Miras paylaşımında yaşanan gecikmeler, taşınmazların üçüncü kişilere devredilmesi ya da borçlar nedeniyle haczedilmesi gibi ciddi riskleri beraberinde getirebiliyor. Uzmanlar, mirasçıların hak kaybı yaşamaması için tapu işlemlerinde gecikmemeleri gerektiği konusunda uyarıyor.
Miras hakkını korumak için kritik uyarı
Vefat sonrası taşınmazların paylaşımı sırasında yaşanan gecikmeler, kötü niyetli devirlerin önünü açabiliyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Avukat Oğuz Yavuz, mirasçıların haklarını koruyabilmesi için “Tapu İptal ve Tescil Davası” yoluna başvurmalarının büyük önem taşıdığını belirtti.
Yavuz, özellikle mirasçıların “Nasıl olsa hakkım var” düşüncesiyle süreci geciktirmesinin riskli olabileceğine dikkat çekti.
Satış ve haciz riski
Tapunun bir mirasçının ya da başka bir kişinin üzerinde kalması durumunda bazı risklerin ortaya çıkabileceğini ifade eden Yavuz, şunları söyledi:
“Taşınmaz, kısa sürede üçüncü kişilere satılabilir. Ayrıca borçlar nedeniyle mülk üzerine haciz konulabilir ya da kredi işlemlerinde ipotek gösterilebilir. Bu nedenle dava açılırken mutlaka ‘ihtiyati tedbir’ talep edilmesi gerekir. Bu karar sayesinde dava sonuçlanana kadar tapu üzerinde işlem yapılmasının önüne geçilebilir.”
Zaman aşımı yok ama erken hareket önemli
Mirasçılar açısından önemli bir diğer detayın ise süre konusu olduğunu belirten Yavuz, mirastan mal kaçırma olarak bilinen “muris muvazaası” davalarında zaman aşımı ya da hak düşürücü sürenin bulunmadığını ifade etti.
Yavuz, “Bu tür davalar 10 yıl sonra bile açılabilir. Ancak taşınmazın satılması ya da üzerinde farklı işlemler yapılması riskine karşı mirasçıların mümkün olduğunca erken harekete geçmesi büyük önem taşıyor” dedi.





