SEDAT  CİCAN – 19.01.2024

           Dünyanın ve ülkemizin en ağır, zor ve kutsal mesleklerinden biri olan BASIN mesleğinin biliyorsunuz 2 bayramı vardır.

10 Ocak 1961 yılından bu yana kutlanan, 53 yıllık ÇALIŞAN GAZETECİLER gününde de, 24 Temmuz 1908’den beri kutlanan Basından sansürün kaldırılışının 116. Yılında da  ortak  gündem ve ortak sorunumuz mekan derdidir.

        Isparta’mıza baktığımızda ise merhum  tarihçi-gazeteci- yazar abimiz Fuat Süreyya ORAL’ın 02.06.1978’de bir avuç insanla bir araya gelerek  bir ideal için  kurduğu ISPARTA GAZETECİLER CEMİYETİNİN de ortak derdi ve sorunu da  kalıcı  bir  me-kan-dı.

 Hani derler ya. “Dünyada mekan, ahirette iman” diye… Boşuna değil…

            Etrafımıza bakıyoruz, eğitimcilerimizin ÖĞRETMENEVLERİ var, emniyet mensuplarımızın POLİS EVLERİ var, subay ve astsubaylarımızın  ORDUEVLERİ var, ayrıca şehrimizde  aş evleri - iş evleri var. Yani her mesleğin mensuplarının toplanıp dinleneceği-eğleneceği-vakit geçirebileceği mekanları var.

            Ya gazetecilerin bir araya gelebileceği sosyal bir mekan var mı? Cevap yok… Hem de yıllardır.

İlimizin sosyal- kültürel eksiklik ve  ihtiyaçlarından biri olan BASIN MERKEZİ konusu, Cemiyetimizin kuruluşundan  46 yıl sonra radikal çözüme kavuştu. (O zamandan bu zamana kadar 8 Belediye  başkanı geldi geçti amma mekan derdi çözülememişti.)

Ve eski KONUR PARKI, şimdiki (SONER TOROS PARKI) içinde inşa edilen Basın merkezi, şehrimizin 24. Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in  gayretleriyle  hizmete girdi. Bundan böyle gazeteci kardeşlerimizin de bir mekanı oldu. Çok amaçlı hizmet verebilecek düzeyde bir mekan hem de.

(Basın merkezindeki imkanlarla meslektaşlarımız  haber-yorum akışı sağlayabilecek, günün stres ve yorgunluğu bu mekanda atabilecek, basın toplantıları bu mekanda gerçekleştirilebilecek, çocuk parkında meslektaşlarımızın çocukları eğlenebilecek, park içinde nişan-nikah-düğün törenleri yapılabilecek.)  

            19 Ocak 2024 tarihi,  bunun için Isparta’mızda basın mensuplarının,  3. Bayramıdır.

            Peki bunu kim sağladı? 

Eşine Tek Kelime Etti Yargıtay Boşanmaya Karar Verdi Eşine Tek Kelime Etti Yargıtay Boşanmaya Karar Verdi

            Genç, enerjik, sempatik, sorunlara pratik çözümler üretebilen ve 29 Nisan 2021’de corona virüs denilen, pis bir mikrop yüzünden,  çok genç yaşta kaybettiğimiz değer,  gazeteci kardeşimiz,  merhum Soner TOROS sağladı. 

            Varlığı ile başka, yokluğu ile bambaşka bir isimdi,  Soner Toros.

            İşte bu kardeşimize,  ahde vefa  olarak  Isparta Belediye Başkanımız Şükrü Başdeğirmen büyük bir kadirşinaslık ve hemşehrilik örneği göstererek SONER TOROS BASIN MERKEZİNİ ilimize ve hepimize  kazandırdı. Sözünü, icraata döktüğü için. Soner Toros ismini ölümsüzleştirdiği için, kendilerine minnettarız, şükran borçluyuz. Emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler.

            Bizler,  buraya  ( ahde vefa köşkü )  diyoruz. Neden? Cemiyetimizin kuruluşundan 46 yıl sonra geldiği için.

            BİNLERCE İNSAN  DUYGU  SELİ  YAŞADI.

            Açılış törenindeki konuşmalar sırasında sunucu  Ruzin hanımın, Başkan Başdeğirmen’in, Gazeteci abimiz Hilmi Özdemir’in ve de Soner kardeşimizin kızı Kavin’in duygu dolu, hasret dolu, vefa dolu  söz ve davranışları  BİNLERCE  İNSANIN  duygu seli yaşamasına neden oldu.

 Bizler,   meslek hayatımız boyunca pek çok açılış-tören-toplantı-miting ve acı tatlı olaylara katıldık, çok şeyler yaşadık. Buradaki kadar  etkilenmemiştim.

TEKNOLOJİNİN  GÖZÜNÜ  SEVEYİM.

Hele hele Soner Toros  kardeşimizin ağzından 3 boyutlu sistemle sağlanan  mesajı kurulan platforma yansıtılınca hem hayretler içinde kaldık, hem de duygusal anlar yaşadık.

 Kısacası şu ki, unutulmaz gün yaşadık.

Evet… Çok  çok  üzüntülüyüz Soner gibi,  cevval bir gazeteci kardeşimizi çok  erken  kaybettiğimiz için, çok sevinçliyiz harika bir   BASIN  EVİMİZ  olduğu  için…

Keşke cemiyetimizin kurucusu bir avuç  idealist  insan da bu günleri ve bu  mekanları görebilselerdi. 

Hayat devam ediyor, dostlar.

                                                                       Saygılarımızla.