Isparta’nın Eğirdir ilçesinde bulunan Eğirdir Gölü’nde su seviyesinin düşmesi, geçmişte su altında kalan tarihi kalıntıları gün yüzüne çıkardı.
Beydere köyü kıyısında ortaya çıkan çok sayıda büyük küpün mezar yapısı olduğu değerlendirildi. Bazı küplerin içerisinde kemik parçalarına rastlanırken, tarihi kalıntıların bir bölümünün kimliği belirsiz kişiler tarafından kırılarak tahrip edildiği tespit edildi.
Muhtar kemikleri koruma altına aldı
Beydere Köyü Muhtarı Ali Dalfidan, küplerin içerisinde değerli eşya arayan kişiler tarafından tahrip edildiğini belirtti.
Dalfidan, ortaya çıkan kemikleri kendi imkânlarıyla koruma altına alırken, yaşanan durumu jandarmaya da bildirdi.
Müze ekipleri inceleme yaptı
Şubat ayında Isparta Müze Müdürlüğü ekipleri bölgeye gelerek tarihi kalıntılar üzerinde incelemelerde bulundu.
İlk değerlendirmelerde kıyıda bulunan bazı kemiklerin hayvanlara ait olabileceği ifade edildi. Ancak küp mezarların hangi döneme ait olduğu konusunda kesin bir tarih belirlenmedi.
Yaklaşık yedi ay sonra Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından alınan kararla Beydere köyündeki alan arkeolojik sit olarak tescillendi. Kararda bölgenin nekropol, yani antik mezarlık alanı olduğu belirtildi.
Tunç Çağı’na ait küp mezarlar da bulundu
Eğirdir Gölü çevresinde yüzey araştırmaları gerçekleştiren Prof. Dr. Mehmet Özhanlı da bölgedeki tarihi mezarlara dikkat çekti.
Özhanlı, göl kıyısında bulunan Tunç Çağı yerleşiminde de küp mezarlara rastlandığını, bunların bir bölümünün defineciler tarafından talan edildiğini belirtti.
Gölün su seviyesindeki değişimlerin geçmişte kıyı yerleşimlerini etkilediğini ifade eden Özhanlı, su çekildikçe insanların kıyıya yerleştiğini, su seviyesinin yükselmesiyle ise daha uzak bölgelere taşınmak zorunda kaldığını kaydetti.
Osmanlı kayıtlarında da gölün yükselmesi yer aldı
Eğirdir Gölü’ndeki su seviyesi değişimlerinin geçmişte de yerleşimleri etkilediği Osmanlı kayıtlarına yansıdı.
Kayıtlara göre, Gelendost’a bağlı bazı köyler 1526 yılında göl sularının yükselmesi ve yerleşim yerlerinin su altında kalması nedeniyle devlete başvurarak taşınma talebinde bulundu.
1974 yılında da göl çekilmişti
Eğirdir Gölü’nde 46 yıldır balıkçılık yapan Çetin Ünsal da gölün geçmişteki su seviyesi değişimlerine tanıklık etti.
Ünsal, 1974 yılında da gölün çekildiğini, o dönemde kıyıda bulunan bakır kap ve testilerin bazı kişiler tarafından hurdacılara satıldığını anlattı.
Prof. Dr. Mehmet Özhanlı, göl seviyesinin son dönemde yeniden bir miktar yükseldiğini belirtirken, daha önce kayıt altına aldığı küp mezarların bir bölümünün bugün çalıların ve sazlıkların arasında kaldığını ifade etti.
Eğirdir Gölü’nün su seviyesindeki değişimlerle ortaya çıkan tarihi kalıntılar, bölgenin geçmişine ışık tutarken, arkeolojik mirasın korunmasının önemini bir kez daha gözler önüne serdi.





