Emeklilik deyince çoğumuzun aklına, iş ve mesai kaygısından kurtulmuş, kendini hobilerine yada ailesine adamış, vakit geçirecek çeşitli uğraşlar arayan, bir bakıma ömrümüzün kalan kısmını, en azından iş stresi olamadan yaşayıp gideceğimiz gelir(di!).
Yeni düzenlenen Sosyal Güvenlik Yasası yüzünden kadınlar için 58, erkekler için 60 olan emeklilik yaşı 2048de kadınlar ve erkekler için 65 yaşına çıkarılacak ve sağlığında emekliliğe hak kazanabilmek neredeyse hayal olacak. Emekli olabilmek 7.000 gün olan prim ödeme zorunluluğu 9.000 güne çıkacak.Bir çok ek maddeyi saymıyorum bile
Daha önce çıkan yasalar nedeniyle, gittikçe ağırlaşan emeklilik şartları daha da ağırlaşacak. İşverenler, çalışanlar ve esnaflar için zaten zor ödenen primler daha da zorlu olacak ve ödenecek prim gün sayısı arttığı için maddi olarak ek külfet olacak.
Yapılan son araştırmalarda, Tük insanının ortalama ömrü, erkekler de 68.8 yıl kadınlar da 73.6 yıl olarak belirlendiğini düşünürseniz; 65 yaşına kadar çalışmış ve emekli olmuş bir erkek ortalama 3.8 yıl, kadın 8.6 yıl emekliliğin avantajlarından faydalanacak. Kaldı ki, yasanın içeriğine bakıldığında çok fazla avantajı olduğunu söylemek zor.Bundan sonra yasada herhangi bir değişiklik olmayacağını varsayarsak, ömür boyu çalışacağımız, ve kelimenin tam manası ile mezarda emekli olacağımız anlamına geliyor.
İçinde bulunduğumuz sosyal, ekonomik ve çevre koşullarını düşünürsek, 65 yaşına kadar yaşayacağımız bile şüpheli iken, o yaştan sonra emekli olmakla olmamak arasında bir fark olmasa gerek.
Sosyal haklarımızı daha adil ve zamanında almak dileğiyle