Deprem Yönetmeliği ve Yapının Mevcut Durumu
Kültür Merkezi, inşa edildiği dönemin deprem yönetmeliğine göre projelendirilmiş bir yapı. Ancak günümüzde yürürlükte olan Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği (TBDY-2018) ile eski yönetmelik arasında ciddi farklar bulunuyor.
6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremleri sonrası yapılan teknik değerlendirmeler, proje-uygulama uyumsuzlukları, zemin-üst yapı etkileşimi, taşıyıcı sistem düzensizlikleri ve denetim mekanizmalarının önemini bir kez daha ortaya koydu. Deprem mühendisliği camiasında yönetmeliklerin güçlendirilmesi ve revize edilmesi yönünde çalışmaların sürdüğü belirtiliyor.

Korkmaz yaptığı kamuoyu açıklamasında, “Kentimizde uzun yıllardır hizmet veren 33 yıllık Kültür Merkezi yapısına ilişkin yıkım kararı üzerine kamuoyunda çeşitli değerlendirmeler yapılmaktadır. Kültür Merkezi binasının yıkımı, nostaljik, siyasi veya duygusal değil, tamamen bilimsel ve teknik esaslar çerçevesinde ele alınmalıdır. Deprem Yönetmeliği Gerçeği Söz konusu yapı, inşa edildiği dönemin deprem yönetmeliğine göre projelendirilmiştir.
O yönetmelik ile bugün yürürlükte bulunan Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği (TBDY-2018) arasında ciddi yaklaşım farkları bulunmaktadır. Ancak burada dikkat çekilmesi gereken daha önemli bir husus vardır: 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş Depremleri, mevcut yapı stokunun yanı sıra güncel yönetmelik uygulamalarının da sahadaki performansını gözler önüne sermiştir. Deprem sonrası yapılan teknik değerlendirmeler; Proje – uygulama uyumsuzluklarını, Zemin-üst yapı etkileşiminin önemini, Taşıyıcı sistem düzensizliklerinin etkisini, Denetim mekanizmalarının kritik rolünü, bir kez daha ortaya koymuştur.
Bu süreçte, deprem mühendisliği camiasında mevcut yönetmeliğin bazı başlıklarının güçlendirilmesi ve revize edilmesine yönelik teknik çalışmaların gündemde olduğu bilinmektedir. Yönetmelikler yaşayan metinlerdir; büyük depremler sonrasında revizyon süreçleri doğal ve bilimsel bir gerekliliktir. Dolayısıyla 30 yılı aşmış bir kamu yapısının; Eski yönetmelik yaklaşımıyla projelendirilmiş olması, Güncel yönetmeliğe göre tasarlanmamış olması, Üstelik gelecekte daha da sıkılaşacak kriterler karşısında yetersiz kalma ihtimali göz önüne alındığında, yeniden değerlendirilmesi teknik bir zorunluluktur.
Güçlendirme – Yeniden Yapım Teknik Karşılaştırması Mevcut betonarme kamu yapılarında güçlendirme uygulamaları; ü Kolon-kiriş mantolamaları ü Perde ilavesi ü Temel güçlendirmesi ü Karbon fiber veya çelik takviyeler ü Mimari ve tesisat revizyonları ü Uzun süreli kullanım dışı kalma, gibi ciddi müdahaleleri gerektirmektedir. Saha uygulamalarında görüldüğü üzere, kapsamlı bir güçlendirme maliyeti çoğu zaman yeniden yapım maliyetine yaklaşmakta veya eşit seviyeye gelmektedir. Ancak güçlendirilmiş bir yapı, yeniden projelendirilmiş ve güncel yönetmeliğe göre tasarlanmış bir yapının sağlayacağı: ✔ Uzun vadeli performans güvenliğini ✔ Mimari esnekliği ✔ Enerji verimliliğini ✔ Fonksiyonel bütünlüğü, aynı düzeyde sağlayamamaktadır. Bu nedenle güçlendirme maliyeti ile yeniden yapım maliyeti arasında anlamlı bir fark kalmadığı durumlarda, teknik olarak yeniden yapım seçeneği daha rasyonel ve sürdürülebilir bir çözüm olarak değerlendirilmektedir. Sonuç olarak; Kent güvenliği; ü Alışkanlıkla değil, mühendislikle; ü Duyguyla değil, hesapla; ü Geçmişle değil, geleceği öngörerek yönetilmelidir. Deprem gerçeği karşısında risk azaltıcı, uzun vadeli ve bilimsel yaklaşım esas alınmalıdır.
Bu çerçevede; ekonomik ömrünü tamamlamış, eski yönetmelik yaklaşımıyla projelendirilmiş ve güçlendirme maliyeti yeniden yapım seviyesine yaklaşmış bir kamu yapısına ilişkin olarak yürütülen teknik değerlendirme sürecini yerel idarenin sorumluluk bilinciyle attığı doğru bir adım olarak görmekteyim. Bir inşaat mühendisi olarak; deprem güvenliğini önceleyen, kamu yararını gözeten ve uzun vadeli şehir planlamasını esas alan bu yaklaşımı desteklediğimi kamuoyuyla paylaşırım. Kentimizin geleceği için alınan teknik temelli kararların arkasında durmak, mesleki sorumluluğumuzun bir gereğidir.




