Geçtiğimiz hafta içerisinde bu köşeden yazdığım ‘Şu Halk Pazarı meselesi’ başlıklı yazımda, Isparta Ticaret Kültür Merkezi projesinin gelişim safhasından bahsederek, eski Belediye Başkanı Hasan Balaman’a proje ile ilgili 11 soru yöneltmiştim. Balaman bu sorulara cevap verdi. Şimdi sorularımızı hatırlayarak, Balaman’ın verdiği cevapları yazalım. Bu cevaplara geçmeden önce, Isparta Belediyesi yetkililerinden cevaplara karşı bir cevap gelirse onu da aynen yayınlayacağımı belirteyim.

     SORU: ITKM inşaatı için ihaleye çıktığınız tarihte kamulaştırması tamamlanmayan yer var mıydı?

     CEVAP: İhaleye çıkılan alan Günaydın’ın da kendi döneminde ihaleye çıktığı alanı kapsamaktadır. Biz aynı alanı ihaleye çıktık. Daha sonradan buranın içerisinde kamulaştırılmamış alanların olduğunu gördük ve hemen düzenleme yaparak bu alanları ITKM inşaat alanı dışında bıraktık. Sadece Vakıf şerhi vardı. Bunu da bedelini ödeyerek çözdük. Şu an itibariyle ITKM alanı içerisinde herhangi bir özel mülkiyet söz konusu değildir. Zaten ihaleye çıkarken de ‘metrekarenin’ önüne ‘yaklaşık’ kelimesi konulmuştur.

     Günaydın kendi döneminde burayı ihaleye çıkarken ve projesini çizerken bunların hepsini biliyor olması ve temizlemesi lazımdı. Sadece yan yolların kamulaştırmalarını belediye yapacaktı. Ancak buralar ihale kapsamında belirtilen metrekarenin dışındaydı.

     SORU: İhalenin yapıldığı tarihte, ITKM’nin bulunduğu alanda imar planı kaç kat inşaata izin veriyordu?

     CEVAP: O günkü imar yönetmeliği neyse onun uygulaması orada yapılmıştır. Müteahhit firmanın imar yönetmeliğinin üstünde bir teklif vermesi mümkün değildir.

     SORU: Belediye Meclisi’nden, inşaat bittikten sonra belediye ile müteahhide kalacak yerlerin nereler olduğuna ilişkin ve buraların müteahhide tapu devrine ilişkin karar aldınız mı? Belediye Başkanlığınız döneminde müteahhide devrettiğiniz tapuları, encümen kararı ile mi yoksa belediye meclisi kararı ile mi devrettiniz?

     CEVAP: ‘Kat karşılığı ihale’ demek, ihale kanununun maddesi içerisinde her şey yazılıdır. Meclis kararı ile ihale yapma yetkisi belediye encümenine verilmiştir. Encümen önce şartnameyi hazırlamış ve ihalesini yapmıştır. Tüm paylaşımlar sonuçlanan ihale dosyasının içerisinde mevcuttur. Yine ihale şartnamesinde müteahhide kalan gayrimenkullerin tapu devrinin nasıl yapılacağı da belirtilmiştir. Örneğin inşaat belirli bir yüzdeye gelince, müteahhide ait alanların belirli bir yüzdesinin tapu devri yapılacağı gibi. Kanun gereği tekrardan bir meclis kararı veya encümen kararı almaya gerek yoktur. İhale yasasını ve sonuçlanan ihale dosyasını tam inceleyip okumuş olsalardı böyle polemiklere girmelerine hiç gerek kalmazdı.

     SORU: Zamanın AKP’li Meclis Üyesi Seyfettin Kalem’in söz konusu ihale ile ilgili kamu zararı oluştuğu iddiasıyla yaptığı suç duyurusundan sonra gelen müfettişe verdiğiniz yazılı ifade de, “14 milyon TL otopark parası alacağım” şeklinde yazılı bir savunmanız var mı? Siz Belediye Başkanlığınız döneminde Kadıahmetoğulları’ndan toplam ne kadar otopark parası aldınız ve tahakkuk ettirdiniz?

     CEVAP: İhaleye avam proje ile çıkıldığından dolayı ihaleden sonra Isparta’nın en VIP projesi olmasından da dolayı belediye menfaatleri gereği zeyilnameler yapılma ihtiyacı hissedilmiştir. Otopark parası diye iddia edilen 14 milyon TL’nin üzerinde müteahhitten para alınması hedeflenmiştir ve de bu zeyilnamelere ilave edilmiştir. Bunun 13 milyon TL’si zeyilnamelerden alınacak paradır. 5 milyon TL’nin üzerinde de otopark parası müteahhitten alınmıştır. Müteahhidin inşaata başlayabilmesi yani inşaat ruhsatı verilebilmesi için müteahhidin bu parayı peşin ödemesi gerekiyordu ve de ödedi. Zeyilnameler ise, zeyilname sözleşmesinde bir ödeme takvimine bağlanmıştır. Bizim dönemimizde bir kısmını ödemiştir. Ayrıca müteahhit ödediği otopark paraları dışında ITKM alanının muhtelif noktalarında da otoparklar göstermiştir.

