Ispartalıların aşina olduğu bu manzarada, aralarındaki bağ, bildiğimiz insan-hayvan ilişkisinin çok ötesine geçmiş durumda. Ne bir tasma ne de bir zincir; onları birbirine bağlayan tek şey, yılların getirdiği sarsılmaz bir güven ve sevgi.
Şehrin hangi sokağına girerseniz girin, bu ikiliyi ayırmak imkansız. Adam nereye giderse gitsin, tüylü dostu sessiz bir gölge gibi sadakatle onu takip ediyor. Bazen bir dükkanın önünde birlikte soluklanıyorlar, bazen soğuk bir kış gününde birbirlerinin sıcaklığına sığınıyorlar. Onları gören vatandaşlar, "Birbirine ihtiyacı olan iki insan gibiler, dertlerini dilsiz ama gönülden paylaşıyorlar" diyerek bu eşsiz dostluğu özetliyor.
Isparta’nın merkezinde artık bir sembol haline gelen bu dostluk, modern dünyanın yalnızlığına verilmiş en güzel cevap niteliğinde. Hiçbir karşılık beklemeden, sadece "orada olduğu için" birbirini seven bu iki can, insanlığın bazen unuttuğu en temel duyguyu, sadakati her gün yeniden hatırlatıyor.







