Muhammed USLU
Ispartadan hiçbir şey olmaz
Biraz sert bir başlık oldu ama, gerçekler acıdır.
Esnafsanız eğer bu yazıyı dikkatli okuyun. Belki sinirlenebilir, belki kızabilirsiniz ama, çok dikkatli okuyun.
Bu memlekette iş yaptırmak, iki kişiyle bir araya getirmek o kadar zor ki.
Yıllar önce kendime ait bir yerel gazetede bas bas bağırdım. Dedik ki; şehrin önde gelenleri, kanaat önderleri, dengeleri sağlayan ağır ağabeyler bir araya gelip bu güzel kent için bir şeyler yapsın. Kampanya başlatan adamın ne gibi bir menfaati olabilir.
Herkes o tarihlerde yanlış anladı bizi. Olmadık kuplar, olmadık hikayeler uydurdular.
Nereye kadar bağırabiliriz ki, bir gün bağırdık üç gün bağırdık on gün bağırdık, sonunda bizim de şevkimiz, hevesimiz gitti.
Salıverdik peşini.
Bu şehrin ne hali varsa görsün dedik. Aynen yüzde 80imizin dediği gibi. Bazen düşünüyorum, Allah iyi ki bize üniversite ile askeri vermiş. Değilse aç kalacakmışız. Memleketin bankalardaki hesaplarını öğreniyoruz.
Kimden?
Belediye Başkanı Hasan Balamandan.
Kaç lira?
Tam 1 milyar dolar.
Ne demek bu?
Tam 1.1 katrilyon lira.
Bu parayla nelerin olabileceğini, kaç tane Denizli edebileceğimizi biliyor musunuz?
Ama yok İki kişi bir araya gelirse, birisi diğerinin kuyusunu kazar fikri doğuyor hemen.
Bunları alt alta sıraladıktan sonra nasıl bir tablo çıkıyor karşımıza?
ISPARTADAN HİÇBİR ŞEY OLMAZ.
Aslına bakarsanız biraz daha gerilere gitmek gerekiyor, ülkeyi 50 yıla yakın bir süre yöneten Süleyman Demirel o kadar rahat alıştırmış ki bizi.
Şöyle bir fikir türemiş: Siz oyu verin, gerisi bana kalmış.
Hiç riske giren yok, hiç elindeki parayı yatırıma dönüştüreyim fikri yok.
Hükümetin Isparta temsilcileri seçildikten sonra kendi kendime dedim ki, şimdi olur galiba. Yıllardır teşvik teşvik diye sızlayan bu memlekete istediği gelir. Bu fikri de nasıl düşündüm. Bu bizim hükümet temsilcilerinin içinden bir tanesinin fabrikası var. Teşvik gelirse onun da menfaatine Çünkü bizim milletimizde bir ana felsefe vardır. Kendi menfaatlerimiz varsa, çok daha fazla çaba sarf ederiz.
Ne oldu?
Yine olmadı. Ondan sonra da çıkıp medyaya geldi - geliyor, gelmesi lazımdı, yolda kaza geçirmiş, hastaneye kaldırılmış, tedavi olduktan sonra gelecekmiş
falan falan falan
Hep böyle kandırılmışız, böyle kandırılmaya da devam edeceğiz. Bakın bir şey söyleyeyim mi?
Kaza yapıp hastanede tedavi altına alınan teşvik, yerel seçimlere bir ay kala iyileşiverir. Ondan sonra tekrardan yola çıkar.
Geldi gelmek üzere, Antalya yolundaymış falan denir. Sonra seçimler bitince Sav yolunda yine kaza yapıp hastaneye kaldırılır.