowers Hakkında
-
Kuruluş hikâyesi: Ribbon Flowers, Haziran 2014'te Reşitpaşa'da çiçeği her hafta kapıya getiren bir abonelikle doğdu; kurucu ortakları Buse Bayraktar Üçer ile Ömer Üçer.
-
Floral Design House: Tasarımlar Etiler Bebeköy'deki villada, kiraz tonlu mermer tezgâhı olan camekânlı atölyede hazırlanıyor; mağaza haftanın yedi günü açık.
-
Sipariş kanalları: İnternet sitesi, iOS ve Android uygulamaları, WhatsApp hattı ve telefon.
-
Ekler: Kart notu, "Happiness delivered" yazılı kanvas çanta, el yapımı soya mumu, vazo, balon, çikolata ve hediye kutusu siparişe eklenebiliyor.
-
Değerlendirmeler: Google İşletme Profili'ndeki 600'ü aşkın yorumun ortalama puanı 4,8.