     Biz, başkanlığımız döneminde hiç zeyilname yapmayabilirdik. Ama bunun sonucunda avam proje ile çıkılan bir proje ihalesi olması nedeniyle çok fizibıl olmayacaktı ve de belediyenin kasasına bu kadar da para girmemiş olacaktı. Bu kadar parayı belediyenin kasasına sokmakla biz yanlış mı yapmış oluyoruz?

     SORU: Niçin avam proje ile ihaleye çıktınız?

     CEVAP: Eğer projeyi biz çizdirmiş olsaydık 600-700 bin TL civarında proje maliyeti belediyeye yüklenmiş olacaktı. Bu yükü de belediyenin sırtından atarak müteahhide yüklemiş olduk. Buna ilave olarak o alanın tüm yıkım ve temizliğini de müteahhide bıraktık. Hurda demirlerini de toplatarak 150 bin TL’nin üzerinde belediye kasasına nakit girişi sağlattık. Ayrıca müteahhitten peşin 3 milyon TL nakit para aldık. Bu parayla da Yeni Çarşamba Pazarı’ndaki işyerlerini oluşturduk. Bunları yapmak suç mu?

     SORU: Otopark yönetmeliğine göre ortak mülkiyet olması gereken 34 bin 500 metrekarelik otoparkı hangi yönetmelik ve kanunlara göre belediyeye devrettiniz?

     CEVAP: Firma verdiği teklifte 34 bin 500 m2’lik alanı belediyeye bırakmıştır. Bu teklifle birlikte orası tamamen belediyenin tapulu mülkü haline dönüşmüştür. Burası Isparta Belediyesi için önemli bir gelir kapısı haline gelmiştir. Orası ortak kullanım alanı değildir. Eğer ortak kullanım hakkı olsaydı müteahhit firmanın otopark parası vermesine lüzum kalmazdı. Mimarlar Odası’nın, “burası ortak kullanım alanıdır” raporu tamamen yanlıştır. Merve Kuyu akıllı bir mimardır, böyle bir rapor vereceğini tahmin etmiyorum.

BALAMAN’DAN OTOPARK

İLE İLGİLİ İKİ TAVSİYE

Belediye burada istediği şekilde bir imar düzenlemesi yapabilir. Başkanlığım devam etmiş olsaydı 2 ayrı düşüncem vardı. Mevcut yönetime tavsiyem bu 2 düşünceden birisini uygulamaları olacaktır.

     1- Tamamen otopark alanı olarak bir işletmeciye kiraya verebilirler veya kendileri işletebilirler. Yıllık 2,5 milyon TL civarında bir gelir elde edeceklerdir. Otopark olarak işletmeleri halinde Isparta’nın şehir içindeki trafik sıkıntısı ortadan kalkacaktır.

     2- Mevcut 34 bin 500 m2’lik alan içerisinde imar düzenlemesi yaparak bir kısmını otopark (en alt kısmını) üst kısımdaki otopark alanında da Isparta’da ihtiyaç duyulan Kuyumcular Çarşısı yapılarak değerlendirilebilir.

     SORU: Başkanlığınız döneminde imzaladığınız zeyilnamelerin sebebi neydi?

     CEVAP: Zeyilnamelerden bir tanesini yaparken Kadıahmetoğulları firması yetkililerine şahsım bir öneride bulunmuştur; o tarihlerde Türkiye’nin en gözde alışveriş merkezi projesi olan İstinye Park AVM’sini görmelerini ve orada geleneksel hale gelmiş İstinye Pazarı projesinin benzerini de buraya monte etmelerini önerdim. Firma yetkilileri orayı gezdiler ve bu öneriyi olumlu buldular ve ITKM projesinin içerisine Pazar yeri projesini monte ettiler. Orayı gezenler bu projeyi çok iyi bilmektedirler. Eğer Günaydın o AVM’yi gezmediyse, gezip görmesini öneriyorum.

     Bu zeyilnamelerden belediyeye gelen rant asırlara meydan okuyacak güzel bir proje ve de 13 milyon TL civarında belediye kasasına giren ve girecek olan paradır. İddia ediyorum; değil Türkiye’yi dünyayı gezsinler böyle özellikleri olan, içerisinde hem yeniliğin hem geleneğin yaşandığı, içerisinde camisi, kültür ve sanat merkezi ile yaşam merkezi, ofisler olan bir proje göremezler. Bu proje benim bir evladım gibidir. Isparta’ya hediye etmiş olduğum ve gelecek nesillere hitap edecek olan ve hayırla yad edileceğim bir projedir.

