Hadd cezası ne demek? İslam'da had cezası nedir?
Bu cezalar "Allah hakkı" olarak kabul edilir; yani suçlar toplum düzenini ve ilahi sınırları (hudûdullah) ihlal ettiği için devlet tarafından uygulanır. Hakim veya devlet başkanı bu cezalarda takdir yetkisine sahip değildir – cezayı azaltma, artırma veya değiştiremez. Hadler, belirli suçlara karşı caydırıcılık ve toplumun korunması amacıyla öngörülmüştür. Uygulanması için çok katı ispat şartları (örneğin dört şahit veya kesin itiraf) aranır; en ufak şüphe (şüphe) cezayı düşürür. İslam hukukçuları, hadlerin amacı suçluyu ıslah etmek, suçun aleniyetini önlemek ve mâşerî vicdanı tatmin etmek olarak tanımlar.
İslam'da had cezaları nelerdir? Kaç tanedir?
Klasik İslam fıkhına göre had cezası gerektiren suçlar genellikle beş tanedir (bazı mezheplerde altıya çıkar):
- Zina (hadd-i zina): Evli (muhsan) için recm (taşlayarak ölüm), bekâr için 100 sopa (celde). Kur'an (Nur Suresi 2) ve Sünnet'le sabittir.
- Hırsızlık (hadd-i sirkat): Sağ elin kesilmesi (en az 10 dirhem değerinde mal çalınması şartıyla). Maide Suresi 38 ile belirlenir.
- İçki içmek (hadd-i şürb): 40 veya 80 sopa (Sünnet'le sabit, Hz. Ömer dönemi uygulaması 80'e çıkarıldı).
- Kazf (namuslu kimseye zina iftirası): 80 sopa. Nur Suresi 4'te belirtilir.
- Yol kesme / eşkıyalık (hırâbe / kat'-ı tarîk): Çapulculuk, adam öldürme ve mal gaspı içeren ağır suç; cezası çapraz kesme, sürgün, idam veya hepsi bir arada olabilir (Maide Suresi 33).
Bu cezalar Allah hakkı sayılır; mağdur affetse bile düşmez (kazf hariç, mağdur isterse vazgeçebilir). Uygulanma şartları çok katıdır: dört erkek Müslüman şahit, kesin itiraf (ve itiraftan dönme cezayı düşürür), suçun aleniyeti vb. Bu yüzden tarih boyunca nadir uygulanmıştır.
Hadd-i kazf nedir?
Hadd-i kazf, namuslu (muhsan/iffetli) bir Müslümana (özellikle kadına) zina isnadında bulunmak veya nesebini reddetmek suçuna verilen had cezasıdır. Nur Suresi 4. ayette belirtilir: "Namuslu kadınlara zina isnadında bulunup da dört şahit getiremeyenlere seksen değnek vurun; onların şahitliğini ebediyen kabul etmeyin." Cezası 80 sopa (celde) ve şahitlik ehliyetinin kaybedilmesidir. Suçun oluşması için:
- İsnadın kasıtlı ve açık olması,
- İftira edilen kişinin muhsan (iffetli, evli veya bekâr olsun namuslu) olması,
- İsnadın dört şahitle ispatlanamaması gerekir.
Kazf büyük günahlardandır; Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bunu helâke götüren yedi günahtan biri saymıştır. Ceza, iftira mağdurunun şikâyeti üzerine uygulanır (Allah hakkı + kul hakkı içerir).
Tâzir cezası nedir?
Tâzir (ta'zir), Kur'an ve Sünnet'te miktarı ve niteliği belirlenmemiş suçlara hakim (kadı) veya devlet başkanının takdirine bırakılan cezalardır. Had, kısas veya diyet kapsamına girmeyen fiiller için uygulanır. Sözlükte "azarlamak, te'dip etmek, engellemek" anlamındadır. Tâzir cezaları:
- Suçun ağırlığına, failin durumuna ve toplum yararına göre değişir.
- Örnekler: hapis, para cezası, teşhir, sürgün, dayak (had kadar ağır olmamak şartıyla), uyarı vb.
- Had cezalarından farklı olarak takdir yetkisi vardır; alt sınırı yoktur, üst sınırı genellikle içki haddinden (80 sopa) aşağı tutulur.
- Yeni suç türleri (örneğin modern dönemdeki bazı fiiller) tâzir kapsamına girer.
Tâzir, İslam hukukunda esneklik sağlar; toplum düzenini korumak, ıslah etmek ve kötülüğü önlemek amacıyla kullanılır. Hadler sabit ve sınırlıyken tâzir, hâkimin ictihadına dayalıdır.
Özet tablo: Had vs. Tâzir farkı
| Özellik | Hadd Cezası | Tâzir Cezası |
|---|---|---|
| Kaynak | Kur'an ve Sünnet'te kesin belirlenmiş | Belirlenmemiş, hâkim takdiri |
| Takdir yetkisi | Yok (sabit) | Var (hâkim/devlet belirler) |
| Amaç | Allah hakkı, caydırıcılık | Islah, toplum düzeni |
| İspat şartları | Çok katı (4 şahit vb.) | Daha esnek |
| Örnek suçlar | Zina, hırsızlık, kazf, içki | Hakaret, yalan, küçük günahlar, yeni fiiller |




