Merhaba değerli okurlar… Tarkan’a Türk Dil Kurumu ödül vermiş; ‘Şarkılarında çok sayıda deyim ve atasözü kullandığı için’ Bu yazıma ben de bir deyimle başlayacağım; her ne kadar ödül almasam da…

‘Suyu Çıktı…’

Daha güzel bir deyim kullanmak isterdim ama günümüz Türkiye’sinde ödüle en layığı olmasa da gündeme en uygun olduğunu düşündüğüm deyim bu. Nedir suyu çıkan?

Başörtüsü – Din – Baskı tartışmaları elbette…

Herkes konuşuyor… Ama herkes…

Fakat asıl üzücü olan bir konu var ki; toplumun ümit bağladığı hükümet de konuşuyor…

Sadece konuşuyor…

Duyarlı(!) medya desen vur patlasın çal oynasın…

Ben oyunu AK Partiye vermiş birisi olarak, hükümetimizin her bir değerli milletvekiline ve Başbakan Sayın Erdoğan’a bu konularda yalnızca konuşmayı yakıştıramıyorum…

Bu konular açıldığında sorunların önündeki cümlemiz ne peki?

“Ekonomimiz iyiye gidiyor.”

Elbette! Tamam gidiyor gitsin düzelsin elbette. ‘Kral para YTL’ haberleri duymak güzel. Fakat; Benim (onlar kafalarını saklamak için değil, Allah rızası için örtünürler)’ sözünü içine tam bir iman ve inançla işlemiş annelerimin bacılarımın sorunları ne olacak?

Onlar okuyamamış, onlar yetişememiş, birer insan olduktan sonra cebine kaç para girdiğinin, kişi başına düşen milli gelirin umurlarında olacağını mı sanıyorsunuz?

Artık ‘Haydi kızlar okula’ kampanyasını ‘Bazı kızlar okula’ kampanyasına çeviren zihniyetin devamını sağlayan bir hükümet değil, dayatılana boyun eğmeyen, halkı için dik duran bir hükümet görmek istiyoruz.

“Başörtüsü simge değildir! Velev ki olsa bile simgelere yasak koyabilir misiniz?” çıkışını yapan Başbakan elbette yine artı puanlar kazanmıştır. Fakat 6 yıl!!! Değerli büyüklerimiz 6 yıl oldu. Ve 6 yıldır bu simge olmayan, simge olsa bile yasaklanamayacak olan şey benim güzel ülkemin her bölgesinde yasak!!! Hem de kanunsuz kuralsız bir şekilde…

YASAK!!!

“Ülkeyi terk edeceğim” diyen bir adam çıktı, günlerce onunla meşgul olduk. Herkes onu yazdı. “Yahu, defol git be adam!” diyemeyenlere gitmesin diye günlerce milletin vaktini alanlara sorarım!

-         Günün birinde de çıkıp, açık – kapalı, erkek - kadın fark etmez, okullarından, görevlerinden uzaklaştırılıp yurtdışına tabir yerindeyse itelenen, ötelenen vatandaşlarımızın; o kardeşlerimiz, ağabeylerimiz, ablalarımız annelerimiz, sanatçılarımız hatta milletvekillerimizin hakkını arayacak mısınız? Yalnızca bir gün çıkıp bunu arayacak mısınız?

Ben cevabı vereyim aramayacaksınız! Bir yerlere yamanıp satılmış köşelerde iki satır yazı için milyon dolarlarla oynamak varken ne gerek var değil mi? Bunu yapacaksınız!!!

Kara, pis, lekeli kalemlerinizle insanların hayatları, onurları, gururları, inançları ile oynayıp çamura bulamaya çalışıp paraları cukkalamak varken!!!



Sonra da 50’yi aştığınızda satılmış köşelerinizden bir bahane ile kovularak bir de kitap yazarsınız. Son vurgunu da oradan yapıp hayatınızın geri kalanını tribleks yazlığınızda, çıplaklığıyla gurur duyduğunuz karınızla geçirmeye bakarsınız…

Şeytanınız bol olsun beyler…

Bu halkın son umudunu bağladığı Ak Parti hükümeti de kredisini tüketmeden, insanların hak ve özgürlüklerine el ve dillerin uzatılamadığı bir ülke oluşturmak için kolları sıvayıp harekete geçmezse, yarın bu teveccüh ve sevgi biter ve onlara da bir villa, para içinde 6-7 yıldan başka bir şey kalmaz; bunu böyle bilsinler… Doğduysa anasından gelsin artık kahraman!

Birkaç dize ile yazımı bitirmek isterim değerli dostlar… Sizi bu anlamlı dizelerle baş başa bırakayım…

Selam ve Dua ile…



Burası Peşkeşistan

Adı dillere destan

Başladı özden kopuş

Bozuldu edep erkan…….

(…)

Burası Peşkeşistan

Adı dillere destan

Doğduysa anasından

Gelsin artık KAHRAMAN

 

-