Amerikan filmlerindeki şu repliği hepimiz anımsarız: Ben vergisini ödeyen bir Amerikan vatandaşıyım buradaki can alıcı nokta vatandaş olmanın vergisini ödemekle eşdeğer tutulmasıdır. Vergini ödediğin sürece vatandaş olursun, vatandaş olduğun sürece haklarını arayabilirsin
Okuyucularında bildiği gibi emeklilerde vergi iadesi uygulamasının sona erdirilmesinin ardından, IMFnin talebi üzerine ücretliler için de fiş toplama sistemi bu yıl kalktı. Yani emeklilerden sonra ücretli çalışanlar da bu yıl, alışverişleri sonrasında almış oldukları fişleri biriktirip bir sene sonra beyan edip belirli bir miktarını geri alma yöntemine gitmeyecekler, sanırım maliye bu konuda yeni bir düzenleme yapacak.
Benim burada tartışmak istediğim esas konu sistemin kaldırılmasının yararlı olup olmayacağı hususu değil, işin mali boyutuna girmek istemiyorum.
Bizim halkımızda yerleşik olarak pazarlık etme anlayışı vardır. Hemen her vatandaşımız alışverişlerinde fiş almazsak kaça olur? sorusunu satıcıya sorma suretiyle almış olduğu maldan indirim yaptırabilme ve daha az ödeme telaşı içindedir haklı olarak. Bu telaş özellikle emeklilerde vergi iadesi için fiş toplama zorunluluğunun kaldırıldığı bu yıl daha çok görüldü. Çünkü toplama zorunluluğu kalmamış kağıt parçasının (fiş) satıcıdan talep edilmeme bunun yerine fiyattan indirim yaptırma yöntemi daha cazip gelmiştir. İnsanımız cebindeki paranın satınalma gücünü bu sayede arttırmaya çalışmaktadır. Ama bu temayülün devlet kuramı açısından sakıncaları tehlike arzedecek boyuttadır. Satın aldığınız her mal karşılığında alınmamış her fişte önemli bir miktar satıcının yasal olarak Devlete ödemek zorunda olduğu verginin ödenmemesine yol açmaktadır. Mesele, zaten kıt kanaat geçinen satıcıya acıma duygusu ile alıcının biraz daha az ödeyerek parasını tasarruflu kullanma arzusundan daha öte ve önemli olarak kamu hizmetlerinin gereği gibi yerine getirilip getirilmemesinde esas unsur olan maliyet kısmının karşılanıp karşılanmadığı noktasında kendini göstermektedir.
Hepimizin bildiği ama her zaman hatırlanması gereken şey; devletler varlıklarını idame ettirmek için bir takım ekonomik sistemler uygularlar ve ekonomik hayatı düzenleyici bir takım tedbirler alırlar. İdame olunucak şey devletin varlığı ise idame edilebilmesi için devlet kanatları altında yaşayan vatandaşların bu idameye katkısı şarttır. Hepimiz her gün kamu hizmetlerinin yeteri kadar sunulmadığı, eksik sunulduğu veya geç sunulduğu hususunda şikâyette bulunuruz. Ama bu şikayeti haklı kılacak olan kendi görevimizi yerine getirmek içinde çaba sarfetmeyiz. Çocuğunun okuduğu okulun binasının tamiratı için gerekli olan para gökten zembille inmemektedir. Bu, senin, benim ve onun yani hepimizin vermiş olduğu vergiler neticesinde sağlanmaktadır. Konun örneklendirilmesi elbette mümkündür.
Sözün kısası şudur: nasıl olsa toplama zorunluluğu yok diye alışverişlerinizde fiş almamazlık yapmayalım. Her aldığımız fişte önceden belirlenmiş oranlarda miktar devlete, ondanda sana kamu hizmeti olarak geri dönmektedir. Toplumsal bilinç önce kendi görevlerimizin hakkıyla yerine gelmesiyle mümkündür. 10/01/2007