     SORU: ITKM inşaatında bilirkişilik yapan bir kişi, Özkanlar kavşağı altgeçit inşaatında da danışmanlık yapıp her hangi bir ücret aldı mı?

     CEVAP: Özkanlar kavşağı projesi Isparta’nın ilk yer altı geçidi projesidir. Bunu da yapmak bana nasip oldu. Bu projeyi ve ikincisini yapmayı hedeflediğimiz Kaymakkapı meydanı tüp geçidi projesinin çizimini SDÜ’ye yaptırma kararı aldık. Bu projenin başında Prof. Dr. Mustafa Karaşahin hoca vardı. Çok cüzi bir ücret karşılığında bu projeyi çizip belediyeye verdiler. Bu proje çalışması SDÜ’ndeki hocalardan oluşan bir takım çalışmasıdır. Burada görev alan bir hoca ile ITKM işinde bilirkişilik yapma arasında nasıl bir bağlantı kurulur? Bu iddia hocalara karşı yapılan bir saygısızlıktır. İki proje arasında herhangi bir bağlantı yoktur.

İNŞAATIN BİTMESİ İÇİN…

     Eski Belediye Başkanı Hasan Balaman’ın kendisine bu köşeden yöneltmiş olduğumuz sorulara verdiği cevaplar bu şekilde. Şu anda kör düğüm olan ITKM projesinin bitirilebilmesi için Balaman’ın tek bir önerisi var; o da, müteahhide süre uzatımı verip gerekirse de zeyilname yapmak ve belirli bir zaman tanımak.

     Balaman’ın son sözleri ise şunlar: “Isparta’nın evladı olarak siyasetten uzak yapmış olduğum bu açıklamaları uygularlarsa ve kafalarındaki farklı düşünceleri de yok ederlerse bu dönem içerisinde benim evladım olan bu projeyi bitirebilirler”

 

Coşkuner’i tebrik ediyorum

     Ben yeni gazeteciliğe başladığımda şu anda CHP Milletvekili olan Sayın Mevlüt Coşkuner, il başkanı idi. O zamanlar CHP’nin Isparta’da adı bile anılmıyordu. Isparta, zamanın DYP’sinin kalesiydi. Onu Anavatan Partisi takip ediyordu. Bu tablo 2002 seçimlerine kadar değişmedi. Yani 10 sene.

     CHP’nin adı bile anılmazken Sayın Coşkuner, koltuğunun altında bir video her gün köy kahvelerine giderek, partisinin Genel Merkezinin gönderdiği kasetleri köylülere izlettiriyor, partisinin politikalarını anlatıyordu. Bu durum, benim hatırladığım kadarıyla 10 sene sürdü.

     10 senenin sonunda ise Sayın Mevlüt Coşkuner, 2002 seçimlerinde CHP milletvekili oldu. Kendisi basında hep icraatlarla, köylere yaptığı ziyaretlerle yazıldı. Ancak işin yazılmayan kısımlarında, Ankara’ya giden Ispartalıları evinde ağırlaması, partili partisiz herkesle yakından ilgilenmeleri yer aldı. Onun açıklamalarıyla bir çok şey değişti. Parti içerisinde seveni de vardır, sevmeyeni vardır. Ancak halk nezrinde çok sevildi, sayıldı.

     CHP’nin eski Genel Başkanı Deniz Baykal’a ‘kardeşi’ kadar yakındı. Ona ‘ağabey’ diyebilen çok az sayıda kişiler arasındaydı. Baykal’ın istifa ettiği gün partisinin il binasında düzenlediği basın toplantısında, onu tekrar aday göstermek için delegelerden destek istiyordu. Ancak, Baykal, aday olmayacağını kesin bir dille açıklayınca yapacak bir şey kalmamış artık iş CHP’ye en faydalı ismi genel başkan seçmeye gelmişti.

     Kemal Kılıçdaroğlu Genel Başkanlık için adaylığını açıklayınca, onun adaylığına ilk destek veren isim o oldu. Çünkü, Coşkuner, Kılıçdaroğlu’nu çok yakından tanıyordu. Kılıçdaroğlu ile bu kadar yakın tanışıklığının nedeni ise eski Belediye Başkanı Hasan Balaman’dı. Balaman ile ilgili dosyaları Kılıçdaroğlu ile birlikte inceliyorlar, değerlendiriyorlar ve Coşkuner bu doğrultuda çalışmalar yapıyordu.

     Mevlüt Coşkuner, Baykal döneminde 2 kez parti meclisine seçilmişti. Kılıçdaroğlu döneminde ise tekrar aynı göreve seçildi. 80 kişilik parti meclisi yönetiminde kimlerin kaç oy aldığına baktım. Coşkuner; en güçlü adaylar olan İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin ve Genel Sekreter Önder Sav’dan daha fazla oy almış. Kendisini tebrik ediyoruz. Allah utandırmasın.