8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle pazar tezgahlarından ticaretin kalbine kadar hayatın her alanında varlık gösteren kadınların sesi olduk. Hazırlanan bu özel haber çalışması, kutlamaların gölgesinde kalan asıl gerçeği; yani emeğin, geçim derdinin ve hayatta kalma mücadelesinin öyküsünü ilk ağızdan aktarıyor.
"Bizim İşimiz Emek"
Pazar tezgahlarında alın teri döken kadınlar için takvimdeki bazı özel günler anlamını yitiriyor "Aynı pazarımıza geliriz, işimizi yaparız kızım. Bizim için her gün 8 Mart; bizim işimiz bu," diyen kadınlar, emeğin sadece bir güne sığdırılamayacak kadar sürekli olduğunu vurguluyor.
Gölgede Bir "Kutlama"
Kutlama mesajlarının yerini bazı yüreklerde derin bir endişe ve hüzün alıyor. Kadına yönelik şiddetin son bulmasını dileyen emekçiler, toplumsal bir yaraya şu sözlerle parmak basıyor: "Televizyonu açıyoruz her gün kadın öldürülüyor. Erkekleri de kadınlar doğuruyor ama kadınlar öldürülüyor.". Kadınların ortak dileği ise, sağlıklı, mutlu ve huzurlu yarınlar.
Kadın’ın Hayattaki Yeri
Kadının toplumdaki ve ailedeki düzenleyici rolünü sarsıcı bir dille ifade eden bir diğer emekçi, kadının olmadığı bir dünyanın eksikliğini şu samimi sözlerle özetliyor: "Eğer kadınlar olmasın, erkekler boynunun kirinden ölürler. Kadın dediğin zaman gül olur, gül açılır.".







