Isparta’da bir tabiat harikası olan bu bölge, Türkiye’nin kıyıda köşede kalmış, belki de keşfedilmeyi bekleyen veya çok da fazla bilinmeyen noktalarından biri olarak öne çıkıyor. Gölcük Krater Gölü ve Nemrut Kalderası ile birlikte ülkemizin iki kalderasından, yani patlamayla oluşan kraterlerinden bir tanesi olan bu alan, Batı Anadolu’nun da tek kalderası olarak kayıtlara geçmiş durumda. Bu nedenle korunması gerekli bir alan olarak biliniyor.
Gerçekten manzaranın muhteşem olduğu bölgede, adeta patlamayla oluşmuş gibi daire şeklinde bir gölden söz ediliyor. Etrafı ormanlarla çevrili bu alan, doğa harikası bir görüntü sunuyor ve Isparta’daki Gölcük Parkı olarak da biliniyor.
Bu göl aynı zamanda efsaneleriyle de dikkat çekiyor. Yalnızca doğal güzellikleriyle değil, yıllardır dilden dile dolaşan gizemli hikâyeleriyle de bölge halkının ilgisini çekiyor. Anlatılan rivayetlere göre gölün altında Osmanlı dönemine uzanan gizli bir tünel ağı bulunuyor.
En çarpıcı iddialardan biri ise 1976 yılında yapılan bir kaçak kazıda mühürlü bir kapının açılmasıyla ortaya çıkan esrarengiz olaylar. Hatta bulunduğu noktadan Eğirdir Gölü’ne kadar uzanan bir hattın olduğu da yine efsaneler arasında yer alıyor. Bu rivayetlere göre Gölcük Krater Gölü’nden başlayıp Eğirdir Gölü’ne kadar, yani yaklaşık 50 kilometrelik bir mesafeye uzanan gizemli bir tünel bulunduğu ifade ediliyor.
Gizemli bir tünelin varlığı ve çeşitli sembollerin bulunduğu da yine anlatılan rivayetler arasında yer alıyor. Göl çevresindeki kayalık alanlarda çok ilginç oluşumlar olduğu, farklı şekiller, dairesel figürler ve mihrap benzeri oyukların yıllardır tartışıldığı belirtiliyor. Bu yapıların eski uygarlıklardan kalmış olabileceği ifade edilse de bugüne kadar bu iddiaları doğrulayan resmi bir bilimsel çalışma bulunmuyor. Bu nedenle söz konusu anlatımlar şu an için sadece rivayet olarak değerlendiriliyor.
Ancak en dikkat çeken iddialardan biri de Osmanlı dönemine ait olduğu söylenen bazı haritaların bölgede bulunduğu ve bazı araştırmacıların 19’uncu yüzyıl haritalarında Gölcük çevresini “mahzeni sır” olarak işaretlediği yönündeki bilgiler. Yani sır dolu bir bölge olduğu yönünde çeşitli anlatımlar bulunuyor.
Türkiye’de bu göllerden yalnızca iki tane bulunduğu ifade edilirken, bölgeyi ziyaret eden vatandaşlar sadece gölün güzelliklerini izlemekle kalmıyor. Gölün üst kısımlarında yer alan piknik alanlarında da vakit geçiriliyor. Vatandaşlar doğayla iç içe zaman geçirirken, çoğu zaman bu anlatılan rivayetlerden habersiz şekilde bölgenin doğal güzelliklerinin tadını çıkarıyor.




