Geçen Salı günü yerel bir gazetede yayınlanan, şu anda MHP teşkilatlarının kullandığı Belediye İş hanı 5. katında bulunan işyerleri ihalesi haberi üzerinden 1 haftadır Isparta siyasetinde fırtınalar estiriliyor. Konumuza girmeden önce haberi yapan arkadaşları kutluyorum; çünkü bu konunun her tarafı dibine kadar haberdir. Habere bakış açısı farklılaşabilir ancak neresinden bakarsanız bakın haberdir.
***
Konumuza dönecek olursak; MHP, Belediye İşhanı 5. katında bulunan düğün salonu işletmecisinin Halı Sarayı Düğün Salonu’nu kiralaması üzerine boşa çıkan burayı Isparta Belediyesi’nden ilk etapta ‘işgaliye’ olarak kiraladı. İçine binlerce TL’lik masraf yapıp tam bir parti merkezi haline getirdi. Daha sonra ise yine MHP’li olan Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın burayı, diğer belediye gayrimenkulleri ile birlikte 6 Nisan’da ‘kiralama ihalesi’ yapacağını ilan etti.
***
Buraya kadar her şey normal. Normal olmayan bir nokta var; o da, Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın’ın içinde kendi partisinin bulunduğu bir mekanı ihaleye çıkarıyor olması. Çünkü, Türk siyasetinde her dönem ‘bal tutan parmağını yalamıştır’. Ancak, Sayın Günaydın bunun MHP döneminde böyle olmadığını göstermek için kendi parti binasının yerini ihaleye çıkararak işin ucunda kendi partisi bile olsa tolerans göstermedi.
***
Haberin yayınlanmasından sonra Sayın Belediye Başkanı ile telefonda görüştüm. Kendisine işin aslını sordum. O da, haberin doğru olduğunu söyledi ve, “Enver bey, belediye binasına ilk geldiğimde parti rozetimi çıkardığımı, bütün Ispartalıların belediye başkanı olduğumu söylemiştim. Ben, Isparta’da yaşayan 191 bin vatandaşın hakkını gözetmezsem o zaman benim ve MHP’nin diğer partilerden ne farkı kalır? Ben Isparta halkının menfaatleri söz konusu olduğunda bırakın kendi partime, babama bile tolerans göstermem” dedi. Sayın Günaydın’ın söylediklerinde samimi olup olmadığını da ortaya koyduğu bu icraatı gösteriyor.
***
Haberin yayınlandığı gün CHP İl Başkanı’nın açıklamasını da okudum. Kendisi durumu ‘anlayamadığını’ söylemiş. Bir Belediye Başkanı’nın kendi parti binasını bile halka açık ihaleye çıkarmasının erdemini CHP İl Başkanı’nın anlayamamış olmasını ben çok iyi anlıyorum da, anlamadığım nokta, MHP’nin yeri ile ilgili ‘ihale’ kararının alındığı gün CHP’nin yerinin de ‘işgaliye’ olarak devam etmesi kararıdır. Buradan Sayın Günaydın’a sesleniyorum; Sayın Günaydın lütfen kendi partinize gösterdiğiniz hassasiyeti CHP için de gösterin. CHP’nin Halı Sarayı 1. katında bulunan yerini de ihaleye çıkartın ve orası da gerçek değerinde kiralansın.
***
Bu işin bir de MHP kanadı var. Bu süreçte öğrendiğimiz kadarıyla, MHP’nin yaptığı masrafların hepsi de kalıcı olarak yapılmış. Yani, MHP o binayı boşaltırken sadece ceketini alıp çıkacak. Yapılan masraflar, binanın içine koyulan masa sandalye gibi değerli eşyaların hepsi de Isparta Belediyesi’nin malı olacak.
***
Siz bir parti düşünün ki, yaptığı masrafı karşılıksız yapsın…
Siz bir Belediye Başkanı düşünün ki ‘halkın menfaatleri’ için kendi partisine bile ‘yasal olarak imkanı olmasına rağmen’ tolerans göstermesin…
SAPLA SAMANI
BİRBİRİNE KARIŞTIRDILAR
Bu süreçte bir de yakışıksız ve konuyla uzaktan yakından alakası olmayan bir gelişme de yaşandı. Belediye İş Hanı 5. katının ihaleyle kiralanacağı yönünde haberin yayınlandığı gün eski Belediye Başkanı Hasan Balaman, daha önce makam şoförlüğü yapan şimdi de yanında bulunan Fatih Okur’a vekalet veriyor ve teminat yatırıp, ihale şartnamesini almasını istiyor. Fatih Okur da denileni yapıyor ve şartnamenin kendisine verilmediğini iddia ediyor, bu yönde basına açıklama yapıyor.
***
Fatih Okur’un açıklamaları basında yer alınca, Belediye Başkan Yardımcısı Resul Göçer de bir basın açıklaması yapıyor. Açıklamada, Fatih Okur’un belediyede çalıştığı sürede, 2006-2009 döneminde belediyenin bir dairesinde ikamet ettiğini ancak 13 bin 650 TL kira parası ile su ve elektrik ücretlerini ödemediğini iddia ediyor. Ayrıca, bu açıklamasına delil olarak da, bu konuyla ilgili 14.4.2009 ve 21.4.2009 tarihli encümen kararlarını basına dağıtıyor.
***
Bu son derece yakışıksız bir durum.
BİR: Fatih Okur’un ihale şartnamesini alamadığını iddia etmesiyle, belediyeye borcu olmasının ne alakası var?
İKİ: Yaklaşık 1 sene önce alınan encümen kararlarını neden o zaman açıklamadınız da şimdi açıklıyorsunuz?
ÜÇ: Fatih Okur, Hasan Balaman adına teminat yatırıp da ihale şartnamesi almasaydı veya alamadığına dair açıklama yapmasaydı yine bu bir sene önceki encümen kararlarını açıklamayacak mıydınız?
Sonuç olarak; ‘madem sen bizim hakkımızda açıklama yaptın, o zaman bizde senin bu belgelerini açıklarız’ mantığı son derece yakışıksız ve Belediye Başkanı Sayın Yusuf Ziya Günaydın’ın şık hareketine gölge düşürmüştür. Keşke böyle bir açıklama yapılmasaydı. Ancak şunu da son söz olarak yazmak istiyorum; Sayın Belediye Başkanı’nın yaptığı büyük bir erdemliliktir ve tebrik ediyor, kutluyorum.