“Bir dostu bırakıp gitme hakkına sahip değilsek, o dostluğun varlığından söz etmek mümkün değildir” demiş Romain Gary.Gerçekten de; ne kadar ara verirseniz verin, dost gücenmez. Kaldığın yerden devam etmektir dostluk. Sitemsiz, kavgasız, gürültüsüz geçinmektir. Sevmektir. Karşılıklı verilen açık çektir. Ne bir taraf çeke bir bedel yazar, ne öteki taraf bir tarih koyar. Bedelsizdir, tarifsizdir, tarihsizdir, mesafesizdir. Araya kilometreler girmiştir. Basit bir organizasyonla otobüslere binilir, toplanırsınız. Çocuklardan daha şen, tek düşmanınız vakitken, hatrı 40 yıl olan kahvelerden bolca içersiniz, 40 yıl sonrasını düşler gülersiniz. İyi ki varsın, iyi ki tanımışım sizi dersiniz. Ve bu samimiyetin içinde bütün dertleri unutmasanız bile bir araya gelince çözeceğinizden en ufak bir şüpheniz olmaz.Dostluk yaşama sevincidir, ümittir. Bir sıkıntınızı, bir hatanızı utanmadan anlatabilmektir. İnsani yanınızı göz önüne sermek ve insani yanlarınızı göz önünde sevmektir.
Mevlana gerçek bir dost için;”altın olarak dostluk, ateş olarak müsibet” der. Yani altının değerini ateşe tutunca anlıyorsak, dostun değerlisini de ateş içinde anlayabiliriz. Gerçek dostta biz ateşe düştüğümüzde yanmayı göze alarak elini uzatabilendir.Dost kara günde belli olur sözünün anlamı benim için budur. Ama şunu ayırmak isterim; dostlarınızla birbirinizi belanın içine çekip, çıkmak için çabalamak dostluk değildir. Günümüzde bunu çok görüyorum. Zaten sizi o ateşe düşüren, sizi o ateşin içine çeken dostum dediğiniz kişi. Bunları ayırabilmek çok zor. Tabii ki yaşanan zorluklar insanları birbirine yaklaştırır, belki bu zorluklardan, bu yanıklardan büyük dostluklar da çıkabilir. Ama bence dostları yakınlaştıran kahkahalar, gülümsemeler, birlikte geçirilen eğlenceli vakittir.Verdiğiniz sözü zamanında yerine getirdiğinizde dostunuzun yüzünde beliren gülümseme, size zaman ayıran değil zaman yaratan dostunuzla içinizdeki duruma ağlamak dururken attığınız kahkaha.
Son olarak belirtmek isterim ki esas olan paylaşımdır. Paylaştığınız her neyse o kadar büyürsünüz. İyiliği, güzelliği, sevgiyi paylaşın, temelinde sevgi olan bir dostunuz olsun. Kapısını her daim çalabileceğiniz ve kapınızı her daim çalabileceği güvenini verdiğiniz bir dostunuz olsun. Saçma bir duvar ölçüsünü 15 dakika tartışabileceğiniz, Cahit Sıtkı kaç yaşında ölmüş diye iddialaşabileceğiniz, taraflardan biri aptal aşık olduğunda dalga geçebileceğiniz, gerektiğinde yaklaşıp- istediğinde uzaklaşabileceğiniz, uzaklaştığınızda size kırılmayacak, hatta kötü bir anınızda kırılabileceği sözleri bile çekinmeden söyleyeceğiniz bir dostunuz olsun. Dostluğunuz daim, ömrünüz uzun ve kardeşce olsun. Sevgiyle….