Merhaba Değerli Okurlarımız...
Tercüman Gazetesi ve benzerlerinin Köşkte Cumhuriyet resepsiyonunu kastederek Atam Affet manşetleri ile verdiği ve Başörtülüleri Hain ilan eden küstah cümlelerin aslında nasıl olması gerektiğine değinelim biraz isterseniz.
Önce tercümanın haberini hatırlayalım sonra yazımıza geçelim inşallah.
Tercüman Gazetesi 29 Ekimdeki Cumhurbaşkanlığında düzenlenen resersiyonla ilgili olarak Affet Atam başlığı ile verdiği haberde Başörtülü vatandaşların köşke girmesini hazmedemeyerek onlara hain demişti.
İşte Tercümanın haber metni;
Cumhuriyet'in 84. yıldönümünde sana verdiğimiz sözleri tutamadık, özür dileriz Atam. Dışarıdaki hainler bir yana, içimizdekileri yok edemedik. Dün Çankaya'daki resepsiyonda seni çok aradık. Günlerdir merakla beklenen resepsiyon, dün akşam Çankaya Köşkünde gerçekleşti. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Cumhuriyet Bayramından bir gün sonra, eşi Hayrünisa Gül ile verdiği resepsiyonda 40ü türbanlı 800 kişiyi ağırladı. Hayrünisa Gülün ilk kez resmi resepsiyonda ev sahipliği yaptığı Köşk, tarihi bir olaya sahne oldu. Başbakan Erdoğanın eşsiz katıldığı resepsiyonda komutanlar ve muhalefet yoktu. Bazı erkek davetlilerin Hayrünisa Gül ile, bazı bayan davetlilerin de Abdullah Gül ile tokalaşmaması dikkatlerden kaçmadı... Gülün Cumhurbaşkanlığında ilk kez Çankaya Köşkünde eşli resepsiyon verilmiş oldu. 31.10.2007"
Bizler de Ata'ya bir şikayet listesi çıkarsaydık acaba ne derdik? Buyurun...
Affet bizi! Yargı kademelerini başı örtülü avukatlardan, faili meçhullerin üzerine giden, aralarında güvenlik mensuplarının da bulunduğu tespit edilen çete mensupları hakkında suç duyurusunda bulunmaya cüret eden savcılardan itinayla temizledik, eşleri örtülü olan hâkimler hakkında soruşturma açtık. Ancak üzerinde tarafsızlığını bozacak bir sembol taşımayan, tek sembol giydiği tarafsız hâkim cübbesi olan hâkimlerin, tecavüze uğrayan kadın olay sırasında bağırmadığına Gore demek ki kendisinin de rızası vardır ya da kadının yemek ve ev işi yapması evlilik içinde alınan mallarda payı olduğunu göstermez tarzı yorumlarına engel olamadık, üzgünüz.
Cumhuriyetimizin 84 yaşına basmasına rağmen halen bu topraklar üzerinde yasayan halklarla, insanlarla, topluluklarla eşit vatandaşlık zemininde buluşamamaktan dolayı tadımız huzurumuz kalmadı. sözde vatandaş özde vatandaş ayrımı yaparak ülkenin bütünlüğünü hedef alan, bölücü demeçler verenlere karşı göğsümüzü tunç siperi yapamadık, utanıyoruz.
Sana karşı mahcubuz affet bizi, senin sınıfsız kaynaşmış bir toplum olarak nitelediğin Türk milletinin Cumhuriyet bayramında bu toplumdaki kadınların %62sini oluşturan başörtülü kadınların Cumhuriyetin resepsiyonundaki varlıklarıyla oluşturdukları görüntü kirliliğini önleyemedik. Hatayı nerde yaptık bilmiyoruz, bize gösterirsen seviniriz Atam.
Gerçekten gözlerimiz seni Cumhuriyetin yıldönümünde de çok aradı. Ancak belki de iyi ki yoksun demek geliyor içimizden. Yoksa sana 2007 yılında halen Türkiyede 6.700.000 (altı milyon yedi yüz bin) kadının okuma yazma bilmediğini, Türkiyede okuma çağındaki 400600 bin kız çocuğu okula gitmediği için UNICEF desteğiyle haydi kızlar okula kampanyası düzenlendiğini nasıl açıklardık bilmiyoruz.
Bu nedenle affet bizi, çünkü biz halen, çağdaşlığın, muasır medeniyet seviyesine ulaşmanın, kadınların sac modelinden, başını örtüp örtmediğinden geçtiğine inanan zihniyeti içimizde barındırıyoruz. Öyle ki gazetelerimiz bir resepsiyona katılan kadınları sadece ve yalnızca başörtülü oldukları için hain ilan edebiliyorlar. Belki onlar yukarıdaki soruların mantıklı bir açıklamasını yapabilirler, biz yapamıyoruz, o yüzden mahcubuz, affet bizi.
Siyasal, sosyal, ekonomik ve kültürel hayattaki şikâyetlerimizin hepsini buraya yazmak istesek satırlar yetmez. Yazdıklarımız yazmadıklarımızın izlerini taşır, tamamını kabul et Atam.
Selam ve Dua İle
- - - - - - -