Birçok işverenin başvurduğu bu hileli yöntem, çalışanların gelecekte alacakları emekli maaşını, kıdem tazminatını ve fazla mesai ücretlerini doğrudan etkiliyordu. Bordroda sadece banka yoluyla ödenen asgari ücretin gösterilmesi, SGK'ya bildirilen prim miktarını düşürerek, işçilerin emeklilikte alacakları aylıkların da eksik hesaplanmasına neden oluyordu. İşten ayrılışlarda ise kıdem tazminatları eksik ödeniyordu.

Altıncılar Bu Haberi Okumadan Satmayın! Uzmanlardan Sert Uyarı
Altıncılar Bu Haberi Okumadan Satmayın! Uzmanlardan Sert Uyarı
İçeriği Görüntüle

Yargıtay Kararı Mağduriyetleri Giderecek
Yargıtay, hileli bordro düzenlendiği kanıtlanan durumlarda, işçilerin tüm alacaklarının gerçek ücretleri üzerinden hesaplanması gerektiğine karar verdi. Bu kararla birlikte, işçiler bordroda belirtilen tutardan daha fazlasını aldıklarını veya daha fazla çalıştıklarını kanıtlayarak haklarını arayabilecek.

Nasıl Kanıtlanacak?

Yargıtay'a göre, fazla çalışmanın ispatı için işyeri giriş-çıkış kayıtları, işyeri iç yazışmaları gibi yazılı belgeler delil olarak kabul ediliyor. Eğer yazılı bir kanıt yoksa, tanık ifadeleri de dikkate alınabiliyor. Ayrıca, işçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğu da bu ispat sürecinde önemli bir etken olarak görülüyor.

İmzalı ve İmzasız Bordro Farkı
Yargıtay kararı, bordronun imzalı olup olmamasına göre farklı değerlendirmeler içeriyor:

İmzalı Bordro: İşçi, imzaladığı bordrodaki fazla mesai saatinden daha fazla çalıştığını yalnızca yazılı belgelerle ispatlayabilir. Eğer kanıtlanırsa, tüm alacakları gerçek ücret üzerinden yeniden hesaplanacak.

İmzasız Bordro: İşçiler, fazla çalışma sürelerini yazılı belgelerin yanı sıra tanık ifadeleriyle de kanıtlayabilir.

Bu tarihi karar, fazla mesainin yanı sıra hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin de gerçek maaş üzerinden hesaplanması gerektiği yönünde bir emsal teşkil ediyor. Bu sayede, çalışanların emeğinin tam karşılığını alması için önemli bir yasal güvence sağlanmış oldu.

Kaynak: tgrthaber.com