Akdeniz Gazetesi’nin 24 Mayıs Pazartesi günkü sayısında yer alan bir haberi okuyunca beynimden vurulmuşa döndüm. Haberde aynen şu cümleler vardı: “2008 yılı sonu itibariyle 8.6 milyon TL ciro yapan ISTEM Fabrikası, 2009’da üretim ve ciro açısından büyük düşüş yaşadı. Yıl sonu itibariyle ISTEM’in 2.5 milyon TL ciro yaptığı açıklandı. 2008 ve öncesinde Nijerya, İtalya gibi ülkelere andezit ve kilit taşı ihracatı yapılırken, ISTEM 2009’da bu pazarını kaybetti. Yeni dönemde yurt dışına taş ihracatı hiç gerçekleştirilemedi.”
Bu cümleler fabrikanın genel işleyişi ile ilgili. Haberin devamında ise o fabrikada çalışan işçilerin durumu aktarılıyor. Haberden okumaya devam edelim: “Şu anda kapasitesinin yüzde 50 oranında üretim yapan ISTEM’de yaşanan ekonomik krizin etkisiyle çalışanlara 2 aydır maaş ödenemediği öğrenildi. Kışın personeline 1’er ay ücretsiz izin kullandıran ISTEM, daha önce 3 vardiya üretim yaparken, uzun süre 1 vardiya ile üretim yaptı. Son birkaç aydır vardiyasını yeniden 3 aya çıkaran ISTEM’in eski Belediye Başkanı Hasan Balaman’dan miras kalan borç yükü de geçen sürede iyice arttı. Edinilen bilgiye göre, 16 milyon TL olarak devralınan ISTEM’in borcu 1 yılda 20 milyon TL’ye ulaştı”
Akdeniz Gazetesi bu haberini belediye meclisinde dağıtılan 2009 yılı faaliyet raporu kitapçığına dayandırıyor. Yani resmi rakamlar konuşuyor.
Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın seçilmeden evvel ISTEM, ISBAŞ ve BELMAŞ gibi şirketlerin çiftlik haline dönüştüğünü, milyonlarca TL borç batağına sokulduğunu, seçilir seçilmez bu tabloyu düzelteceğini vaat etmişti. Yine Sayın Günaydın, seçilir seçilmez belediye binası ile Büyük Isparta Oteli’ne astırdığı pankartlarda ISTEM ve ISBAŞ’ın borçlarını da yazmıştı. Sayın Günaydın’ın ISTEM ve ISBAŞ’ın başına ‘Genel Müdür’ olarak atadığı arkadaş bu sözleri duymamış olacak ki, gazetede çıkan rakamlar doğruysa, eski Belediye Başkanı Hasan Balaman’dan kalan 16 milyon TL’lik borcu 20 milyon TL’ye çıkartmış.
Isparta’nın en değerli taşlarından olan andezit taşı değerlendirilip çok büyük paralar kazanılabilecekken neden bu başarılamıyor? Muadillerine göre çok daha kaliteli olan andezit taşımıza neden pazar bulunamıyor?
16 milyon TL olan borcu 20 milyon TL’ye çıkaran, şirketi 2 ay personeline maaş ödeyemeyecek duruma getiren, 3 vardiya olan üretimi 1 vardiyaya düşürmeyi başaran, 3 dil bilmekle övünen ISTEM Genel Müdürü Salih Serçe (bu rakamlar ve bu haber doğruysa) derhal görevinden istifa etmelidir. Eğer bu bilgiler doğru değilse, eksik veya yanlış bir şey yazıyorsak Salih Serçe’den cevap bekliyoruz.
***
Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın; borçları ödeyebilmek için azami tasarrufa gidecek, 9 milyon TL’ye mal olan temizlik işini 5 milyon TL’ye düşürecek, 250 kişilik işçi alımı fiyatına 400 kişilik işçi alımı ihalesi yapacak, borç ödemek, yatırım yapmak için kılı kırk yaracak, kendi partisine bile tolerans göstermeyip parti binasını ihaleye çıkaracak sonra da, 3 dil bilen bir Genel Müdür belediyenin bir şirketini bu hale getirecek. Öyle mi?
