Isparta 121. Cadde’de, eski Müftülük Caddesi olarak bilinen noktada kaydedilen görüntü, “Bu kadar da duyarsızlık olur mu?” dedirtti.
Engelli geçidinin üzerine park edilen bir araç, görme engelli bir vatandaşın yolunu adeta duvar gibi kesti. Geçiş yapamayan vatandaş, yoluna devam edebilmek için çevredeki duyarlı bir kişinin yardımına ihtiyaç duydu.
Yaşanan vurdumduymazlık, “Pes artık!” dedirtirken, bir sürücü için yalnızca birkaç dakikalık park olarak görülen durumun, engelli bir vatandaş açısından ne kadar büyük bir mağduriyete dönüşebileceği bir kez daha gözler önüne serildi.
Birkaç dakikalık rahatlık, başkasının hayatında büyük bir engel
Engelli geçitleri, kaldırımlar, rampalar ve hissedilebilir yüzeyler belirli bir amaç için var. Buna rağmen bu alanların araçlarla kapatılması, özellikle görme ve yürüme engelli bireylerin günlük yaşamını ciddi şekilde zorlaştırıyor.
Görme engelli bir vatandaş için önüne bırakılan bir araç sadece “geçişi kapatan bir otomobil” değil; yolunu bulmasını engelleyen, güvenliğini tehlikeye atan ve başka birinden yardım almak zorunda bırakan ciddi bir engel.
Burada sorulması gereken soru oldukça basit:
Bu vatandaşın suçu ne?
Sadece yolundan güvenli bir şekilde geçmek istediği için mi bir başkasının duyarsızlığının bedelini ödemek zorunda?
Kurallar yalnızca ceza yazılmaması için değil, insanların birbirinin hayatını zorlaştırmaması için var.
Engelli geçidinin üzerine araç bırakmak, “yer bulamadım”, “iki dakikalığına bıraktım” ya da “bir şey olmaz” denilerek geçiştirilecek bir konu değil.
Çünkü o iki dakika, başka bir insan için dakikalarca süren çaresizliğe dönüşebiliyor.
Unutmayalım:
Bugün sizin aracınızın önüne geçtiği bir engel, yarın sizin karşınıza çıkabilir.
Biraz dikkat, biraz empati… Çünkü bu şehir hepimizin.




