EUROVISION AB"NİN ANAHTARI OLSA
Haber 32"de bu köşede tartışmaya açacağımız ilk konu Eurovision Şarkı Yarışması.Önce kısaca Eurovision Şarkı Yarışması hakkında bildiklerimizi tazelemek istiyorum.Avrupa Yayın Birliği (EBU)"nin her yıl Avrupa ülkeleri arasında düzenlediği dünyanın en ünlü ve en uzun soluklu şarkı yarışması olan Eurovision Şarkı Yarışması 1956 yılında San Remo Şarkı Festivalinde doğdu,24 Mayıs 1956"da İsviçre"nin Lugano kentindeki Kursaal Theatre"da gerçekleştirilen ilk gecede yarışmaya Hollanda, İsviçre, Belçika, Almanya, Fransa, Luxemburg ve İtalya katıldı ve o gecenin birincisi Lys Assia"nın seslendirdiği Refrain adlı şarkıyla İsviçre oldu
1958 yılında kazanan ülkenin bir sonraki yarışmada ev sahibi olması kuralı başladı. 1985 yılında yarışma ilk kez uydu aracılığı ile tüm dünyada yayınlandı.1997′de ilk kez uygulamaya konulan ve 2003 yılından itibaren de yarışmaya katılan tüm ülkeler için zorunluluğu olan televoting uygulamasına başlandı. 2004′ten itibaren yarışma 2 aşamalı oldu. İkinci aşama olan büyük finale, önceki yılın en başarılı 10 ülkesi ile birlikte EBU tarafından 4 büyük olarak öngörülen İngiltere, Fransa, Almanya ve İspanya doğrudan katılmakta, finale kalan diğer şarkılar ise yarışmanın birinci aşaması olarak görülen yarı final gecesinde belirlenmekteydi.
Gelelim bizim Eurovision Şarkı Yarışmasına kattıklarımıza 1975 yılında Semiha Yankı"nın Seninle Bir Dakika adlı parçası ile başladığımız Eurovision serüveni ilk yıllardan itibaren başarılı bir grafiğe ulaşamasak da Milli bir davaya dönüşmüştür.İlk yıl aldığımız üç puanla on dokuzuncu sıraya yerleşmiş 1997 yılına kadar da pek mühim başarılara imza atamamışızdır.1997"de Şebnem Paker"in seslendirdiği Dinle parçası politik üstünlüklerin büyük rol oynadığı bu yarışmada uzun yıllar sonra başarılı olabileceğimizin bir kanıtıdır.2003 yılı bizim için eurovision şarkı yarışmasında doruk noktasıdır.
Sertab Erener"in seslendirdiği Every Way That I Can adlı parça bizi o yıl hepinizin de hatırlayacağı gibi birinciliğe taşımış ve bundan sonra Türkiye"nin Eurovision"a bakış açısı da muazzam biçimde değişmiştir.Evet Tartışmalara açık bir eurovision dönemindeyiz.Parçalar İngilizce olsun,Türkçe olsun,ünlü biri seslendirsin,tanınmasın,rock olsun,pop olsun her yıl bu tartışmalar katılana göre şekillenecek ve diğer ülkelerden çok daha fazla bizim ülkemizde önemsenmeye devam edecek gibi görünüyor Keşke AB"ye giden yol eurovision Şarkı Yarışmasından geçseydi O zaman başka milletlerin müdahalesi olmadan da başımızın çaresine bakabilirdik .
Bu yıl da 20-24 Mayıs"ta Sırbistan"ın başkenti Belgrad"ta düzenlenecek olan Eurovision Şarkı Yarışmasında Mor ve Ötesine başarılar diliyoruz ve yorumları en çok sizlerden bekliyoruz.Özellikle yoruma açık bıraktığımız konular Mor ve Ötesi"nin tarzı ve Eurovision"da nasıl karşılanacağı,diğer şarkıları dinleyen okurlarımızdan grubumuza ne kadar şans tanıdıkları gibi
Siz olsaydınız bu yarışmaya kimi gönderirdiniz ya da eğer bu yarışmanın puanlayıcılarından biri olsaydınız Türkiye"ye Mor ve Ötesi"ne kaç puan verirdiniz?(Lütfen objektif olalım) Haftaya bütün yorumlarınızı değerlendirip Eurovision Şarkı Yarışmasını konu ettiğimiz köşemizde ikinci bölümle sizlere ulaşmak üzere
- - - - -