Son günlerde İktidarın İmralı’daki Terörist başı ile görüşmeleri gündemin önemli maddelerinden biri olarak yerini aldı. Bu görüşmelerin geçen yıl Norveç’in başkenti Oslo’da gerçekleştiği ve hükümeti temsilen Mit Müsteşarı Sayın Hasan Fidan’ın bu görüşmeleri sürdürdüğünü zaten hepimiz biliyoruz.
30 yıldan bu yana devam eden bir terör sorunun tabii ki birkaç görüşme veya hamle ile çözülmesi oldukça zor. Oslo’da yapılan görüşmelerin gizli yapılması daha sonra bunun yabancı istihbarat örgütleri tarafından konuşma olarak internete verilmesi, ardından gelen terör eylemleri ve verdiğimiz şehitleri düşünürsek işin içinden çıkmanın ne kadar zor olduğunu takdir edersiniz.
Şimdi yapılan görüşmelere bakarsak İktidar bu görüşmelerin oldukça şeffaf olduğunu söylüyor. Görüşmeler oldukça şeffaf bir biçimde kamuoyu ile paylaşılacak deniliyor. Ben ise aksine bu tarz görüşmelerin sonuç elde edilmeden kamuoyu ile paylaşılmasını doğru olduğu kanaatinde değilim.
Bu iş iki ucu keskin bir kılıca benziyor. Neden mi? Eğer bu görüşmelerin sonunda bir başarı elde edilemezde terör örgütü yine terör eylemlerine devam ederse bu iktidar açısından yıkıcı sonuçlar doğurabilir.
Tam tersi halinde görüşmeler sonuca ulaşırda Terör örgütü silah bırakır ise o zaman Sayın Başbakan Türkiye Cumhuriyeti Tarihine adını altın harflerle yazdırır. 30 yıldır süren bu terör meselesi Ak Parti ve Sayın Başbakan çözmüş olur ki bununda halkın gözünde değeri paha biçilemez.
Görüşmelerin şeffaf bir biçimde olmasının diğer bir yönü de yarın bir sonuç elde edilemez ise “Bir Şehit Annesi benim oğlum neden öldü? derse bunun cevabını veremeyiz. O yüzden bu tür görüşmeler mümkün olduğunca gizli bir şekilde yürütülmesi gerekir.
Birde karşımızda tek bir terör örgütü yok. Bu terör örgütü yıllar içinde bir çok parçaya bölünmüş şekilde duruyor. Bir kısmı Kuzey Irak’tan destek alıyor, bir kısmı İran’a bağlı, bir kısmı Suriye menşeli, bir kısmı ABD güdümünde ve bir kısmı da İsrail gizli servisi ile çalışan bir örgüt karşımızda.
O yüzden Türkiye’de Terör sorununun bitmesini istemeyen güçlerin de bu süreçte boş durmayacağı da aşikâr bir gerçek olarak karşımıza çıkacaktır.
Kalın Sağlıcakla.