Ben eminim ki, Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın, bizim Ispartalılar adına hesap sormamızı beklemeden kendisi bu hesabı soracaktır.
***
MHP TEŞKİLATLARINI GÖREVE DAVET EDİYORUM
Yukarıda aktardığım bilgiler ışığında, MHP İl Başkanı Sayın İsa Yalçın ve Merkez İlçe Başkanı Sayın Alpaslan Ekinci’yi de göreve davet ediyorum. ‘Belediye şirketi ile MHP’nin ne alakası var?’ diye soracak olursanız da,hatırlatırım ki, ISTEM’in Genel Müdürü olan arkadaş aynı zamanda MHP’nin Belediye Meclis üyesi. Bunu da geçin, belediye yönetimi başarısız olursa, şuna emin olun ki bunun faturası en geç 1 sene sonraki genel seçimlerde MHP’ye kesilir.
Tekrar ediyorum; laf değil, icraat bekliyoruz.
Sayın Vali’nin uğraşları bize de ders olur mu?
Gündem yoğunluğundan dolayı yazamadık ama bugün burada bir hakkı teslim etmemiz gerekiyor. Sayın Vali Ali Haydar Öner göreve ilk başladığında, “Isparta’nın sorunları ve çözüm önerileri” paneli düzenlemişti. O panelle birlikte kendine bir yol haritası çizmiş, kendi tecrübeleri ile panelde konuşulanları harmanlayarak işe koyulmuştu. Çeşitli zamanlarda, çeşitli ortamlarda da söylediğim gibi; Vali Ali Haydar Öner Isparta’mız için bir şans. Çünkü, Sayın Vali’nin ilimizde göreve başlamasından sonra ikilikler ortadan kalktı, devletin Isparta’ya geldiğini anladık. Her yerde bir sükunet ve bir güven hakim oldu.
Sözün başına dönecek olursak; Sayın Vali’nin düzenlediği panelde Isparta’nın sorunları konusunda en çok ön plana çıkan konulardan bir tanesi de tanıtım eksikliği idi. Isparta gibi dünyada eşine benzerine az rastlanır bir ilde yaşıyoruz ancak bu güzellikleri maalesef tanıtamıyoruz. Uzun uzun yazma şansımız yok ama; Yalvaç Antiocheia, Gölcük Milli Parkı, Davraz Kayak Merkezi, Sütçüler Yazılı Kanyon, Adada harabeleri vb. gibi tarihi ve turistik yerlerimiz dünyanın namı diğer bir çok ülkesinde bile yok.
Sayın Vali ilin sorunları ile ilgili çalışmalarını kademe kademe yürütürken sıra bu tanıtım eksikliğini tamamlamaya gelmişti. Bunun için de en güzel sonuç alınabilecek metot olan ulusal medya temsilcilerini ilimizde ağırlama yolu seçildi. Sayın Vali bütün mesaisini ulusal medyadan gelen arkadaşlara ayırdı ve 4 gün boyunca ne kadar tarihi ve turistik bölgemiz varsa buralara kadar gidildi ve gazeteci arkadaşlara anlatıldı.
Ulusal gazetelere broşür, bilgi, fotoğraf göndererek de haber yaptırılabilir. Ancak bir gazeteci için habere gitmek, o havayı teneffüs etmek, haberi yaşamak çok önemlidir. Ulusal medyadan gelen arkadaşlar çalıştıkları kurumlarda Isparta’dan bir tek satır bile bahsetmeseler de o haberi yerinde yaşadıkları için bunun ilimize getirisi çok fazla olacaktır.
Vali beyin Isparta’mız için bu uğraşlarından ders çıkartarak Ispartalılar olarak bizim de Isparta için yapabileceklerimiz muhakkak vardır. Her şeyi bir kenara bırakalım; Vali beye sırf bize Isparta’mız için uğraşmayı gösterdiği için bile binlerce kere teşekkür etmeliyiz. Sayın Valimize, uzun vadede çok büyük meyveler verecek olan bu çalışmalarından dolayı minnet ve şükran borçluyuz.
Teşekkür ederiz.