Sistemdeki açıkları kullanarak devletin kasasına el uzatan bu uyanıklar, yapay zeka destekli denetimler ve titiz dosya incelemeleriyle tek tek ayıklanıyor. 2016 yılından bu yana geriye dönük yapılan taramalarda, yüz binlerce kişinin emeklilik hakkı bir gecede ellerinden alındı. Bu tablo, sadece bir usulsüzlük tespiti değil, aynı zamanda dürüst vatandaşın hakkını koruma yolunda atılmış çok sert bir tokattır. Devlet, "benim paramı haksız yere alamazsın" diyerek, yıllardır süren bu sahtecilik zincirini en zayıf halkasından kopardı.
Geri ödemeler ocak söndürecek cinsten
Usulsüzlüğü tespitedilenleri sadece emekli aylığının kesilmesi değil, hayatlarını karartacak kadar ağır mali yaptırımlar bekliyor. SGK, kasıtlı olarak sahtecilik yaptığı kesinleşen kişilerden, son 10 yıl içerisinde ödediği her kuruşu yasal faiziyle birlikte geri istiyor. Bu, bugünün şartlarında milyonlarca liralık devasa borç yükleri anlamına geliyor. Üstelik iş sadece parayla da bitmiyor; bu kişilerin ve onlara çanak tutan paravan şirket sahiplerinin dosyaları doğrudan savcılığa sevk edilerek "resmi belgede sahtecilik" suçundan hapis istemiyle davalar açılıyor. Devlet, yapılan bu hileyi sadece bir idari hata olarak görmüyor, doğrudan kamunun cebine atılmış bir el olarak değerlendiriyor. Yanlış hesap Bağdat’tan değil, artık SGK’nın dijital denetim duvarından dönüyor ve faturası her zamankinden çok daha ağır kesiliyor.
Bağ-Kur’dan kaçışın bedeli ağır oldu
Peki, insanlar neden bu tehlikeli yollara sapıyor? Cevap basit: Daha az prim günüyle, daha yüksek maaş alma hırsı. Bağ-Kur’un emeklilik şartlarını ağır bulan binlerce kişi, kağıt üzerinde kendisini bir tanıdığının yanında SSK’lı göstererek sistemi kandırmaya çalıştı. Özellikle kendi şirketinin ortağı olup başka bir yerde sigortalıymış gibi görünen "joker" profiller, denetmenlerin en kolay avı haline geldi. Aydın’da çökertilen ve Türkiye geneline yayılan "Joker Çetesi" operasyonları, bu işin organize bir suç şebekesine dönüştüğünü de kanıtladı. Ancak unutulmamalıdır ki; sahte raporlarla malulen emekli olanlardan, paravan şirketler üzerinden gün dolduranlara kadar herkes için çanlar çalıyor. Bu operasyonlar, dürüstçe primini ödeyen milyonlarca insanın hakkının, uyanıklık peşinde koşanlara yedirilmeyeceğinin en net ve dobra kanıtıdır.





