Son günlerde ortaya çıkan görüntüler, gölün ortasına binek araçlarla ulaşılabilecek kadar suyun çekildiğini gözler önüne serdi. Görüntüler hem bölge halkını hem de uzmanları endişelendirdi.
Tarihi Su Kaybı Gözle Görülür Hale Geldi
Uzun yıllardır kuraklık, azalan yağışlar, artan sıcaklıklar ve yoğun tarımsal sulama baskısıyla mücadele eden Eğirdir Gölü’nde su seviyesi kritik eşiklerin altına indi. Gölün özellikle orta kesimlerinde suların tamamen çekilmesiyle yeni kara alanları ortaya çıktı. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, vatandaşların göl tabanında araçla ilerlediği görülüyor.
Uzmanlara göre bu durum, sadece mevsimsel bir çekilme değil; iklim değişikliğinin ve plansız su kullanımının somut bir sonucu.
Hoyran Gölü ile Bağlantı Kopma Noktasında
Eğirdir Gölü’ne bağlı olan Hoyran Gölü’nde de benzer bir tablo yaşanıyor. Su seviyesindeki düşüş nedeniyle iki göl arasındaki doğal bağlantının neredeyse tamamen koptuğu, bazı bölgelerde adacıkların ve geçitlerin oluştuğu belirtiliyor. Bu durum gölün doğal dengesini ciddi şekilde tehdit ediyor.
Ekosistem ve Geçim Kaynakları Tehlikede
Su seviyesindeki dramatik düşüş, gölde yaşayan canlıları ve bölge halkının geçim kaynaklarını doğrudan etkiliyor. Balıkçılık faaliyetleri neredeyse durma noktasına gelirken, göl çevresinde hayvan otlatma alanlarının artması ekosistem üzerindeki baskıyı daha da artırıyor. Biyolojik çeşitliliğin hızla azaldığına dikkat çekiliyor.
Uzmanlardan Uyarı: Geri Dönüş Zor Olabilir
Bilim insanları, Eğirdir Gölü’nün geçmişte 16 metreyi aşan derinliğinin bugün çok daha düşük seviyelere gerilediğini belirtiyor. Mevcut gidişatın devam etmesi halinde gölde kalıcı hasarların oluşabileceği ve su kaybının geri döndürülemez bir noktaya ulaşabileceği uyarısı yapılıyor.
Vatandaşlardan Acil Önlem Çağrısı
Bölge halkı, göldeki su çekilmesinin tarım, turizm ve içme suyu açısından büyük risk oluşturduğunu vurgulayarak yetkililere acil ve kalıcı su yönetimi önlemleri çağrısında bulunuyor. Sürdürülebilir tarımsal sulama, su tasarrufu ve iklim değişikliğine uyum politikalarının hayata geçirilmesi gerektiği ifade ediliyor.
Eğirdir Gölü’nde ortaya çıkan bu tablo, sadece Isparta için değil, Türkiye’nin su geleceği açısından da ciddi bir uyarı niteliği taşıyor. Gölün ortasına artık arabayla gidilebilmesi, yaşanan krizin boyutunu net şekilde gözler önüne seriyor.




