Türk futbolunun en köklü çınarlarından Galatasaray, yeşil sahalardaki mücadelesinin yanı sıra son günlerde idari ve mali boyutta sarsıcı bir iddiayla çalkalanıyor.
Sarı-kırmızılı camianın üzerinde kara bulutlar dolaşmasına neden olan bu iddia, kulübün 121 yıllık tarihi boyunca kazandığı ve kulüp müzesinde gururla sergilediği 26 yerel lig şampiyonluğu kupasına haciz geldiği yönündedir. Spor medyasının ve taraftarların gündemine adeta bir bomba gibi düşen bu gelişme, Galatasaray ile Ataşehir’de bulunan Taç Spor Tesisleri’nin eski yönetimi arasındaki geçmişe dayalı derin bir mali anlaşmazlıktan ileri geliyor. İlk olarak deneyimli gazeteciler ve spor yazarları tarafından köşelere taşınan bu sarsıcı olay, milyonlarca sarı-kırmızılı taraftarın akıllarında derin soru işaretleri ve endişeler yaratırken, yönetim cephesinden gelen teknik açıklamalar ile alacaklı tarafın beyanları spor kamuoyunda çok yönlü bir tartışmanın fitilini ateşledi.
Galatasaray’ın Kupalarına Haciz mi Geldi?
Spor dünyasını derinden sarsan ve sosyal medyanın bir numaralı gündem maddesi haline gelen iddialara göre, Galatasaray Spor Kulübü’nün müzesinde yer alan 26 lig şampiyonluğu kupası hakkında "hükmen muhafaza" kararı alınarak hukuki haciz işlemi başlatıldı. Gazeteci Alper Mert ve Sözcü yazarı Turan Yücel’in belgeleriyle gündeme taşıdığı, ardından Arif Kızılyalın gibi tecrübeli isimlerin de köşelerinde yer verdiği bu olay, kulübün mali sıkışıklığının hangi boyutlara ulaştığını gözler önüne seriyor. Kulübün sembolü niteliğindeki şampiyonluk kupalarının hukuki olarak haciz kapsamına alınması camiada infial yaratırken, bağımsız spor yorumcuları bu durumun uzun süredir kulüp yönetimini eleştiren muhalif kanat için büyük bir koz haline geldiğini belirtiyor. Yönetim kanadından bu şok edici işleme dair doğrudan, keskin bir yalanlama gelmemesi ise iddianın doğruluk payını ciddi şekilde artırıyor.
Galatasaray Taç Spor Olayı Nedir?
Kamuoyunun cevabını en çok merak ettiği "Taç Spor davası nedir?" sorusunun kökeni, aslında 2014 ve 2015 yıllarında iki kurum arasında imzalanan protokollere ve hisse devri sözleşmelerine dayanıyor. O dönem Galatasaray bünyesine dahil edilen ve işletmesi devralınan Ataşehir’deki Taç Spor Tesisleri ile ilgili süreçte, taraflar arasında 4 milyon dolarlık (veya euro muadili) bir borç ve ödeme uyuşmazlığı baş gösterdi. Taç Spor cephesi, bu 2015 protokolünden doğan milyon dolarlık alacaklarını uzun süredir tahsil edemediğini öne sürerek konuyu icra müdürlüklerine ve Türk yargısına taşıdı. Alacaklı tarafın başlattığı bu yasal takip sonucunda icra memurları, borcun tahsilatına karşılık olarak Galatasaray'ın tarihi başarılarını simgeleyen 26 adet şampiyonluk kupasını yasal koruma ve haciz altına aldırdı. Taç Spor yönetimi alacak iddialarını ve haciz kararlarını net bir dille doğrularken, Galatasaray Kulübü yönetimi ise bu krizi "ortaklar arasında gerçekleşen basit bir hisse devri ödemesi süreci" olarak nitelendirerek olayın büyüklüğünü arka plana itmeye çalışıyor.
Haciz Kararı Sonrası Şampiyonluk Kupaları Müzeden Alınacak mı?
Galatasaray taraftarlarını en çok kahreden ve uykularını kaçıran senaryo, kupaların fiziken sergilendikleri yerden sökülerek götürülme ihtimalidir. Hukukçuların ve spor yazarlarının aktardığı detaylara göre, 26 şampiyonluk kupası şu an için fiziken Galatasaray Müzesi'ndeki yerlerinde durmaya devam ediyor. Ancak uygulanan "hükmen muhafaza" işlemi, borcun ödenmemesi durumunda yasal olarak bu mallara el konulmasının ilk ve en ciddi adımıdır. Eğer Galatasaray yönetimi, Taç Spor tarafına olan 4 milyon dolarlık bu kritik borcu kısa süre içerisinde tasfiye edemez veya taraflar arasında yeni bir yapılandırma anlaşması sağlanamazsa, icra memurları kupaları fiilen müzeden sökerek yasal bir Yediemin Deposu'na kaldırma yetkisine sahip olacak. Kulislerde, en gereksiz transferlerin menajerlik ücretleri kadar olan bu meblağın ödenemeyip kulübün onurunun bu şekilde tehlikeye atılmasına, camianın Ahmet Yüce gibi ağır toplarının ve duayen isimlerinin inanılmaz derecede öfkeli olduğu ve yönetim üzerinde büyük bir baskı kurduğu konuşuluyor




